
AVRUPA SAVAŞA MI HAZIRLANIYOR?
İkinci Dünya Savaşı’nın yıkıntıları üzerine inşa edilen ve onlarca yıl boyunca “ebedi barış” ile sosyo-ekonomik refahın simgesi olan Avrupa, bu günlerde tarihinin en keskin kırılma noktalarından birini yaşıyor. Ukrayna’daki savaşın uzaması, ABD iç politikasındaki izolasyonist rüzgarlar ve Doğu’dan yükselen güvenlik tehditleri; Kıta Avrupa’sını onlarca yıllık pasifist tutumunu terk etmeye ve hızlandırılmış bir “savaş ekonomisi” ile askeri yapılanma sürecine girmeye zorluyor. Uzun süredir devam eden Rusya- Ukrayna savaşı, büyük çaplı konvansiyonel savaşın Avrupa kıtasından tamamen uzak bir ihtimal olmadığını gösterdi. Bazı Avrupa ülkeleri, Rusya’nın gelecekte NATO topraklarını tehdit edebilecek kapasiteye ulaşabileceği varsayımı üzerinden kendi ordularının hazırlık seviyesini yükseltmeye çalışıyor.
Soğuk Savaş’ın sona ermesinden sonra Avrupa ülkelerinin önemli bölümü savunma harcamalarını azaltmış, ABD’nin NATO içindeki askeri gücüne büyük ölçüde güvenmişti. Avrupa uzun yıllar boyunca NATO’nun askeri yükünün önemli bölümünü ABD’nin taşımasına alışmıştı, ancak Washington’ın Avrupa güvenliğine gelecekte ne ölçüde kaynak ayıracağı konusunda oluşan belirsizlikler, Avrupa ülkelerini kendi askeri kapasitesini artırmaya zorladı.
Avrupa’da son yıllarda yaşanan askeri hareketlilik, savunma bütçelerindeki artış ve orduların yeniden yapılandırılması, artık yalnızca “savunma harcamaları artırılıyor” şeklinde açıklanabilecek bir gelişme olmaktan çıkmış durumda.
Gelişmeleri yakından takip edenler, “Avrupa savaşa mı hazırlanıyor, yoksa savaş ihtimalini ortadan kaldırmak için caydırıcılığını mı güçlendiriyor?” sorusunun cevabını arıyor.
Askeri stratejide güçlü bir savunma kapasitesine sahip olmak, çoğu zaman savaşın önlenmesinin de aracıdır. Çünkü karşı taraf, saldırının maliyetinin çok yüksek olduğunu düşünürse saldırı kararından vazgeçebilir. Avrupa’nın yeniden silahlanması, bir yandan Rusya’ya “saldırının maliyeti çok yüksek olacaktır” mesajı vermeyi amaçlıyor. Diğer yandan ABD’nin Avrupa güvenliğindeki rolünün geleceğine ilişkin belirsizliklere karşı Avrupa’nın kendi askeri kapasitesini oluşturma çabası anlamına geliyor. Avrupa doğrudan bir savaşı arzuladığı için değil; tam aksine, caydırıcılığını kaybettiği an savaşın kendi topraklarına sıçrayacağını anladığı için savaşa hazırlanmakta. Bu nedenle NATO üyesi Avrupa ülkelerinin birçoğu, savunma harcamalarının GSYİH’ye oranında %2’lik kritik eşiğini aşmış durumda. Almanya’nın ilan ettiği 100 milyar avroluk özel savunma fonu ve Polonya’nın bütçesinin %4’ten fazlasını askeri harcamalara ayırması bu nedene dayalı. Kimileri bunu Rusya tehdidi olarak değerlendirse de Avrupa’nın telaşlı hazırlığının arkasında yatan tek faktörün Rusya tehdidi olmadığı açık. Washington’daki siyasi dengelerin değişmesi ve ABD’nin stratejik odağını Asya-Pasifik bölgesine kaydırması, Avrupa’yı acı bir gerçekle yüzleştirmiş bulunmakta. Bu gelişmeler karşısında Avrupa; kendi savunma sanayiini entegre etme, mühimmat üretim kapasitesini katlama ve ABD bağımlılığını en aza indirmeye çalışmakta. Avrupa ülkeleri, uzun süre ihmal ettikleri savunma sanayisini yeniden stratejik sektör haline getiriyor. Savunma sanayisinin kapasitesi artırılıyor, mühimmat üretiminin yükseltilmesi tartışılıyor, askeri altyapı güçlendiriliyor, orduların personel ve teçhizat ihtiyaçları yeniden değerlendiriliyor.
