Makale

AŞKA AĞIT

Yâ Rasûlallah, aciz, şaşkınım, yol bilemem

Bencileyin, ederim ar, aşkına gelemem

Nice âşıkların var, ümmetimsin dediğin

Cemalinle yüzüne bakıp, gülümsediğin

Dostlarıyın aşkı var iken benimki aşk mı?

Âşığın onlar iken bencileyin âşık mı?

Çöl susuzluğunda, bir yudum su dahi içmez

Yeter ki gül sen, serden geçer, aşkından geçmez

Sadıktır dostların ki candan geçecek kadar

Sıddîktir diye Kur’an, hem eder atf-ı nazar

Bunca gafletimle yok yüzüm sana varmaya

Cesaretim yok asla, gül yüzüne bakmaya

Lakin ben fakir, gönlüm durmaz, kanatsız uçar

Müştakınam yüreğim, kararsız candan geçer

Aşk yolcusuyum, yâre yönüm, mecnun misali

Çaresizim aşkımın, var mıdır ki visali?

Aşkına yüreğinde yer açmaktan aciz kul,

Yürekte yer almayan aşk, olur mu ki makul?

Sen ki kavurmuyorsa, yandığın aşkın hârı

Aşka böyle erilmez; coşsun gönülüyün nârı

Sen değil, ciğerin, hem yanan özün olmalı

Sönmez ki aşk, sönerse dahi közün olmalı

Kavrulup, savrulmalı küllerin, duman duman

Tâ ki “Ben” yitsin, hatta yok olsun özge cânan

Ben ki nefsine mağlup bir âşık, yanamayan

Gönlüne güç yetirip maşuka varamayan

Dışımda pusu kurmuş, İblis her an peşimde,

İçimde nefsim, bin bir ihanetle ensemde.

Umutlar deryasına, gönlüm yelken açmışken

Kavuşmak mümkün değil, fırsat ipi kaçmışken

Gaflet bırakmaz yakam, zikrimin yok tesiri

Cürmümle kara kalbim, ihtirasım esiri,

Ben acizim, nefsime gücüm yetiremedim

Gönlümün arzusuna, sözüm geçiremedim,

Yâ Rasûl, şefaat et, yol ver bana, geleyim

Ey Habib, tut elimi, ben de artık güleyim

Maşukum, ey sevgili sen Rasûl-i Kibriya;

Şaşkınım, engel sana varmama fani dünya;

Özüm kurak , iltifat edip tebessüm etsen

Şol nazarınla, çorak yüreğime su serpsen

Çatlamış dudaklara, nemi olsun gül yüzün

Kırılan umuduna em olsun, şu öksüzün

Lutfet âşık bendene ki ey Yâr, dilim sustu,

Sözüm bitti, tükendi kağıt, kalemim pustu

İşte bütün emelim, sevgiye mazhar olmak

Habib’in sevdikleri içinde yerim almak

Yüzüme bakıp, bana ümmetimdensin desin

“Ayak türabım” deyip, şefkatle gülümsesin,

İşte o zaman, olsun bütün varım târumar

Fedadır evim-barkım, dahi gönlüm bîkarar

Lakin benim maşukum, bana benden de âşık

Canımla mülküm feda, o aşkına karşılık

Habibim’e yangımdır, kulluğuma vesile

Mutlak aşka ulaşmak emelim, bu aşk ile

İşte ben bahtiyarım, maşukum böyle benim,

Ümidim var elbette, Mustafa’dır sevenim

MUSTAFA TOPAL 

MİRATHABER.COM -YOUTUBE-

 

 

Recent Posts

  • Genel

OSMANLI’DAN GÜNÜMÜZE BİTMEYEN BUHRAN: “KAHT-I RİCAL” VE LİYAKAT SANCISI

OSMANLI’DAN GÜNÜMÜZE BİTMEYEN BUHRAN: “KAHT-I RİCAL” VE LİYAKAT SANCISI Osmanlı İmparatorluğu’nun 18. yüzyıldan itibaren askeri,…

11 dakika ago
  • Gündem

BU KADAR MI ACIMASIZSIN EY İNSANOĞLU?

BU KADAR MI ACIMASIZSIN EY İNSANOĞLU? VİDEO YORUM Bir çocuk düşünün… Elindeki un çuvalı neredeyse…

13 dakika ago
  • Genel

MODERN DÜNYANIN GİZLİ MİMARİSİ: HAPİSHANENİN DOĞUŞU VE BEDENİN EVRİMİ

MODERN DÜNYANIN GİZLİ MİMARİSİ: HAPİSHANENİN DOĞUŞU VE BEDENİN EVRİMİ İnsanlık tarihi, suç ve ceza kavramları…

21 dakika ago
  • Genel

BATILILAŞMA SAVUNUCULARININ ÇELİŞKİLERİ (1)

BATILILAŞMA SAVUNUCULARININ ÇELİŞKİLERİ (1) Batılılaşma düşüncesi, modern dünyada bilim, özgürlük, demokrasi, çoğulculuk, insan hakları, laiklik,…

29 dakika ago
  • Genel

PKK’yı Kim Kurdu?

İhsan Zeydan’dan Ezber Bozan Soru: “PKK’yı Kim Kurdu? Lider Kadrosuna Bakıyorsun, Çoğu Türk!” Yüksekova’nın köklü…

39 dakika ago
  • Genel

Erzurum’da Toprak Donmadan Kışlık Mezarlar Hazırlanıyor!

Erzurum’da Toprak Donmadan Kışlık Mezarlar Hazırlanıyor Kış aylarında sıcaklığın sıfırın altında 35 dereceye kadar düştüğü…

46 dakika ago