Aile, devlet, vatan ve ümmet bilincini yok eden ihanet

Akıl ve duygu, insanı tanımlayan iki önemli nimettir/hediyedir. Şeref ve onur da, bu iki önemli vasıfla kazanılır. Bunlardan yoksun olan, “hayvanlar gibidir, belki de daha da aşağıdadır (Furkan, 44). Anne rahminden kabre kadar süren hayat yolculuğunda, Allah’ın dışında insana en yakın olan ailesidir.

Toplumun Rahmi/Aidiyet Kaydı: Aile

Aile, bir sığınak, barınak, güvenli bir liman, hâsılı toplumun rahmidir. Çocukluk evresinden yaşlılığın zahmetli/sıkıntılı dönemlerine kadar, ondan daha huzurlu ve emin bir mekân yoktur. O mekânın güzelleri, anne ve babalar, Yaratan’dan sonra “eğer izin verilseydi, secde edilecek” yegâne cânlardır.

Aile, aynı zamanda bir aidiyet kaydıdır. O öyle bir kayıttır ki, iki cihanda da geçerlidir. Bu, basit bir kan bağından daha yücelik taşıyan manevî irtibat ruhu taşımaktadır. Bu duygu kanalı koparıldığında, insanî ve vicdanî özellikler törpülenir/örselenir ve yitikleşir. İlahî mesajlarda ve kutsal metinlerde yapılan vurgular, konunun ne kadar önemli ve hassas olduğunu göstermektedir.
Vatan Sevgisi, İman Sevgisinin Cisimleşmiş Halidir

Fert ve toplumun, varlığını mutlu bir şekilde devam ettirmeleri, içinde özgürce yaşayabildikleri bir toprak parçasıyla mümkündür. Bu toprak parçası, uğruna nice savaşların yapıldığı, kanların ve cânların verildiği kutsal coğrafya, vatandır. Vatan sevgisi, “iman sevgisinin” cisimleşmiş hali gibidir. Vatan aşkı olmadan imanın kemâlatında noksanlıkların vücut bulması kaçınılmaz hale gelir.

Vatanın, hukukî bir varlık olarak ayakta kalması, kurum ve vasıtalarıyla “insan için var olan” devletle gerçekleşir. Vatansız ve devletsiz olmak, “kimlik”siz olmak gibidir. Bu kimliksizlik, anne-babasını ve bütün yakınlarını kaybetmiş, yalnız ve kimsesiz bir ruh halini insana verir.

Beden ve Ruhlarını Satanlar: Küresel Köleler

Aile, devlet ve vatan, aynı zamanda insanın uğruna mücadele edeceği ve varoluş gayesi kazandıran yüce değerlerdir. Bu değerler ki, insana Allah’tan başkasına kul ve köle olmamayı öğreten kutsal bilgileri içerir.

Beden ve ruhlarını, başkalarına satmayanlar/teslim etmeyenler, özgürlüğün şerefini hak ederler. Bunları kaybedenler, insanî, vicdanî ve İslâmî tüm özelliklerini yitirirler. Küresel ve yerel “akılların” yönettiği, zihin ve kalpleri “hasta toplumlar”, en büyük zarar ve ziyanı kendi çevre ve ülkelerine veren “mankurt”laştırılmış kimselerden oluşmuştur.

Bereketli “Aşk” Bulutu Ümmet

Nihayetinde aile, devlet ve vatana bağlılık duygusunu kazandıran en büyük memba, din ve kutsaldır. Tevhit bayrağının altında kümelenen İslâm ümmeti, zâlim ve “müstekbirler” için en büyük korku ve endişe kaynağıdır. “Allah’ın ipine sımsıkı sarılan” ümmet, mensupları için rahmet ışıkları gönderen bereketli bir “aşk” bulutu gibidir. Bu ruhanî şemsiye, İslâm coğrafyasındaki bütün inananlar için bir koruma kalkanıdır. Korunan ve sakınanların sayısı çoğaldıkça, ümmetin Peygamberi (s), övünç duyacaktır.

