Gündem

AHLÂKÎ ÇÖKÜŞTEN HEPİMİZ SORUMLUYUZ

İbrahim Tatlıses Üzerinden Hatırlatma

AHLÂKÎ ÇÖKÜŞTEN HEPİMİZ SORUMLUYUZ

Laik eğitim ve faizci düzen milletimizi ahlâken de çökertmeye başladı. Durumu şimdilerde fark etmeye başladık.  Bu çöküşte, başta siyasiler olmak üzere uyarı ve örneklik görevini gereğince yapamayan biz ilahiyatçılar da İbrahim Tatlıses gibi sanatçılar da pay sahibidir.

Çöküş bazılarımızın aile hayatlarını daha bir etkiledi. Kendi söylemleriyle medyanın diline düşen İbrahim Tatlıses ve ailesi bunun örneğidir.

Topluma şer eken bunu kendisinde ve ailesinde de biçer. Değişik oranlarda hepimiz biçiyoruz.

İbrahim Tatlıses ve ailesi bugün de gündemde. Yakın geçmişte yaptığım uyarılara, günümüzde onlar da biz de muhtacız. Onun ve çocuklarının İslami çizgide mutlu olmaları duasıyla 16/11/2020 tarihli yazımızı yeniden okuyalım:

İbrahim Tatlıses 68 yaşında. Benden yedi yaş küçük. Benim Süleymaniye camii imam hatipliğim, kitaplarım ve konferanslarımla sağladığım bilinirliğim, 1985 yılında yayınladığım İslam’a Göre Cinsel Hayat isimli eserimle ülkemiz genelinde daha da arttığında, İbrahim Tatlıses de şöhretin zirvesinde bir sanatçıydı.

Ortak özelliğimiz seslerimizdi. Benim, içi yaklaşık beş dönüm olan Süleymaniye Camiinde yıllarca mikrofonsuz Cuma hutbeleri sunacak derecede davudi nitelikte bir sesim vardı. İbrahim Tatlıses de Türk ve Kürt dünyasında kabul gören güçlü ve yakıcı bir sese sahipti.

O, sanatçı kişiliği yanı sıra ticari girişimciliği de ile de temayüz ediyor, dikkatleri çekiyordu.

Halk mûsikisinin güftelerini içselleştirememekle birlikte İbrahim Tatlıses’in dinlediğimde ruhumda dalgalanan muhrik nağmeleri, zaman zaman İbo Şov’u izlememe/dinlememe vesile olurdu.

İbrahim Tatlıses’i dinlerken, kudretini yansıtırcasına ses ve enstrüman telleriyle içimizi ısıtan, sızlatan ve ağlatan muhteşem ve mucizevi sesler yaratan Allah’ımıza hamd ederek Peygamberimizin bir hadisinden ilhamla şöylece dua ederdim:

Allahım! Tabii konuşmaların bile ileri derecede zerâfet ve letâ­fet kazanacağı Cennet yaşamında, şaheser salonlarda, dev sa­natçıların hiçbir gözün görmediği enstrümanlar eşliğinde ve hiçbir kulağın işitmediği büyüleyici sesleriyle vere­cekleri mûsiki ziyafetlerini dinlemek isterim. Duamı kabul buyur Rabbim.

İbo Şov’u izleten/dinleten İbrahim Tatlıses’in özgün sesi, samimiyeti ve sade kişiliğiydi.

O, programlarını, alacağı kültürel yardımlar ve seçerek davet edeceği gerçek sanatçılarla İslâm’ın da onaylayacağı ahlâkî bir düzeye çıkarabilirdi. Hakiki mûsiki ziyafeti haline dönüştürebilirdi.

Sahip olduğu ses, sevgi ve şöhret nimetlerinin şükrü de bunu gerektiriyordu. Ama İbrahim Tatlıses ruha işleyen programlarını belden aşağısına hitap eden görüntülere boğdu. Programlarına şehevî duyguları hareketlendiren genç dansözler çıkardı. Rabbine isyan yoluna girdi.

