
Afganistan yönetiminden ülkenin bağımsızlığı ve egemenliğine ilişkin dikkat çekici mesajlar geldi. Afganistan İslam Emirliği yetkilileri, ülkenin siyasi, ekonomik ve askerî kararlarının dış güçlerin iradesine göre şekillenmeyeceğini vurgularken, “Afganlardan kölelik beklemeyin” mesajını verdi. Ağır ekonomik ve insani şartlarla mücadele eden yönetimin uyuşturucu üretimine karşı aldığı tedbirlerin sonuçları ise Birleşmiş Milletler verilerine de yansıdı.

Afganistan’da 20 yıllık ABD ve NATO varlığının sona ermesinin ardından kurulan yeni yönetim, bağımsızlık ve dış müdahaleye karşı duruşunu yeniden gündeme taşıdı. Afganistan İslam Emirliği Savunma Bakanı’na atfedilen açıklamada şu ifadeler kullanıldı: “Bütün taraflara, uzak veya yakın tüm ülkelere söylüyoruz: Afganlardan kölelik beklemeyin. Siyasetimiz, ekonomimiz ve ordumuz hiçbir ülkeye bağımlı değildir.” Bu sözler, Afganistan yönetiminin son dönemde öne çıkardığı “siyasi ve ekonomik kararların ülke içinde alınması” yaklaşımının güçlü bir ifadesi olarak değerlendiriliyor.
Benzer bir mesaj, Afganistan Başbakan Yardımcısı Molla Abdulgani Birader tarafından ülkenin bağımsızlık yıl dönümü dolayısıyla yapılan açıklamada da dile getirildi. Birader, Afganistan’ın siyasi ve ekonomik kaderinin artık başkaları tarafından belirlenmediğini savunarak dış ülkelere müdahale yerine siyasi ve ekonomik iş birliği çağrısında bulundu. Afganistan yönetiminin yayımladığı konuşmada, “Bu millet köleleştirilemez” mesajı özellikle öne çıktı. Bu söylem, Afganistan’ın dış yardımlara ve yabancı güçlerin askerî varlığına dayanan eski sistemin yerine, kendi kaynakları ve kurumları üzerinde yükselen bir devlet modeli kurma arayışını ortaya koyuyor.
Yeni Afganistan yönetiminin önündeki tablo ise oldukça ağır. Ülke yıllardır devam eden savaşların bıraktığı yıkımın yanı sıra yoksulluk, işsizlik, kuraklık, doğal afetler, milyonlarca insanın geri dönüşü, uluslararası mali sistemle bağlantı sorunları ve dış yardımların azalması gibi ciddi problemlerle mücadele ediyor. 2021’deki yönetim değişikliğinden sonra Afganistan Merkez Bankası’na ait milyarlarca dolarlık rezervin önemli bölümünün yurt dışında erişilemez hale gelmesi de ekonomik hareket alanını daraltan faktörlerden biri oldu. Ayrıca önceki Afganistan yönetiminin kamu harcamalarının çok büyük ölçüde uluslararası yardımlara bağımlı olduğu biliniyordu. Bütün bu şartlara rağmen Kabil yönetimi; güvenlikten ekonomiye, tarımdan altyapıya ve bankacılık sistemine kadar devlet mekanizmasını kendi imkânlarıyla işler halde tutmaya çalışıyor.
Yeni yönetimin en fazla dikkat çeken uygulamalarından biri ise uyuşturucu ve haşhaş üretimine karşı başlatılan mücadele oldu. Afganistan, uzun yıllar dünyanın en büyük yasa dışı afyon üretim merkezlerinden biri olarak biliniyordu. Nisan 2022’de getirilen uyuşturucu yasağından sonra ise tablo ciddi biçimde değişti. Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi’nin (UNODC) verilerine göre Afganistan’da haşhaş ekim alanı 2022’de yaklaşık 233 bin hektarken 2023’te 10 bin 800 hektara geriledi. Bu, yaklaşık yüzde 95’lik düşüş anlamına geliyor. 2024’te ekim alanında sınırlı bir artış görülmesine rağmen seviye yasak öncesinin çok altında kaldı.
UNODC’nin 2026 Dünya Uyuşturucu Raporu verileri de Afganistan’daki afyon üretiminin 2023’te yüzde 95 düştüğünü ve sonrasında düşük seviyelerde kaldığını ortaya koyuyor. Bu sonuç, geçmişte dünya uyuşturucu ticaretinin en önemli üretim merkezlerinden biri durumundaki Afganistan açısından son derece dikkat çekici bir dönüşüme işaret ediyor. Ancak uyuşturucu yasağının başka bir ağır boyutu da bulunuyor. Haşhaştan geçimini sağlayan çok sayıda çiftçi önemli gelir kaybına uğradı. UNODC, alternatif geçim kaynaklarının yeterince hızlı oluşturulamamasının kırsal kesimde ekonomik sıkıntıları artırdığına dikkat çekiyor. Dolayısıyla yönetimin önündeki temel meselelerden biri, uyuşturucuyla mücadelede sağlanan sonucu korurken çiftçiye helal ve sürdürülebilir alternatif gelir kaynakları oluşturmak.
Afganistan yönetiminin üzerinde durduğu bir başka konu ise faizli finans sisteminden İslami finans modeline geçiş. Afganistan Merkez Bankası, ülkedeki ticari bankaların Şeriat esasları çerçevesinde ve faizsiz işlemesi yönünde çalışmalar yürütüldüğünü bildiriyor. Banka ayrıca küçük ve orta ölçekli işletmelere yönelik İslami mikro finans düzenlemelerinin geliştirildiğini açıkladı. Bu dönüşümün, uluslararası finans sisteminden büyük ölçüde izole olmuş ve ciddi likidite problemleri yaşayan bir ülkede gerçekleştirilmek istenmesi süreci daha da zorlaştırıyor.
Afganistan örneğinin dikkat çekici taraflarından biri de tam burada ortaya çıkıyor. Bir tarafta onlarca yıllık savaşın bıraktığı ağır tahribat, yoksulluk, kuraklık, uluslararası izolasyon ve finansman sıkıntıları bulunuyor. Diğer tarafta ise güvenliği tesis etmeye, uyuşturucu üretimini ortadan kaldırmaya, faizsiz ekonomik kurumlar oluşturmaya ve kamu düzenini kendi kaynaklarıyla sürdürmeye çalışan bir yönetim var.
Savunma Bakanı’nın “Afganlardan kölelik beklemeyin” çıkışı da bu nedenle yalnızca askerî bir meydan okuma olarak değil, Afganistan’ın son yıllarda ortaya koymaya çalıştığı egemenlik anlayışının özeti şeklinde okunabilir. Afganistan bugün hâlâ büyük sorunlarla karşı karşıya. Ekonomik darboğazın aşılması, üretimin artırılması, uyuşturucudan vazgeçen çiftçilere alternatif geçim kaynaklarının oluşturulması, faizsiz finans sisteminin işler hale getirilmesi, eğitim meselesinin çözülmesi ve uluslararası ilişkilerin geliştirilmesi önümüzdeki dönemin temel sınavları olacak. Ancak yıllarca savaş, işgal, siyasi parçalanma ve uyuşturucu ekonomisiyle anılan bir ülkenin bugün “Kararlarımızı kendimiz alacağız, uyuşturucuyla mücadele edeceğiz ve faizsiz bir ekonomik düzen kuracağız” iddiasıyla ortaya çıkması da göz ardı edilmemesi gereken önemli bir değişimdir.
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube