Gündem

BERA BOYKOT

BERA BOYKOT

Bera kavramı, Allah’ın kitabında İbrahim Peygamber’in ayet-i kerimede belirttiği gibi, “Biz sizden ve sizin taptıklarınızdan beriyiz, uzağız” ifadesiyle açıklanır. Allah Teâlâ, İbrahim Peygamber’in bu sözünü hem ona söyletmiş hem de Kur’an’a ayet olarak dâhil etmiştir. Rabbimiz, İbrahim ve onunla beraber olanlarda bizim için güzel bir örneklik olduğunu buyurmuştur.

Onlar devamında, “Biz sizi ve Allah’tan başka taptıklarınızı reddettik” demişlerdir. Bu nedenle aralarında düşmanlık ve buğz başlamıştır. Çünkü “Biz sizi ve sizin din adına, devlet adına, din adamı veya devlet adamı olarak Allah’tan başka tapındıklarınızdan beriyiz ve onları reddettik” denildiğinde, Nebilere karşı klasik bir düşmanlık, buğz, kindarlık ve ötekileştirme suçu başlamıştır. Nefret suçu her zaman var olmuştur. Bütün küfürlerine rağmen Allah ve Resulü bu kâfirlere tahammül ederken, Allah’ın mülkünde maalesef küfredenler, hakikati örtenler, Allah’ın dinine ve Resullerine tahammül edememişlerdir. Bu yüzden “dinde zorlama yoktur” ilkesi geçerlidir.

Allah’ın Resulüne küfrü nasıl zorlayabilirsiniz? Allah’ın Resulleri ve onlarla beraber olmak isteyenler, eğer bu karartmadan ve batıldan uzak durmak istiyorlarsa, kimin haddine onları zorlamak? Dinde zorlama yoktur. Zaten İslam’da zorlama yoktur. Zorla güzellik olmaz. Yani Allah kimin imanına muhtaçtır? Herkes Allah’a imana muhtaçtır. Ama her şey tersine okunur. Allah ve Müslümanlar kimseyi zorlamaz ama batıl zorlar. Bu nedenle batıl dinin bu zorlaması İslami değildir, hakkaniyetli değildir, yanlıştır. “La ikrah” (zorlama yoktur) ilkesi, laiklik yokken bile vardı.

İlk inen surelerde İbrahim Peygamber’in bu örnekliğiyle ilgili başka ayetler yok mudur? Elbette vardır. İlk inen surelerde ve ayetlerde “siyabını temizle” (nefsini temizle), “not defterini temizle” (zihnini temizle) ifadeleri yer alır. Bu, beri olmak, put ve tağuttan hicret etmek anlamına gelir. Daha fiziksel bir hicret yokken bile bu kavramlar mevcuttu. Daha sonra şehir hicreti gündeme gelmiştir. Bir şehirde olmuyorsa başka bir şehre gidilir. Veya yine ilk inen surelerden biri olan ayetlerde, onlardan güzellikle hicret et, ayrıl denir. Fiziksel olarak, baktın ki “la kayt”, “laubali” bir durum var, fiziksel olarak da ayrıl. Yeri gelince şehrini değiştir.

Ancak hepsinden önce put ve tağutlardan hicret etmek esastır. İşte ilk surelerde de bu vardır. Ben zaten belirli konuları işliyorsam, onların öncelikli olup olmadıklarına bakarım. Öncelikli değilse onları zamana bırakırım. Şu anda bu önceliklidir. Bir taraftan hicri yılbaşı var. O fiziksel bir merhaledir. Ondan önce fikri, zihni hicret, yani not defterini temizlemek gelir. Bütün kirli, zihni, algı mühendisliklerini, kirlenmişlikleri temizlemek. Hadesten taharet, necasetten taharet. Önce hadesten, yani kirli düşüncelerden temizlenmek.

İşte bu bera, beri durma, kirlerden uzak durma ve kirliliği, kötülüğü reddetme, imanın temelidir. “La ilahe” (ilah yoktur) kısmıdır. Sonra “illallah” (ancak Allah vardır) gelir. Bakın, “tanımam tanrı, illa Allah.” Ezan’da o Allah’ı kaldırdılar. Ezan’da on bir defa geçen “tanımam tanrı” ifadesini ne yaptılar? “Tanrı uludur” yaptılar. Bunu hiçbir âlim dillendirmedi, hiçbir aydın da şu ana kadar. Birkaç senedir ben dillendiriyorum. Ezanı Türkçeleştirmekteki asıl problem buydu. “Yoktur ilah, yoktur tanrı, illa Allah.” Kur’an’da, Ezan’da on bir defa Allah ismi var. Sözde Türkçeleştirdiler. “Yoktur tanrı” ifadesini tam tersine çevirip on bir defa “tanrı uludur”a çevirdiler. Hangi tanrı? Asıl tehlike oydu. Bunu kimse anlamadı. Hep şekilde kaldılar, şekilde, şemalde. Bunlar ezanın sözde Türkçeleşmesi, aslen tuğyanileşmesidir.

