Gündem

Alihan Kuriş: Duvar Kimin Üzerine Yıkılıyor?

Alihan Kuriş: Duvar Kimin Üzerine Yıkılıyor?

Dini bir kuruma yapılan bağışın, seneler sonra 33 şirketlik devasa bir ticari varlığa ve 100 milyar lirayı aşan illegal bir para trafiğine dönüşeceğini bilseydi insanlar, hem o yardımı yaparlar mıydı hem de çocuklarının o vakıf ya da kurumda eğitim almalarını isterler miydı?

Aslında benzeri sorular geçmişte çok fazla soruldu. Yanıtı ise, maalesef 15 Temmuz gibi bir badire atlatılarak alındı.

Cemaat” veya “Hizmet” sıfatlarıyla; çocuklardan, ailelerinden başlayarak 40 yıldır gizlilikle inşa edilen örgütlenmenin, devleti kanlı bir eylemle ele geçirme girişiminin üzerinden tam 10 yıl geçti. Öyle ki soruların muallaklığı da ortadan kalktı: Dini bir yapı, kendi devletine, içinden çıktığı topluma nasıl bu kadar düşman kesilebilirdi?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’nün sırtını yasladığı geniş dindar tabanla, örgütün çekirdeğini oluşturan “paralel yapıyı” birbirinden ayırt eden tanımlar yapmıştı. Emniyet, ordu ve yargı kurumları başta olmak üzere tüm devlet bürokrasisine sızmış gizli örgüt ile bu karanlık yapının arkasına gizlendiği ibadet ehli insanları aynı kefeye koymuyordu.

Ancak çok zordu. FETÖ sivil kanatta da çok etkindi. MİT’e yapılmak istenen operasyondan dershanelerin kapatılmasına, 17-25 Aralık’tan 15 Temmuz’a uzanan süreçte “devlet cemaatlere baskı yapıyor” propagandasıyla toplumun önemli bir kesimini etkilemeyi başarmışlardı. Çünkü yapı henüz dini görünümünü tam yitirmemiş, okullar, sohbet halkaları ve medyasıyla hâlâ “cemaat” görüntüsündeydi. O maskeyi düşüren ise hain darbe girişimi oldu.

Şimdi tam on yıl sonra sahnede başka bir ismi görüyoruz: Alihan Kuriş.

Söz konusu yapı neden mi bu kişiyle anılıyor? Üst düzey bir isme sordum, şu yanıtı aldım: “Devlet, bünyeye zehir zerkeden damarları temizlerken titizlikle yaklaşıyor. Operasyonu kılcal damarlara kadar hassasiyetle yürütüyor. Ana damarlara zarar vermek istenmiyor.”

Bu titizliğin nedeni açık: Süleyman Hilmi Tunahan’ın 1920’lerde başlattığı ve “Süleymancılar” adıyla anılan dini eğitim geleneğini zamanla ele geçiren Kuriş’in, “dışarıya kapalı ve ekonomik çıkar odaklı” örgütlenmesinden söz ediliyor.

17 ilde, 123 adreste eş zamanlı gerçekleştirilen operasyonda 49 şüpheli hakkında gözaltı kararı çıktı; Kuriş dahil 32 kişi tutuklandı. Yapının varlıkları ve yönettiği paranın boyutu ise herkesi şoke etti.

Fakat dikkat çeken bir husus şu oldu: Toplumun tepkisi FETÖ döneminden farklı ve net oldu. Bir kaç cılız ses dışında “dindarlara operasyon yapılıyor” söylemi karşılık bulmadı. Aksine halk sosyal medya üzerinden operasyonu destekleyen paylaşım ve yorumlar yapıyor.

Bunun elbette sosyolojik gerekçeleri var. Bir kere söz konusu yapı, yıllar içinde kendini toplumdan soyutlamıştı. Öyle ki müntesipleri yapıdan olmayan imamların arkasında namaz kılmıyor, başkalarının kestiği hayvanların etlerini tüketmiyor ve başka cemaaetleri ve dindar çevreleri kendilerince “eksik Müslüman” görüyorlardı. Bu içe kapanma ibadetle de sınırlı kalmadı. Kurdukları firmalar ve marketler dışından alışveriş yapmamak bir sistematiği dönüştü. Yurtlarında kalan ya da kurslarında okuyan öğrencileri, alışveriş merkezlerindeki bazı pizza markalarına topluca götürdüklerine defalarca şahit olmuştum. Çocuk yaşta başlatılan “marka sadakati” ile müntesiplerin cebinden çıkan her bir lira Alihan Kuriş’in yönettiği ticari ağı daha da güçlendiriyordu.

Kendi kendini otorite ilan eden Alihan Kuriş ve çevresi, bir bakıma Müslüman Türk toplumu ile aralarına ördükleri duvarın arkasında kaldı.

