
Azerbaycan’da okullardaki kıyafet düzenlemeleri yeni bir boyut kazandı. Öğrencilere yönelik düzenlemenin ardından, 6 Ekim 2026’da Bakanlar Kurulu tarafından öğretmenlerin kıyafetlerine ilişkin de yeni kurallar kabul edildi.
Laiklik gerekçesiyle getirilen düzenleme, öğretmenlerin kıyafetlerinin genel eğitim ilkelerine uygun olmasını öngörüyor. Kararda başörtüsü açıkça yasaklanmasa da düzenlemenin başörtülü öğretmenleri nasıl etkileyeceği tartışma konusu oldu.
Toplum TV’nin 8 Ekim tarihli haberinde, Bakü ve Sumgayıt’taki bazı okullarda başörtülü öğretmenlerden başlarını açmalarının veya istifa etmelerinin istendiği aktarıldı.
Öğrencilerden öğretmenlere uzanan bu süreç, Azerbaycan’da din ve vicdan özgürlüğü tartışmalarını yeniden gündeme taşırken, Türkiye’deki 28 Şubat sürecini hatırlatan gelişmeler olarak da değerlendiriliyor.
Azerbaycan’da Yeni Bir 28 Şubat mı Yaşanıyor?
Kardeşlik, Yanlışa Sessiz Kalmak Değildir!
Türkiye 28 Şubat’ı yaşadı. Başörtülü öğrencilerin okul kapılarında bırakıldığı, kadınların inançlarıyla meslekleri arasında tercihe zorlandığı günleri unutmadık. Şimdi Azerbaycan’da öğrencilerden sonra öğretmenlerin de kıyafetleri tartışma konusu. Peki, 28 Şubat tecrübesi olan Türkiye, kardeş bildiği Azerbaycan’a bu konuda bir söz söylemeyecek mi?
Kardeşlik, sadece aynı fotoğraf karesinde yer almak, birbirine “iki devlet, bir millet” demek değildir.
Kardeşlik, gerektiğinde kardeşinin yanlışını söyleyebilmektir. Hatta tabiri caizse, kardeşinin kulağını çekebilmektir!
Elbette mecazen…
Ama samimiyetle, iyiliğini isteyerek ve doğru bildiğini cesaretle dile getirerek.
Çünkü kardeşlik, yanlış karşısında susmak değil, yanlışı düzeltmeye çalışmaktır.
Türkiye, 28 Şubat sürecinde başörtülü öğrencilerin eğitim haklarından mahrum bırakıldığı, kadınların inançları nedeniyle mesleklerinden uzaklaştırılmak istendiği acı tecrübeler yaşadı.
Bugün Azerbaycan’da ise öğrencilerin kıyafetlerine ilişkin düzenlemelerin ardından, 6 Ekim 2026’da öğretmenlerin kıyafetlerine yönelik yeni kurallar kabul edildi. Kararda başörtüsü açıkça yasaklanmasa da bazı okullarda başörtülü öğretmenlerden başlarını açmalarının veya istifa etmelerinin istendiği haberleri gündeme geldi.
Şimdi soralım:
Türkiye kendi yaşadığı 28 Şubat mağduriyetlerini hatırlarken, Azerbaycan’daki bu gelişmelere karşı neden sesini yükseltmesin?
Türkiye ile Azerbaycan birbirini kardeş olarak görüyor. Ne güzel! Öyle de olması gerekiyor…
Ancak kardeşlik, yalnızca güzel günlerde hatırlanacak bir kavram değildir. Kardeş, gerektiğinde kardeşine “Burada yanlış yapıyorsun!” diyebilmelidir.
Bu, Azerbaycan‘a parmak sallamak değildir…
Bu, Azebaycan‘ın içişlerine karışmak hiç değildir…
Bu, 28 Şubat post modern darbe sürecinde, Türkiye’nin kaybettiği yılları hatırlayarak, dostça ve kardeşçe “siz bu yanlışı yapmayın” demektir.
Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan, 28 Şubat tecrübesini yaşamış bir ülkenin lideri olarak bu konuda Azerbaycanlı muhataplarına açık bir uyarıda bulunmalıdır.
Bu, kardeşliğe zarar vermek değil, kardeşliğin hakkını vermektir.
Bir öğretmenin başarısı başındaki örtüyle mi, yoksa bilgisiyle ve öğrencilerine kazandırdıklarıyla mı ölçülmelidir?
Bir kız çocuğunun eğitim hakkı, inancı gereği tercih ettiği kıyafete mi bağlanmalıdır?
Laiklik, farklı inançların bir arada yaşamasını güvence altına almak için mi vardır, yoksa dinî görünürlüğü ortadan kaldırmanın gerekçesi olarak mı kullanılacaktır?
Elbette okullarda kıyafet kuralları belirlenebilir. Ancak bu kuralların temel hak ve özgürlüklerle bağdaşması da gerekir.
Azerbaycan bizim kardeşimizdir. Tam da bu yüzden yaşananları konuşmalıyız.
Kimsenin egemenliğine müdahale edilsin demiyoruz. Kimseye düşmanlık da beslemiyoruz. İstediğimiz, kardeşlik hukukunun gereğinin yerine getirilmesidir.
Türkiye 28 Şubat’ta yaşananları unutmadıysa, başka bir ülkede benzer mağduriyetlerin yaşanmasına da duyarsız kalmamalıdır.
Kardeşlik, yanlışın üzerini örtmek değil, yanlışı düzeltmek için çaba göstermektir.
Ve son cümlemiz:
“Kardeşim, seni seviyoruz. Ama bu yaptığın doğru değil!”
İSLAMİ HABER “MİRAT”
BBC ve NPR Araştırması: Esad Rejimi’nin Kimyasal Silah Yöneticisi Lübnan’da Koruma Altında Uluslararası basında geniş…
ALİ RIZA DEMİRCAN’IN FAİZSİZ TÜRKİYE ÇAĞRISINA YANIT: TESPİTLER HAKLI, SİYASET HAZIR MI? Ali Rıza Demircan’ın…
Türkiye’nin En Güvenli Şehirleri Açıklandı: Adıyaman Zirvede Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine dayandırılarak hazırlanan güncel…
Yemen Çöllerine Asker mi Göndereceğiz? Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, dün kimi çevrelerin dile getirdiği başlıktaki…
GOETHE’NİN MÜSLÜMANLIĞI ÜZERİNE: GOETHE MÜSLÜMAN OLMADI, MASON OLARAK ÖLDÜ (2) Değerli Okuyucularım, Son yazımda (7…
Zekeriya Efiloğlu’ndan 4+4+4 Tartışması: “Kesintisiz Eğitimden Vazgeçilmeli” Eğitimci-yazar Zekeriya Efiloğlu, sosyal medyada paylaşılan videosunda 4+4+4…