Yıllardır bombaların, ablukanın, açlığın ve gözyaşının eksik olmadığı bir coğrafya…
Fakat bugün yaşananlar artık yalnızca bir savaşın sonucu olarak açıklanabilecek boyutu çoktan aşmış durumda. Dünyanın gözü önünde yaşanan insani felaket, aynı zamanda uluslararası sistemin, insan hakları söyleminin ve küresel vicdanın da ağır bir sınavıdır.
Birleşmiş Milletler raporları; sivillerin öldürüldüğünü, insani yardımın ciddi şekilde engellendiğini, temiz suya erişimin kritik seviyeye düştüğünü, hastanelerin ve temel altyapının büyük ölçüde işlevsiz kaldığını ortaya koyuyor. Çocuklar açlıkla, salgın hastalıklarla ve bombardıman korkusuyla yaşam mücadelesi veriyor.
Ancak bütün bunlardan daha dikkat çekici olan şey, dünyanın gösterdiği sessizliktir.
İnsan Hakları Evrensel mi, Seçici mi?
Yıllardır Batılı devletler dünyanın birçok bölgesinde insan hakları, demokrasi ve hukuk devleti adına müdahalelerde bulundu.
Bir ülkenin gazetecisi tutuklansa…
Bir muhalif siyasetçi gözaltına alınsa…
Bir göstericiye sert müdahale edilse…
Dakikalar içerisinde açıklamalar geliyor.
Ekonomik yaptırımlar hazırlanıyor.
Uluslararası mahkemeler harekete geçiriliyor.
Peki Gazze söz konusu olduğunda neden aynı refleks gösterilmiyor?
On binlerce sivilin ölümüne rağmen neden birçok uluslararası kuruluş sadece “endişeliyiz” açıklaması yapmakla yetiniyor?
İşte bugün en çok sorulması gereken soru budur.
Uluslararası Hukuk Herkes İçin Geçerli Değil mi?
Savaş hukukunun temel ilkeleri son derece açıktır.
Siviller korunmalıdır.
Hastaneler hedef alınmamalıdır.
İnsani yardım engellenmemelidir.
Toplu cezalandırma uygulanmamalıdır.
Çocuklar korunmalıdır.
Bu ilkeler yalnızca teorik metinlerden ibaret değildir.
Birleşmiş Milletler Sözleşmeleri, Uluslararası Adalet Divanı kararları ve Uluslararası Ceza Mahkemesi sisteminin temelini oluşturan uluslararası hukuk kuralları bunları açıkça düzenlemektedir.
Buna rağmen uluslararası insan hakları mekanizmaları ve BM raporları Gazze’de ciddi uluslararası insancıl hukuk ihlallerine ilişkin çok sayıda iddia ve bulgu yayımlamayı sürdürüyor.
Sessizlik de Bir Tercihtir
Tarih bize yalnızca zalimleri yazmaz.
Sessiz kalanları da yazar.
Bugün birçok ülke diplomatik dengeyi gerekçe göstererek açık tavır almaktan kaçınıyor.
Kimileri ise büyük güçlerin politikalarının dışına çıkmaya cesaret edemiyor.
Fakat insanlık tarihi bize göstermiştir ki zulüm karşısındaki sessizlik, çoğu zaman zulmün sürmesini kolaylaştırmıştır.
Çifte Standart Güveni Yok Ediyor
Bugün dünya kamuoyunda en fazla tartışılan konulardan biri de budur.
Eğer uluslararası hukuk bazı devletler için uygulanıyor, bazıları için uygulanmıyorsa;
Eğer insan hakları bazı toplumlar için savunuluyor, bazıları için görmezden geliniyorsa;
O zaman küresel sistemin meşruiyeti ciddi biçimde sorgulanacaktır.
Çünkü adalet, seçici olduğunda adalet olmaktan çıkar.