Peki bu yapıyı FETÖ’yle benzeştiren tam olarak ne?

BİR: Gizlilik refleksi. Baylock gibi özel mesajlaşma programlarının kullanılması. Kuriş’in evindeki gizli bölmede yakalanması, başkalarının üzerine kayıtlı cihazlar… Tüm bunlar örgütsel haberleşme gizliliğine işaret ediyor.

İKİ: Ekonomik imparatorluk. Din referanslı bir yapının, 33 şirket, 100 milyarı aşan nakit para transferlerinin ortaya çıkması, yapının din eğitimi vermenin dışında farklı ve legal olmayan alanlara girdiği şüphesini doğurdu.

ÜÇ: Almanya’nın Köln kentinde 70 milyon euroluk 17 bin metrekarelik yeni “genel merkez” binasını inşa ettirmeleri Alihan Kuriş’in faaliyetlerini ve mal varlıklarını yurt dışına kaçırma planı içinde olduğunu ortaya koydu.

DÖRT: Dışarıya kapalı ve hiyerarşik sistemle yönetilen yapının, kendisini besleyen dini geleneğin meşruiyetini kamuflaj olarak kullanması. (FETÖ’nün Nurculuğu kullanması gibi.)

Şimdi yazının başında sorduğum soruya dönüyorum. Yurt, dershane, Kur’an kursu sistematiğindeki bir oluşumun aslında devasa bir ticari güç olduğunun ortaya çıkması toplumda yeni kırılmalara neden olacaktır.

FETÖ bir kırılmaya neden olmuştu. Dini eğitim kurumlarına duyulan güvenin, nasıl bir “gayri resmi” mal varlığına dönüştüğü bir kez daha gözler önüne serildi.

“Hayır” adı altında toplanan paraların, hangi kanaldan hangi şirkete ve de oradan hangi ülkeye transfer edildiğinin ortaya çıkması yeni bir sorun değil aslında. Ancak para mekanizmalarının tamamen dijitalleşmesiyle, gayri resmi işleyişlerin saklanabileceği alan “herkes için” gittikçe daralıyor.

Şirketlerin, siyasi kurumların, vakıfların ve şüpheli şahısların para trafikleri artık titizlikle takip ediliyor.

Bir iletişimci olarak şu gözlemle bitireyim: Parayla, binayla, şirketle, hacimle anılmak ve bir dini yapının toplum nezdinde görünürlüğünü artırmak, olumlu propaganda etkisini yitirdi. Hatta yerini telafisi imkânsız bir itibar kaybı sorununa bıraktı.

Alihan Kuriş ve çevresindekilerin ördüğü “duvarın” yıkılırken kimlerin altında kalabileceği görülüyor değil mi?

 

Ersin Çelik / YENİ ŞAFAK

İslami Haber ”MİRAT” – YouTube

 

Recent Posts

  • Gündem

Erdoğan BM Kürsüsünde: Kalple Kelam Arasındaki Perde Kalkınca Gazze Konuştu

Erdoğan BM Kürsüsünde: Kalple Kelam Arasındaki Perde Kalkınca Gazze Konuştu Erdoğan BM Kürsüsünde: Kalple Kelam…

6 saat ago
  • Gündem

SÜLEYMANİYE CAMİİ/ Bir Devrin İhtişama dönüştüğü Güç Simgesi

SÜLEYMANİYE CAMİİ/ Bir Devrin İhtişama dönüştüğü Güç Simgesi İstanbul’un yedi tepesinden birinde yükselen Süleymaniye Camii,…

8 saat ago
  • Gündem

Gazze Gündemden Düşürülürken Batı Şeria’da Yeni Bir Kuşatma mı Başlıyor?

Gazze Gündemden Düşürülürken Batı Şeria’da Yeni Bir Kuşatma mı Başlıyor? Gazze’de ateşkes ilan edildi… Peki…

9 saat ago
  • Gündem

KİM BU HUSİLER?

KİM BU HUSİLER? Gazeteci Feyza Gümüşlüoğlu, Yemen’de yerel bir hareket olarak ortaya çıkan Husilerin bölgesel…

12 saat ago
  • Gündem

Ali Zeydi, Kimsede Silah Olmayacak!

KİMSEDE SİLAH OLMAYACAK, BUNA İZİN VERMEYECEĞİZ Irak Başbakanı Ali Zeydi, devlet otoritesi dışında faaliyet gösteren…

14 saat ago
  • Genel

Pakistan Afganistan’ı Vurdu!

Pakistan Afganistan’ı Vurdu: 28 Kişi Öldü, Kabil’den Misilleme Resti Pakistan’ın Afganistan sınırındaki hedeflere düzenlediği hava…

15 saat ago