islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
49,3673
EURO
55,2729
ALTIN
6.636,71
BIST
12.231,16
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Yağmurlu
19°C
İstanbul
19°C
Yağmurlu
Çarşamba Yağmurlu
20°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
16°C
Cuma Yağmurlu
14°C
Cumartesi Yağmurlu
14°C

Fuat Sezgin Vefatının 8. Yılında Kabri Başında Anıldı

Fuat Sezgin Vefatının 8. Yılında Kabri Başında Anıldı
A+
A-

Fuat Sezgin Vefatının 8. Yılında Dualarla Anıldı

İslam bilim tarihinin öncü isimlerinden Prof. Dr. Fuat Sezgin, vefatının 8. yılında Gülhane Parkı’ndaki kabri başında düzenlenen törenle anıldı. Programda, Sezgin’in ilmî mirasının yaşatılması ve yeni nesillere aktarılmasının önemi vurgulandı.

İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile Prof. Dr. Fuat Sezgin İslam Bilim Tarihi Araştırmaları Vakfı (İBTAV) tarafından düzenlenen anma programı, Kur’an-ı Kerim tilaveti ve dua ile başladı.

“En Büyük İşgal Zihinlerin İşgalidir”

Törende konuşan İstanbul Valisi Davut Gül, sömürgeciliğin en büyük etkisinin zihinlerin işgali ve özgüven kaybı olduğunu belirterek, Fuat Sezgin gibi ilim insanlarının bu anlayışa karşı önemli bir örnek teşkil ettiğini söyledi. Gül, İslam’ın doğru anlaşılması ve anlatılmasının büyük önem taşıdığını ifade etti.

“Onun İlmini Yaşatmaya Devam Edeceğiz”

İBTAV Yönetim Kurulu Başkanı Mecit Çetinkaya, Fuat Sezgin‘in dünya çapında bir ilim insanı olduğunu belirterek, vakıf olarak en büyük hedeflerinin onun ilmî mirasını yaşatmak olduğunu dile getirdi.

İBTAV Kurucu Başkanı Ethem Sancak ise Sezgin’in uzun yıllar yurt dışında yaşamasına rağmen ülkesine büyük özlem duyduğunu belirterek, Türkiye’ye dönüşünün ve Gülhane Parkı’na defnedilmesinin sembolik bir anlam taşıdığını söyledi.

“Yeni Fuat Sezginler Yetiştirmeliyiz”

İstanbul Medeniyet Üniversitesi Bilim Tarihi Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. İhsan Fazlıoğlu, Fuat Sezgin’in güçlü hayalleri kadar çalışma azmiyle de örnek olduğunu belirterek, “Artık yeni Fuat Sezginler yetiştirecek mekanizmaları kurmamız gerekiyor.” dedi.

Türkiye Uluslararası İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Görmez ise Sezgin’in yaklaşık 60 yılını kütüphanelerde geçirerek İslam medeniyetinin ilmî hafızasını yeniden inşa ettiğini, özellikle “Buhari’nin Kaynakları” adlı eserinin hadis alanında klasik kabul edildiğini söyledi.

Anma programı, katılımcılara yapılan ikramın ardından sona erdi.

ANALİZ

 

Fuat Sezgin Neden Bu Kadar Önemli? Sadece Bir Bilim Tarihçisi Değil, Bir Medeniyet Hafızasıydı

Prof. Dr. Fuat Sezgin‘i  her yıl mezarı başında anılıyor. Ancak  asıl yapılması gereken, onun neyi başardığını, neye karşı mücadele ettiğini ve geride nasıl bir miras bıraktığını anlamaktır.

Çünkü Fuat Sezgin, sadece kitap yazan bir akademisyen değildi. O, Batı merkezli bilim tarihine meydan okuyan, İslam medeniyetinin insanlığa kazandırdığı ilmi yeniden gün yüzüne çıkaran büyük bir araştırmacıydı.

Onun çalışmaları, “Müslümanlar bilim üretmedi” algısını belgelerle çürüten en güçlü ilmî cevaplardan biri oldu.

Fuat Sezgin’in En Büyük Hizmetleri

1. Bilim tarihini yeniden yazdı

Batı’da uzun yıllar hâkim olan anlayış, bilimin Antik Yunan’dan doğrudan Avrupa’ya geçtiği yönündeydi.

Fuat Sezgin ise binlerce el yazmasını inceleyerek bu zincirin en önemli halkasının İslam medeniyeti olduğunu ortaya koydu.