Ancak bir duvarın tuğlaları şeklinde saflarda omuzları birbirine bitişik olan İslâm ümmeti, sevgiyle inşa edilir. “Birbirimizi sevmedikçe, imanın ulviyetine” nâil olmanın imkânı kalmayacaktır.

“Küresel akılla” sahaya sürülen fitne merkezleri/ “proje örgütler” (Fetö, Daeş, Bokoharam vb.), kendileri için en büyük tehlike olarak kadîm ümmet bağını görmektedirler. Çünkü, ümmet bilinci var oldukça, “Büyük Aklın” sergilediği oyun kurucu hayaller ve hedefler yerle bir olacaktır. 

“Yüce Değerler”le İlişkiyi Sağlamlaştırmak

Sözün özü, aile, devlet, vatan ve ümmet bilinci, Müslümanın kimliğidir. İslâm “beş ilke” üzerine bina edilmiştir. Ancak bu ilkelerin varoluş imkânı, sözü edilen “yüce değerler”le ilişkinin sağlamlığına bağlıdır.

Tevhid tarihi boyunca uğruna nice şehitlerin verildiği bu kutsal ilkeler, Müslüman ve ümmet aklında/kalbinde canlı ve dinamik tutulduğu müddetçe hiçbir güç “tuzak kurma” fırsatını ve kabiliyetini bulamaz.

“Hatırla ki, kâfirler seni tutup bağlamaları veya öldürmeleri yahut seni (yurdundan) çıkarmaları için sana tuzak kuruyorlardı. Onlar (sana) tuzak kurarlarken Allah da (onlara)tuzak kuruyordu. Çünkü Allah tuzak kuranların en iyisidir.” (Enfal, 30)

İlahî ilke açıktır: “Allah’tan başka güç ve kudret yoktur…” (Kehf,39), (Tirmizi, Daavât, 34)

Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi

Recent Posts

  • Gündem

ALİYEV, OKTAY SARAL’IN GÖREVDEN ALINMASINI İSTİYOR

İLHAM ALİYEV, HADDİNİ AŞIYOR. Oktay Saral'ın, GÖREVDEN ALINMASINI İSTİYOR. Azerbaycan'da başörtülü öğrenci ve öğretmenlerin okullardan…

9 saat ago
  • Genel

ATATÜRK-İNÖNÜ İLİŞKİSİ: SADAKAT Mİ, REKABET Mİ?

ATATÜRK-İNÖNÜ İLİŞKİSİ: SADAKAT Mİ, REKABET Mİ? Beyan Yayınları’nın “Tarihin Gerçek Yüzü” serisinden çıkan, Prof. Dr.…

9 saat ago
  • Genel

Zorlu Enerji: ZES’in Bağlı Olduğu Şirketteki Paylarını Devrediyor

Zorlu Enerji’den 147,6 milyon dolarlık satış: ZES’in bağlı olduğu şirketteki paylarını devrediyor Zorlu Enerji, ZES…

10 saat ago
  • Genel

MAHKEME, İFTİRA ATTIĞI İÇİN ÖZGÜR ÖZEL’E CEZA KESTİ

MAHKEME, ÖZGÜR ÖZEL'İN, YALAN KONUŞUP İFTİRA ATTIĞINI BELGELEDİ İstanbul Başsavcısı Akın Gürlek’in CHP Genel Başkanı…

11 saat ago
  • Genel

Dera Milletvekili, Güney Olmadan Suriye Olmaz

Dera Milletvekili Abdülmevla el-Hariri’den Sert İsrail Tepkisi: "Güney Olmadan Suriye Olmaz" Suriye'nin Dera Milletvekili Abdülmevla…

11 saat ago
  • Gündem

Ankara’da Gazze İçin Sessiz Boykot Nöbeti: Bir Bardak Çay, Bir Vicdan Çağrısı

Ankara’da Gazze İçin Sessiz Boykot Nöbeti: Bir Bardak Çay, Bir Vicdan Çağrısı Ankara Keçiören’de bir…

12 saat ago