Tam burada bir soru soralım:

İbrahim Tatlıses’i kim vurdu? Kim kısmen felç edip onu dokuz sene sahnelerden uzaklaştırdı?

İbrahim Tatlıses’in milyonların önüne çıkardığı dansözlerin oluşturduğu şehevî azgınlık kasırgalaştı ve İbo Şov’un altını üstüne getirdi. Kasırganın savurduğu taşlar da birilerinin silahında kurşuna dönüşerek İbrahim Tatlıses kardeşimizi vurdu, kısmen felç etti ama öldürmedi. Yaratana imanı onu ve sesini korudu.

Siz bu yorumu uçuk bulabilir ve doğrulamayabilirsiniz ama Rabbim özünü doğruluyor:

Dünyada uğradığınız belalar ve ölüm ötesinde uğrayacağınız azaplar bizzat yaptıklarınız sebebiyledir. Üstelik Allah pek çok günahlarınızı da bağışlıyor.” (Şûra, 42/30)

***

İbrahim Kardeş! Müslüman bir delikten iki defa sokulmaz. Aklınızı başınıza alınız. Değil dansözlere, mûsikiyi cinselliğini teşhir aracı yapan âr yoksunu sözde sanatçılara da yer vermeyiniz. Kardeşçe uyarıyorum:

Bir darbe daha gelirse kabir sabahında azaba uyanırsınız.

İnsan şöhretlendikçe yalnızlaşır, bilirim. Bu sebeple yardımcı olmak istedim. Allah yardımcımız olsun.

İŞTE BÖYLE

İşte yazımız böyle… Uzatmayalım, ahlâkî çöküşten ve ailevi problemlerimizden hepimiz sorumluyuz, çünkü âhiret hayatını unuttuk: İslam dışı yaşantılara yöneldik.

Hepimizin alması gereken dersi Kur’ân özetliyor:

Dünyada uğradığınız belalar ve ölüm ötesinde uğrayacağınız azaplar bizzat yaptıklarınız sebebiyledir. Üstelik Allah pek çok günahlarınızı da bağışlıyor.” (Şûra, 42/30)

Ali Rıza Demircan

Yazarımızın Diğer Yazılarını Okumak İçin Lütfen Bu Linki Ziyaret Ediniz.

Mirat Haber – YouTube

 

Recent Posts

  • Gündem

YÜKSEK TANSİYON (HİPERTANSİYON): SESSİZ AMA ETKİLİ BİR TEHDİT

YÜKSEK TANSİYON (HİPERTANSİYON): SESSİZ AMA ETKİLİ BİR TEHDİT Yüksek tansiyon, tıptaki adıyla Hipertansiyon, çoğu zaman…

20 dakika ago
  • Gündem

Dere Kuşları: Suyun Kıyısında Bir Hayat

Dere Kuşları: Suyun Kıyısında Bir Hayat Dere kuşları, akarsuların, derelerin ve su kaynaklarının etrafında yaşayan;…

1 saat ago
  • Gündem

Netanyahu’dan Lübnan’a Saldırı Talimatı: Ateşkese Rağmen Gerilim Tırmanıyor

Netanyahu’dan Lübnan’a Saldırı Talimatı: Ateşkese Rağmen Gerilim Tırmanıyor İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Lübnan’daki Hizbullah hedeflerine…

9 saat ago
  • Makale

BU YAZ SICAK GEÇECEK GİBİ

BU YAZ SICAK GEÇECEK GİBİ                               …

9 saat ago
  • Gündem

Meloni: Avrupa İslamileşme Süreciyle Karşı Karşıya

Meloni’den Sert Çıkış: "Avrupa İslamileşme Süreciyle Karşı Karşıya"   İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Avrupa'nın geleceğine…

20 saat ago
  • Gündem

Araplaşmak ya da Zırvanın Tevili

“Araplaşmak” ya da Zırvanın Tevili İsminin önünde “prof.” ünvanı da olan şahsın bir yıl önceki…

20 saat ago