
Bunlar sadece iki şehir değildir.
Mekke, Kâbe’nin; Medine, Mescid-i Nebevî‘nin şehridir. Biri kıblemizi, diğeri Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin hicretini, İslam toplumunun kuruluşunu ve ümmet kardeşliğini hatırlatır.
Dolayısıyla Mekke ve Medine, bütün Müslümanların ortak değerleridir.
Ve artık ümmetin bu ortak değerler etrafında yeniden kenetlenmesinin, istişare etmesinin ve ortak meselelerde birlikte hareket edebilmesinin zamanı gelmiş, hatta geçmiştir.
Çünkü bugün İslam dünyası büyük bir kuşatmayla karşı karşıyadır.
Ortadoğu‘da yaşananlara yalnızca savaş penceresinden bakmak yeterli değildir.
Enerji kaynakları, petrol ve doğal gaz sahaları, limanlar, ticaret yolları ve stratejik geçiş noktaları da büyük güçlerin hesaplarının merkezindedir.
İşte burada Siyonizm ile küresel kapitalist çıkarların zaman zaman aynı zeminde buluştuğu gerçeğini görmezden gelemeyiz.
Bir tarafta Filistin toprakları üzerinde hâkimiyet kurmayı hedefleyen Siyonist siyaset…
Diğer tarafta bölgenin ekonomik kaynakları, enerji hatları ve stratejik ticaret yolları üzerinde nüfuz kurmak isteyen küresel güçler…
Gazze bunun en çarpıcı örneklerinden biri oldu.
Gazze yerle bir edilirken, 2025 yılında ABD Başkanı Donald Trump‘ın Gazze’nin ABD kontrolüne alınması ve bölgenin “Ortadoğu’nun Rivierası” olarak yeniden geliştirilmesi yönündeki açıklamaları, savaşın ardından bölgenin geleceğine ilişkin ekonomik ve jeopolitik hesapların da tartışılmasına yol açtı.
İşte tam da burada insanın aklına şu soru geliyor:
Bir taraf yıkacak, diğer taraf yeniden şekillendirecekse; bunlar birbirinden ne kadar bağımsızdır?
Biri siyasî ve askerî zemini oluştururken, diğeri ekonomik zemini mi hazırlıyor?
İşte benim “ikiz kardeş” dediğim mesele budur.
Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, Medine’de karşı karşıya kalınan önemli meselelerde ashabıyla istişare ederdi.
Uhud Savaşı öncesinde de sahâbîleriyle istişare etmiş, farklı görüşleri dinlemiş ve alınan ortak karar doğrultusunda hareket etmiştir.
Demek ki tehlike büyüdüğünde yapılması gereken birbirimizi suçlamak değil; istişare etmek, ortak aklı oluşturmak ve gereken adımı atmaktır.
Bugün Mescid-i Aksa işgal altındadır.
Gazze ağır bir yıkım yaşamıştır.
Ortadoğu’nun enerji kaynakları ve stratejik ticaret yolları büyük güçlerin rekabet alanı olmaya devam etmektedir.
Ve Müslümanlar bütün bunları seyrederek geleceğini kuramaz.
7 Ekim 2023 sonrasında Gazze‘de yaşanan büyük yıkım, İslam dünyasının ortak meseleler karşısında ne kadar parçalı hareket ettiğini de ortaya koydu.
Bugün yapılması gereken, yalnızca geçmişte yaşananları konuşmak değildir.
Asıl mesele şudur:
Bir daha aynı şeyler yaşandığında ne yapacağız?
Müslüman ülkeler enerji konusunda birlikte hareket edebilir mi?
Ekonomik bağımlılıklarını azaltabilir mi?
Kendi ticaret yollarını ve stratejik çıkarlarını koruyabilir mi?
Filistin meselesinde ortak diplomatik irade oluşturabilir mi?
Bunların cevabı, ümmetin geleceği açısından hayati önemdedir.
Çünkü güç sadece askerî güç değildir.
Ekonomik güçtür.
Teknolojik güçtür.
Diplomatik güçtür.
Birlikte hareket edebilme gücüdür.

Mekke bize tevhidi…
Medine bize kardeşliği ve istişareyi…
Kudüs bize emaneti…
Gazze ise vicdanımızı hatırlatıyor.
Öyleyse artık ümmetin ortak değerleri etrafında yeniden düşünmenin zamanı gelmiştir.
Mekke ve Medine’nin ortak değer olduğunu söylemek yetmez.
Bu ortak değerin gerektirdiği sorumluluğu da taşımak gerekir.
Çünkü dünya yeniden şekilleniyor.
Enerji yolları değişiyor.
Ticaret güzergâhları yeniden kuruluyor.
Ortadoğu üzerindeki hesaplar büyüyor.
Ve Müslümanlar hâlâ birbirleriyle uğraşmaya devam ederse, başkalarının kurduğu oyunun figüranı olmaktan kurtulamaz.
Artık mesele sadece “Birlik olalım” demek değildir.
Birlik nasıl kurulacak?
Hangi alanlarda ortak hareket edilecek?
İslam dünyası kendi kaynaklarına nasıl sahip çıkacak?
Kendi geleceğini nasıl kendisi belirleyecek?
İşte asıl konuşmamız gereken mesele budur.
Mekke ve Medine ümmetin ortak değerleridir.
Ve bu ortak değerlerin etrafında birleşmenin zamanı gelmiş, hatta geçmiştir.
“Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı sarılın ve ayrılığa düşmeyin. Allah’ın size olan nimetini hatırlayın…”
(Âl-i İmrân, 3/103)
İSLAMİ HABER “MİRAT”