
İsrail Dünyayı Nereye Sürüklüyor?
Uluslararası sularda seyrettiği belirtilen Sumud Filosu’na yönelik müdahale iddiaları, sadece bölgesel bir kriz değil; küresel sistemin işleyişine dair derin bir sorgulamayı beraberinde getirdi.
Artık mesele tek bir olay değil.
Asıl mesele şu:
Uluslararası hukuk ihlal ediliyorsa ve buna rağmen ciddi bir yaptırım uygulanmıyorsa, dünya düzeni neye göre ayakta duruyor?
Son yıllarda benzer krizlerde sıkça görülen tablo tekrar ediyor:
Sert açıklamalar, diplomatik tepkiler ve uluslararası kamuoyunda yükselen öfke…
Ama sonuç?
Sahada değişen pek bir şey yok.
Bu durum, “kınama diplomasisinin” artık etkisini yitirdiği yönündeki eleştirileri güçlendiriyor. Çünkü yaptırım olmadığı sürece, tepki sadece sözde kalıyor.
Uluslararası sistemin en büyük açmazlarından biri giderek daha görünür hale geliyor:
Aynı ihlaller, farklı aktörler tarafından yapıldığında farklı tepkilerle karşılaşıyor.
Bu da küresel düzenin tarafsızlığına olan güveni zedeliyor.
Hukukun seçici uygulanması, hukukun kendisini anlamsızlaştırıyor.
Yaşananlara yönelik eleştiriler sadece dış dünyadan değil, İsrail içinde de yükseliyor.
Akademisyenler, aktivistler ve bazı siyasi çevreler, mevcut politikaların hem ahlaki hem de stratejik açıdan yanlış olduğunu açıkça dile getiriyor.
Bu tablo önemli:
Mesele bir halk değil, uygulanan politikalar.
Doğu Akdeniz’de şekillenen yeni ittifaklar ve askeri iş birlikleri, bölgedeki tansiyonu daha da artırıyor. Türkiye’de ise bu gelişmeler “çevrelenme” algısını güçlendiriyor.
Ancak asıl risk, askeri dengelerden daha büyük:
Hukukun devre dışı kaldığı bir düzenin kalıcı hale gelmesi.
Eğer bugün yaşanan ihlaller karşılıksız kalırsa, yarın bu durum sıradanlaşır.
Bu da sadece bir bölgeyi değil, tüm dünyayı etkiler.
Çünkü:
Hukukun işlemediği bir dünyada, hiçbir ülke gerçekten güvende değildir.
Dünya artık kritik bir eşikte:
Ve asıl soru şudur:
Eğer yaptırım yoksa, caydırıcılık yoksa ve hukuk işlemiyorsa…
Dünya nereye gidiyor?
Ya da soruyu tersten soralım:
İsrail dünyayı nereye sürüklüyor?
İSLAMİ HABER “MİRAT”