İnsan hakları yalnızca güçlülerin işine geldiğinde savunuluyorsa, evrensellik iddiasını da kaybeder.
Gazze Meselesi Yalnızca Filistin Meselesi Değildir
Bugün Gazze’de yaşananlar yalnızca Filistinlilerin dramı değildir.
Bu aynı zamanda uluslararası sistemin sınavıdır.
İnsan haklarının samimiyet testidir.
Birleşmiş Milletler’in etkinliğinin testidir.
Uluslararası hukukun uygulanabilirliğinin testidir.
Ve belki de modern dünyanın vicdan sınavıdır.
Son Söz
Gazze’de ölen her çocuk yalnızca bir ailenin evladını değil, insanlığın ortak vicdanını da toprağa gömüyor.
Bugün susanlar, yarın başka coğrafyalarda benzer acılar yaşandığında söyledikleri sözlerin inandırıcılığını kaybedeceklerdir.
Adalet; dinine, milletine, coğrafyasına ve kimliğine göre uygulanmaya başladığında artık adı adalet değil, güç siyasetidir.
Gazze’de yaşananlar, yalnızca bombaların değil; uluslararası hukukun, insan hakları söyleminin ve küresel vicdanın da enkaz altında kaldığını gösteriyor.
Bu yüzden bugün sorulması gereken en önemli soru şudur:
Dünya gerçekten Gazze’yi mi seyrediyor, yoksa kendi vicdanının çöküşünü mü?
Ertuğrul Gazi, BOTAŞ'ın işleteceği ilk FSRU tesisi olacak. Uzunluğu 295, genişliği 46, yüksekliği 63 metre olan gemi Türkiye'nin enerji arz güvenliğine önemli katkı sağlayacak.
İsrail Refah’da 100’den fazla insanı katletti. Gazze’nin Mısır sınırındaki Refah kentine düzenlediği saldırılarda, resmi verilere göre 100’den fazla kişi yaşamını yitirdi. Yüzlerce kişi ise yaralandı. Saldırılar özellikle sivillerin evlerini ve camileri hedef aldı. Kuveyt Hastanesi Müdürü Suhayb el-Hıms, bölgedeki hastanelerin ilaç ve serum eksikliği nedeniyle büyük bir krizle karşı karşıya...
Filistin’in eski milli futbolcusu Süleyman El Ubeyd’in, insani yardım beklerken İsrail saldırısı sonucu hayatını kaybetmesi, spor dünyasında tepkilere yol açtı. UEFA’nın El Ubeyd için yayınladığı taziye mesajına, Mısırlı yıldız futbolcu Muhammed Salah’tan sert bir eleştiri geldi. UEFA’nın “Filistinli Pele” İçin Paylaşımı 41 yaşında hayatını kaybeden ve “Filistinli Pele” lakabıyla...
Baş Cinsel Haramlara Sebeb İkinci Derecede Cinsel Haramlar 6 Cinsel Haramların Meşrûlaştırılıp Ticarî Yatırım Alanı Haline Getirilmesi “… Dünya hayatının geçici menfaatlerini kazanmak hırsıyla yönetiminiz altındaki namuslu kalmak isteyen câriye kadınlarınızı fâhişeliğe zorlamayın…” (Nûr, 33) Cinsel haramların işlenmesi ve giderek artmasının baş sebeblerinden biri, hiç şüphesiz bu haramların meşrûlaştırılması ve...
Mirat Haber Ajansı Protestocular, hükümet karşıtı protesto dalgasının Irak’ı ele geçirmesinden bu yana ikinci kez yıldönümü münasebetiyle Bağdat’ın Tahrir Meydanı’nda toplandılar. Irak güvenlik güçleri, gösteriler sırasında hükümet binalarına giden bir köprüdeki çitleri geçmelerini önlemek için göstericilere tazyikli su ve göz yaşartıcı gaz attı. Mitingler, Saddam Hüseyin’in 2003 düşüşünden bu yana...