Yakın zamanda tarihi bir vesika elime geçti. İngilizler ve Yunanlar, İstanbul’un başkentlikten çıkarılmasını istediler. Padişah bunu kabul etmedi ama paşalar kabul etti. İstanbul başkentlikten çıktıktan sonra, İstanbul’u terk etmek için ne istediler, dayattılar? Alfabe değişecek. Kur’an alfabesi yerine Yunan alfabesi. Efendim, takvim değişecek. Hicri takvim yerine Roma takvimi. Cuma tatili yerine pazar tatili, pazar bayramı. Ve pazar iş yerine pazarı boşalt, cuma iş koy. Güneş tanrısının bayram günü “Sunday”e saygı duy. Allah’la, Rabbi’yle randevusunu da üstüne iş koy. Bunu dayatıyorlar. Ve bu şartla İngilizler çekiliyor. Buna direnenleri de yakapaça götürüyorlar. Kabul edenler iktidarı elde ediyor. O şekilde görünüyor. Harfin Kur’an’dan Yunancaya tebdili, Cuma ile pazar dönüşümü aslında bizim utancımızdır, yüz karamızdır. Biz böyle Allah’ın huzuruna gidersek, “Senin bayram gününde değil, senin bayram gününde çalıştık, ayırabilenler öyle göstermelik bir vakit ayırdı, pazar günü bayram ettik, tatil ettik, yattık, kalktık, benzeştik” dersek. Bu bile bir ülkeye, Allah’ın kullarına yüz karası olarak yeter. Öyle mi? Öyle.

Ve put ve tağuttan hicret. Putlar deyince en basitinden yine Necm Suresi’nde Lat, Menat, Uzza, Hubel. Uzza, azizler, din adamları. Hubel, devlet adamı, büstü, heykeli. Bunlardan beri olmak. İbrahim Peygamber’in kızdığı babası neydi? Heykel yapıcıydı, heykel yapıyordu. Nemrut’un heykelleri, işte başkalarının heykelleri. Muhammed Peygamber zamanında Lat, Menat, Uzza, Hubel. Heykeller, büstler, şunlar, bunlar. Onların ağzına bakmak. “Allah ne buyurdu” değil, “onlar ne buyurdu.” Allah’ın dini milliyetçiliği değil, onların dini milliyetçiliği. Uzza, azizler, din adamları veya devlet adamları. Ne fark eder? Ve daha da tehlikelisi, müşrikler bununla Allah’ı Kâbe’de bir tutuyordu. Müşriklerin bir üstünlüğü var: En büyük ilahları Allah’tı. Diğer ilahları da vardı, üç yüz altmış tane. Yeni müşrikler Allah’ı inkâr eder, katıksız kâfirdir.

İbrahim Peygamber’in beri durduğu özellik neydi? Mesela şeytani anlayış. Kendi anlayışını ortaya koyup ilahi hükmü yok saymak. Bu, şeytanın Âdem’e secde etmemesiyle, yani Allah’ın Âdem’i yaratmasına secdesizliğiyle başlayan bir küstahlık sürecidir. Daha sonra Satanizm, sonra Siyonizm. Ve bu Fransa’da laiklik olarak tecelli etti: Siyonist laiklik. Ve bütün dünyaya bu oradan sirayet etti. Ne demek? Allah’ı karıştırmamak. Dolayısıyla devletini de, dinini de, hafta tatilini de, takvimini de, harfini de, yasasını da, kanununu da, anayasanı da kim belirleyecek? Çapsız insanlar. Böyle insanlardan yetki çalan, Allah’tan yetki çalan, işte onlar öldükten sonra da bir şekilde tapınılmaya devam edilmesi putlaştırma oluyor. Hayattakiler de tağut oluyor. Bundan beri durmak gerekir. İbrahim Aleyhisselam başta babasına karşı ve o günkü Nemrut’a karşı ve o günkü Firavun’a karşı bütün müstekbirlere karşı tek başına bir orduydu. Benim atam İbrahim Aleyhisselam’dır. Bu yüzden.

Ve o böyle bir ayet-i kerime. Allah onun sözünü ona söyletti ve o sözü de bize ayet yaptı. İlkesel olarak bu sıkıntılardan beri durmak imani bir tutumdur. Bunun aksi imanı bozar. Bu imani bir gerekliliktir. İman varsa bütün bu kirliliklerden uzak durmak, bera durmak, beri olmak, uzak olmak ilkesel bir prensiptir. Kısaca.