Bugün birçok akademisyen, Avrupa Rönesansı’nın arkasındaki bilgi birikiminde Müslüman bilim insanlarının büyük payı bulunduğunu kabul ediyorsa bunda Fuat Sezgin’in çalışmaları önemli rol oynamıştır.

2. 60 yılını kütüphanelerde geçirdi

Hayatı boyunca 27’den fazla dili öğrendi.

Dünyanın dört bir yanındaki kütüphaneleri dolaştı.

Binlerce Arapça, Farsça, Osmanlıca ve Latince el yazmasını tek tek inceledi.

Bir ömrü masa başında değil, medeniyetin izini sürerek geçirdi.

3. 17 ciltlik dev eser hazırladı

En büyük çalışması kabul edilen “Arap-İslam Bilimler Tarihi” (Geschichte des Arabischen Schrifttums – GAS), bugün dünya üniversitelerinde temel başvuru kaynaklarından biri olarak kullanılmaktadır.

Bu eser sayesinde binlerce Müslüman bilim insanının adı yeniden bilim dünyasına kazandırıldı.

4. Kaybolmuş bilimsel mirası ortaya çıkardı

Fuat Sezgin yalnızca isimleri tespit etmedi.

Müslüman bilim adamlarının geliştirdiği birçok astronomi aleti, harita, tıp cihazı, mühendislik aracı ve teknik buluşu yeniden çizdirdi ve çalışır hâlde ürettirdi.

Böylece “sadece teori değil, uygulama da vardı” gerçeğini gösterdi.

5. Dünyanın en önemli İslam Bilim Tarihi Müzesini kurdu

Almanya’nın Frankfurt şehrinde İslam Bilim Tarihi Müzesi’nin kurulmasına öncülük etti.

Daha sonra İstanbul’da da İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi’nin kurulmasına büyük katkı sağladı.

Bugün bu müzelerde yüzlerce bilimsel aletin birebir modelleri sergileniyor.

6. Haritacılık tarihini değiştirdi

Kristof Kolomb’un Amerika’ya giderken Müslüman denizcilerin haritalarından yararlanmış olabileceğine ilişkin önemli araştırmalar yaptı.

Osmanlı ve İslam coğrafyacılarının dünya haritacılığına katkılarını belgeleriyle ortaya koydu.

7. Hadis alanında da önemli çalışmalar yaptı

Çoğu kişi onu yalnızca bilim tarihçisi olarak tanır.

Oysa doktora tezi olan “Buhari’nin Kaynakları”, hadis ilmi açısından da büyük önem taşıyan eserlerden biridir.

Bu çalışma, hadislerin yazıya geçirilmesi konusunda ortaya atılan birçok iddiaya ilmî cevaplar verdi.

8. Gençlere özgüven kazandırdı

Belki de en büyük hizmeti buydu.

“Bizim medeniyetimiz bilim üretmedi.” anlayışını kırdı.

Gençlere, geçmişte büyük bilim insanları yetiştiren bir medeniyetin mirasçıları olduklarını hatırlattı.

Bu, sadece tarih bilgisi değil; aynı zamanda bir özgüven meselesiydi.

9. Hiçbir zaman şöhret peşinde koşmadı

1960 darbesinden sonra üniversiteden uzaklaştırıldı.

Yurt dışına gitmek zorunda kaldı.

Hayatının büyük bölümünü gurbet ellerde geçirdi.

Ancak hiçbir zaman ilimden vazgeçmedi.

Sessizce çalıştı.

Yazdı.

Araştırdı.

Üretti.

10. Bugün hâlâ yol gösteriyor

Fuat Sezgin’in eserleri bugün dünyanın birçok üniversitesinde okutuluyor.

Bilim tarihi üzerine çalışan araştırmacılar onun çalışmalarını temel kaynak olarak kullanıyor.

Onun bıraktığı miras, yalnızca Türkiye’nin değil, bütün İslam dünyasının ortak ilmî hazinesidir.

Sonuç

Fuat Sezgin’i anmak elbette önemlidir.

Fakat onu gerçekten yaşatmanın yolu, her yıl mezarı başında toplanmaktan çok, onun çalışma azmini, araştırma disiplinini ve ilme adanmış hayatını yeni nesillere aktarmaktır.

Bugün İslam dünyasının en büyük ihtiyacı, geçmişi sadece öven değil, geçmişten ilham alarak yeni bilgi üreten bilim insanları yetiştirmektir.

Fuat Sezgin bize yalnızca büyük bir bilim tarihini anlatmadı; aynı zamanda şu gerçeği de hatırlattı:

Bir medeniyet, geçmişini bildiği ölçüde geleceğini inşa edebilir.

İSLAMİ HABER “MİRAT”

YOUTUBE

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.