islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
49,5774
EURO
55,6147
ALTIN
6.569,81
BIST
11.614,57
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
20°C
İstanbul
20°C
Az Bulutlu
Çarşamba Parçalı Bulutlu
20°C
Perşembe Az Bulutlu
21°C
Cuma Yağmurlu
21°C
Cumartesi Az Bulutlu
18°C

Gazze Kan Ağlarken Dünya Neden Susuyor?

Gazze Kan Ağlarken Dünya Neden Susuyor?
04/07/2026 12:07
A+
A-

Gazze Kan Ağlarken Dünya Neden Susuyor?

Uluslararası Hukukun Çöktüğü, İnsan Haklarının Kimliğe Göre İşlediği Bir Düzen

Gazze…

Yıllardır bombaların, ablukanın, açlığın ve gözyaşının eksik olmadığı bir coğrafya…

Fakat bugün yaşananlar artık yalnızca bir savaşın sonucu olarak açıklanabilecek boyutu çoktan aşmış durumda. Dünyanın gözü önünde yaşanan insani felaket, aynı zamanda uluslararası sistemin, insan hakları söyleminin ve küresel vicdanın da ağır bir sınavıdır.

Birleşmiş Milletler raporları; sivillerin öldürüldüğünü, insani yardımın ciddi şekilde engellendiğini, temiz suya erişimin kritik seviyeye düştüğünü, hastanelerin ve temel altyapının büyük ölçüde işlevsiz kaldığını ortaya koyuyor. Çocuklar açlıkla, salgın hastalıklarla ve bombardıman korkusuyla yaşam mücadelesi veriyor.

Ancak bütün bunlardan daha dikkat çekici olan şey, dünyanın gösterdiği sessizliktir.

İnsan Hakları Evrensel mi, Seçici mi?

Yıllardır Batılı devletler dünyanın birçok bölgesinde insan hakları, demokrasi ve hukuk devleti adına müdahalelerde bulundu.

Bir ülkenin gazetecisi tutuklansa…
Bir muhalif siyasetçi gözaltına alınsa…
Bir göstericiye sert müdahale edilse…

Dakikalar içerisinde açıklamalar geliyor.

Ekonomik yaptırımlar hazırlanıyor.

Uluslararası mahkemeler harekete geçiriliyor.

Peki Gazze söz konusu olduğunda neden aynı refleks gösterilmiyor?

On binlerce sivilin ölümüne rağmen neden birçok uluslararası kuruluş sadece “endişeliyiz” açıklaması yapmakla yetiniyor?

İşte bugün en çok sorulması gereken soru budur.

Uluslararası Hukuk Herkes İçin Geçerli Değil mi?

Savaş hukukunun temel ilkeleri son derece açıktır.

Siviller korunmalıdır.

Hastaneler hedef alınmamalıdır.

İnsani yardım engellenmemelidir.

Toplu cezalandırma uygulanmamalıdır.

Çocuklar korunmalıdır.

Bu ilkeler yalnızca teorik metinlerden ibaret değildir.

Birleşmiş Milletler Sözleşmeleri, Uluslararası Adalet Divanı kararları ve Uluslararası Ceza Mahkemesi sisteminin temelini oluşturan uluslararası hukuk kuralları bunları açıkça düzenlemektedir.

Buna rağmen uluslararası insan hakları mekanizmaları ve BM raporları Gazze’de ciddi uluslararası insancıl hukuk ihlallerine ilişkin çok sayıda iddia ve bulgu yayımlamayı sürdürüyor.

Sessizlik de Bir Tercihtir

Tarih bize yalnızca zalimleri yazmaz.

Sessiz kalanları da yazar.

Bugün birçok ülke diplomatik dengeyi gerekçe göstererek açık tavır almaktan kaçınıyor.

Kimileri ekonomik çıkarlarını koruyor.

Kimileri stratejik ittifaklarını kaybetmek istemiyor.

Kimileri ise büyük güçlerin politikalarının dışına çıkmaya cesaret edemiyor.

Fakat insanlık tarihi bize göstermiştir ki zulüm karşısındaki sessizlik, çoğu zaman zulmün sürmesini kolaylaştırmıştır.

Çifte Standart Güveni Yok Ediyor

Bugün dünya kamuoyunda en fazla tartışılan konulardan biri de budur.

Eğer uluslararası hukuk bazı devletler için uygulanıyor, bazıları için uygulanmıyorsa;

Eğer insan hakları bazı toplumlar için savunuluyor, bazıları için görmezden geliniyorsa;

O zaman küresel sistemin meşruiyeti ciddi biçimde sorgulanacaktır.

Çünkü adalet, seçici olduğunda adalet olmaktan çıkar.

İnsan hakları yalnızca güçlülerin işine geldiğinde savunuluyorsa, evrensellik iddiasını da kaybeder.

Gazze Meselesi Yalnızca Filistin Meselesi Değildir

Bugün Gazze’de yaşananlar yalnızca Filistinlilerin dramı değildir.

Bu aynı zamanda uluslararası sistemin sınavıdır.

İnsan haklarının samimiyet testidir.

Birleşmiş Milletler’in etkinliğinin testidir.

Uluslararası hukukun uygulanabilirliğinin testidir.

Ve belki de modern dünyanın vicdan sınavıdır.

Son Söz

Gazze’de ölen her çocuk yalnızca bir ailenin evladını değil, insanlığın ortak vicdanını da toprağa gömüyor.

Bugün susanlar, yarın başka coğrafyalarda benzer acılar yaşandığında söyledikleri sözlerin inandırıcılığını kaybedeceklerdir.

Adalet; dinine, milletine, coğrafyasına ve kimliğine göre uygulanmaya başladığında artık adı adalet değil, güç siyasetidir.

Gazze’de yaşananlar, yalnızca bombaların değil; uluslararası hukukun, insan hakları söyleminin ve küresel vicdanın da enkaz altında kaldığını gösteriyor.

Bu yüzden bugün sorulması gereken en önemli soru şudur:

Dünya gerçekten Gazze’yi mi seyrediyor, yoksa kendi vicdanının çöküşünü mü?

İSLAMİ HABER “MİRAT”

YOUTUBE

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.