Belki bugün güncel olan bunun mali boyutuyla da boykottur. Mali boyutuyla bera boykot. Çok tali bir konu ama, o bile şu anda biz onu bile Batı’dan bulduk. Hâlbuki Kur’an’da zaten vardı. İslam’da zaten vardı, şumullusu. Daha şumullu ve adil olanı vardı. Ama boykot diye böyle bir işte kırpılmış, yolunmuş kuş gibi bize sunuldu. Bari onu boykot. İşte bakın burada başta dolar. Yani kazancını kötülüğe harcayan hiçbir kurumdan, hiçbir ticari müesseseden alışveriş etmemek. Çünkü bu ucuz da olsa, kaliteli de olsa pahalıdır ve kalitesizdir. Niye? Hemen anlık bakmayacaksın, “şu anda ucuz aldım, ne olacak ki?” Yarın o haksız rekabet de sana pahalandıracaktır. Niye? Çünkü rakibini sahadan silecektir. İşte böyle oluşturuldu tekelleşmeler. Haksız rekabet, Siyonist rekabet, riba ve şirketleri ve devletleri sömürgeye, haraca bağlamak ve bütün palazlanan şirketleri de haksız rekabette alaşağı etmek veya satın almak. Dolayısıyla dikkat edin. Ve ucuz bile olsa uzun vadede sana neye mal oluyor? Tekelleşmeye mi sebep oluyor? Veya o verdiğin para ucuz bile olsa sana bomba olarak mı dönüyor? Fitne fesat olarak mı dönüyor? Savaş olarak mı dönüyor? Başına evini mi yıkıyor? Ülkeni mi yıkıyor? Bugün o ülkeyi, yarın bu ülkeyi, seni… Peki bunun faturasını niye oraya katmıyorsun? Bu da onun faturası. O zaman ucuz mu? Neresi ucuz? Peki kaliteli mi? Oradan çıkan ne oldu? Alıyorsun sonra onu sana silah olarak kullanıyor. Çağrı cihazıyla bile patlatıyor, seni öldürüyor. Paranla, senin paranla. Dolayısıyla tümüyle bunu boykot.

Şu anda dolar tamamen Siyonizm’e çalışıyor. Boykot, boykot. Bakın bu bir de ahiret faturası var. Gecikmiş fatura. Bazı şeyler alırsınız. Birkaç ay sonra, birkaç yıl sonra, yani “karamanın koyunu sonra çıkar oyunu.” Burada bakıyorsun daha büyük faturalar. Hem dünya planında sana bomba olarak, savaş olarak geliyor. Daha da ahiret planında. Ahirette ne olacak bunlar? O zaman daha büyük faturalar, daha şişik faturalar. Bunun ucuz olması mümkün mü? Bu ticaret kârlı mı? Bu akıllı bir ticaret mi? Dünya gözüyle siz söyleyin. Dünya gözüyle kârlı bir ticaret mi? Ahiret gözüyle?

Öyleyse boykot. Öyleyse bera. Dolayısıyla örneğimiz İbrahim Peygamber’in izinde biz de diyoruz ki: “Sizden, sizin taptıklarınızdan beriyiz.” Din adamı veya devlet adamı değil, ancak Allah’a tek olarak inanana kadar. Din adamını karıştırmayarak veya devlet adamını karıştırmayarak tek olarak Allah’a iman edene kadar biz sizden ve taptıklarınızdan ve ticaretinizden beriyiz.

Rabbii Dr. Mehmet Arslan
Rabbiyat Araştırma Merkezi
Rabbiyatçı Akademisyen, Yazar

 

Recent Posts

  • Genel

Başantrenör Santarelli: Biz, şu an önümüzdeki sürece odaklıyız

Başantrenör Santarelli: Biz, şu an önümüzdeki sürece odaklıyız. Şampiyonluğa odaklıyız hakkında son gelişmeler. Başantrenör Santarelli,…

32 dakika ago
  • Genel

BM: Yemen’in Taiz ilinde çatışmalar nedeniyle son iki günde 1790 aile yerinden edildi

Yemen'in Taiz ilinde çatışmalar nedeniyle 1790 aile yerinden edildi. BM, bu durumun insani krizleri derinleştirdiğini…

33 dakika ago
  • Genel

İran basını: ABD Basra Körfezindeki Hark Adası açıklarında İrana ait petrol tankerine saldırdı

İran basını: ABD Basra Körfezindeki Hark Adası açıklarında İrana ait petrol tankerine saldırdı hakkında son…

33 dakika ago
  • Genel

Nepaldeki selde hayatını kaybedenlerin sayısı 1342’ye çıktı

Nepaldeki selde hayatını kaybedenlerin sayısı 1342ye çıktı hakkında son gelişmeler. Nepal'deki sel felaketi sonucu hayatını…

33 dakika ago
  • Genel

Ziraat Türkiye Kupasında 1. eleme turu maçlarının programı belli oldu

Ziraat Türkiye Kupasında 1. eleme turu maçlarının programı belli oldu. Takımlar, 2023-2024 sezonu için sahaya…

55 dakika ago
  • Genel

Yunanistan’ın Attika ve Etoloakarnania Bölgelerinde Yangın Çıktı

Yunanistan'ın Attika ve Etoloakarnania bölgelerinde yangın çıktı hakkında son gelişmeler. Yunanistan'ın Attika ve Etoloakarnania bölgelerinde…

57 dakika ago