Avrupa’daki hazırlıklar sadece savunma sanayi alanında veya kışlalarda yürütülmüyor, İsveç, Finlandiya ve Baltık ülkeleri başta olmak üzere birçok devlet, halkını olası bir kriz, elektrik kesintisi veya hibrit saldırı durumunda hayatta kalmaya hazırlayan rehberler yayımlamakta, sığınakları yenilemekte ve kritik altyapıların güvenliğini artırmakta. Polonya kendisini NATO’nun doğu kanadının en önemli askeri güçlerinden biri haline getirmeye çalışırken, Almanya da Avrupa’nın savunmasında daha büyük bir askeri rol üstlenmeye hazırlanıyor. Avrupa’nın doğusunda bulunan ülkeler ise Rusya’nın Ukrayna’daki savaşını kendi güvenlikleri açısından çok daha doğrudan bir tehdit olarak değerlendiriyor.
Üstelik Avrupa artık yalnızca klasik savaş ihtimalini tartışmıyor. Siber saldırılar, sabotajlar, enerji altyapısına yönelik tehditler, dezenformasyon ve insansız hava araçları gibi “hibrit savaş” unsurları da güvenlik gündeminin merkezine yerleşmiş durumda. Avrupa’da son dönemde Rusya bağlantılı olduğu öne sürülen sabotaj ve diğer hibrit tehditlere ilişkin endişelerin artması bunun göstergesi.
Avrupa’nın görüntüsü, “yarın savaşa girecek bir kıta”dan çok, “yarın savaş çıkarsa hazırlıksız yakalanmak istemeyen bir kıta” görüntüsünde olsa da Rusya Avrupa’nın silahlanmasını tehdit olarak görür, Avrupa Rusya’nın askeri kapasitesindeki artışı tehdit olarak değerlendirirse ortaya klasik bir güvenlik ikilemi çıkacağı açık.
Avrupa’nın yeniden silahlanması, bir yandan Rusya’ya “saldırının maliyeti çok yüksek olacaktır” mesajı vermeyi amaçlıyor. Diğer yandan ABD’nin Avrupa güvenliğindeki rolünün geleceğine ilişkin belirsizliklere karşı Avrupa’nın kendi askeri kapasitesini oluşturma çabası anlamına geliyor.
Avrupa bugün ikisini birden yapmaya çalışıyor. Ve önümüzdeki birkaç yıl, bunun gerçekten bir “Avrupa’nın savunma kapasitesini yeniden inşa etme dönemi” mi, yoksa yeni ve daha büyük bir Avrupa savaşının habercisi mi olduğunu gösterecek.
ADNAN ONAY / ULUSLARARASI SİYASET UZMANI
Yazarımız ‘Adnan Onay’ın’ DİĞER YAZILARINA ULAŞMAK İÇİN BURAYA ”TIKLAYINIZ”
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube
İslam Emirliği Yönetimi Şiilere Ait Merkezin Boşaltılmasını İstedi Afganistan İslam Emirliği yönetimi, Şii topluluğuna ait…
Mahfi Eğilmez, OVP tahminlerini önceki yıllara göre daha gerçekçi bulduğunu söyledi; ancak kur hedefi ile…
Milanı konuk eden Juventus puanı 90+2de kaptı hakkında son gelişmeler. Milanı konuk eden Juventus, maçı…
Trump'ın elçileri Moskova temaslarının ardından ilk kez Kiev'de hakkında son gelişmeler. Trump'ın elçileri, Moskova temaslarının…
Her gün 30 gram fazla tüketenler dikkat hakkında son gelişmeler. Besin tüketiminde aşırılık, sağlık açısından…
Amedspor, 2-0 geriye düştüğü maçtan puanla ayrıldı hakkında son gelişmeler. Amedspor, 2-0 geriye düştüğü bir…