“Amerika’nın Özgürlükler Ülkesi Olduğuna İnananlar, Kuş Beyninden Farksız”
ABD Üniversitelerinde Protestolara Karşı Sert Tedbirler Alınıyor
Kampüslerde Güvenlik Önlemleri Sıkılaşıyor
ABD’de yeni eğitim döneminin başlamasıyla, birçok üniversite kampüsünde olağanüstü güvenlik tedbirleri uygulanmaya başlandı. İsrail’e destek veren okullarda “Kampüs İntifadaları”nın tekrar başlayacağı endişesi, yönetimleri sert önlemler almaya yöneltti. Columbia Üniversitesi gibi önemli okullarda kampüsler tel örgülerle çevrildi, kimlik kontrolleri artırıldı ve güvenlik önlemleri sıkılaştırıldı. Öğrencilerin protesto hakları ise neredeyse tamamen kısıtlanıyor.
Bu sert önlemler, öğrencilerin tepkilerine neden olurken, güvenlik personelinin yetkileri de genişletildi. Kampüslerde “barış yetkilileri” adı altında gözaltı yetkisine sahip personel görevlendirileceği iddia ediliyor.
Renk Kodlu Fişleme Sistemi
Columbia Üniversitesi’nde protestoların artması, yönetimi yeni tedbirler almaya zorladı. Kampüsün önemli bölgeleri tel örgülerle çevrilirken, öğrencilere gönderilen e-postalarda “renk kodlu kampüs sistemi” uygulanacağı duyuruldu. Bu sisteme göre öğrencilerin hareketleri sınırlanacak ve kampüs içi faaliyetler sıkı takip altında tutulacak.
Ayrıca, ek güvenlik önlemleriyle birlikte kampüslerde özgürce toplanma ve gösteri yapma hakkı neredeyse tamamen engelleniyor. Öğrenciler, bu uygulamanın ifade özgürlüğüne zarar verdiğini ve üniversitelerin öğrenci haklarını ihlal ettiğini savunuyorlar.
Gösteri ve Toplanma Kısıtlamaları
ABD’deki bazı üniversitelerde, 20 kişiden fazla toplulukların gösteri yapması için okul yönetiminden yazılı izin alınması şart koşuluyor. Özellikle Case Western Reserve Üniversitesi, büyük çaplı gösteriler için sıkı kısıtlamalar getiriyor. Gösterilerin süresi, saati ve içeriği de bu kurallara dahil. Havai fişek kullanımı ve çadır kurulması yasaklanırken, protesto sırasında kampüs binalarına görüntü yansıtılması da engelleniyor.
Bu sert tedbirler, öğrenci gruplarının protestolarını daha zor hale getirirken, kampüslerin giderek bir hapishane havasına büründüğü eleştirilerine yol açıyor.
İfade Özgürlüğüne Yönelik Tepkiler
Alınan bu tedbirler, akademik çevrelerde büyük tepkiye yol açtı. Amerikan Üniversite Profesörleri Birliği (AAUP), üniversitelerdeki bu tür sıkıyönetim uygulamalarının ifade özgürlüğünü baltaladığını belirtti. Barışçıl gösterilere yönelik bu tür kısıtlamaların, öğrencilerin ve akademisyenlerin haklarını gasp ettiğini savunan AAUP, yönetimlerin bu kararları geri çekmesi gerektiğini vurguladı.
Üniversite yönetimlerinin bu kararları alırken öğrenci ve öğretim üyelerinin görüşlerini almaması, yönetimlerin tek taraflı kararlar aldığı eleştirilerini beraberinde getiriyor. AAUP, bu uygulamaların sadece öğrencileri değil, akademik özgürlüğü de tehdit ettiğini dile getiriyor.
HABER YORUM
İşte size, özgürlükler ülkesi Amerika’dan bir haber…
Özgürlükler ülkesiymiş…
Herkes fikrinde ve zikrinde hürmüş…
Tabii yerseniz…
Üniversite kampüslerini, İsrail hapishanelerine çevirmişler…
Her taraf tel örgü…
20’den fazla öğrenci bir araya gelemeyecek… Gösteri yapılmayacak ve herkes bir koyun gibi girip çıkacak okuluna… Toplumsal ve dünya barışı hakkında gösteri yapılmayacak ve de fikir beyan edilemeyecek…
Ve bu baskıların yapıldığı ülkeye, biz özgürlükler ülkesi diyeceğiz,öyle mi?
İsrail gibi bir terör örgütüne destek veren, tam 11 aydır soykırıma silah ve para yardımı yapan, bütün bunları protesto edilmesinden korkarak Üniversiteleri tel örgülerle hapishaneye çeviren ABD, insan hak ve hürriyetlerine saygılıymış öyle mi?
Başınızı kaldırın ve bir bakın Allah aşkına… Amerika’ya ve bunu savunanlara kargalar bile gülüyor ve hatta o kargalar İsrail bayrağını görüntülerde izleyeceğiniz gibi indiriveriyor…
Kuş kadar beyni olmayanlar da, hala Amerika’yı özgürlükler ülkesi olarak lanse etmeye çalışıyor…