islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
48,9459
EURO
55,7244
ALTIN
6.722,22
BIST
12.888,33
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
20°C
İstanbul
20°C
Parçalı Bulutlu
Cuma Az Bulutlu
23°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
24°C
Pazar Hafif Yağmurlu
22°C
Pazartesi Hafif Yağmurlu
21°C

Bir Toplumun Hafızası Sadece Kitaplarda Saklanmaz

Bir Toplumun Hafızası Sadece Kitaplarda Saklanmaz
05/04/2026 08:38
A+
A-

“Bir toplumun hafızası sadece kitaplarda saklanmaz;

gündelik hayattaki tercihlerde, sembollerde ve duruşlarda yaşar…

Mezuniyet törenleri de bunun en açık örneklerinden biridir.

Yıllardır neredeyse hiç sorgulamadan benimsediğimiz kep ve cübbe,
bize ait bir gelenek değil; bir çok alanda, konuda olduğu gibi!
başka bir medeniyetin, başka bir dünyanın sembolüdür…

Türkiye’de akademik personelin ve mezuniyet törenlerinde giyilen bu kep ve cüppelerin,
tarihsel köken itibarıyla Hristiyan din adamlarının, yani rahip ve papazların giysilerinden türediği gerçeği
çoğu zaman göz ardı edilir…

Kökeni Batı’nın dini ve akademik ritüellerine dayanan bu kıyafetin,
burada sorgusuzca sürdürülmesi basit bir alışkanlık değil,
ciddi bir zihniyet meselesidir.

Dahası, son yıllarda bu uygulamanın üniversitelerle sınırlı kalmayıp
ilkokul seviyesine kadar inmiş olması ki
“bizzat şahit olmuşluğumuz vardır!”,
meselenin ne kadar derin ve yaygın hâle geldiğini açıkça göstermektedir.

Kimlik, taklit ederek değil;
köklerle bağ kurarak ayakta kalır…

Kendi değerlerini bilen bir genç,
başkasına benzemek için değil, kendisi olabilmek için tercih yapar.

“İstanbul’da bir ilahiyat öğrencisinin mezuniyetinde
sarık ve cübbe ile yer alması bu yüzden sıradan bir tercih değildir.”

Bu, sessiz ama net bir duruştur.

Bu sadece bir tepki değil;
bir hatırlatma, bir kendine dönüş çağrısıdır.

Köküne, ilmine, kültürüne, geleneğine sahip çıkmanın
açık ve vakur bir ifadesidir.

“Mesele sadece kıyafet de değildir;
asıl mesele zihnin kimden yana şekillendiğidir!”

Her toplum, kendi hikâyesini kendi diliyle kurabildiği kadar güçlüdür.

Başkasının kalıbına girmek kolaydır;
zor olan, kendi kalıbını koruyabilmektir.

Çünkü gerçek özgüven, benzemekle değil;
kendin kalabilmekle ortaya çıkar.

Ve sahi;
“rektör” kelimesinin bazı Hristiyan mezheplerinde
“rahip” ya da “papaz” anlamında kullanıldığını
hiç düşündük mü?

Erol KAVUNCU

YAZARIMIZ ”EROL KAVUNCU’NUN”, DİĞER YAZILARINA ULAŞMAK İÇİN BURAYA ”TIKLAYINIZ” 

İslami Haber ”MİRAT” – YouTube

 

Yorumlar
  1. Faruk Saban dedi ki:

    Allah’a imanda bile taklitçilik muteber değil, Özgün olmamak ve başkasına benzemek saygınlık kazandırmaz insana.

  2. Mustafa SARIKAYA dedi ki:

    Harika bir konu seçimi ve harika bir anlatım! Bu gibi konuları gündeme getiren Erol Bey’e teşekkür ediyorum. Biz, biz olmaktan o kadar uzaklaştık, o kadar uzaklaştık ki bunu her şeyde görebiliyoruz ne yazık ki! Kılcal damarlardan başlam üzere tüm damarlarımızı güzel köklerimize bağlamalıyız. Ama nasıl?