
Siyaset tarihi, sadece kazanılan zaferlerin değil, perde arkasında dönen gizli pazarlıkların ve maskeli oyunların da tarihidir.
Bu toprakların gördüğü en büyük tehlikelerden biri,
Osmanlı Devleti’nin yıkılış ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş sürecinde görülen o gün bugündür de devam eden ‘takiyye siyasetidir.’
Geçmişe şöyle bir dönüp baktığımızda, bu sinsi anlayışın faturasını ne kadar ağır ödediğimizi çok net görebiliyoruz. Bir zamanlar mensubu olmakla şeref duyduğumuz o koca cihan devletini, kendi hırsları ve gizli ajandaları uğruna “vahşet medeniyeti” diye tabir edebileceğimiz küresel odaklara peşkeş çekenler, hep aynı maskenin arkasına saklanmışlardı. İnandığı gibi görünmeyen, göründüğü gibi yaşamayan bu zihniyet, bu aziz milleti ve onun güçlü devletini küresel deccal düzeninin masasına bir meze gibi sürmekten zerre kadar pişmanlık duymadı.
Tam her şeyin bittiği, umutların tükendiği sanılan o kritik eşikte sahneye bir irade çıktı. Recep Tayyip Erdoğan, adeta küllerinden yeniden doğan bir devlet refleksini harekete geçirerek, bu ülkeyi o karanlık masanın esiri olmaktan canhıraş bir mücadeleyle kurtardı. Devleti yeniden millî eksenine oturtmak, küresel vesayet odaklarının pençesinden çekip almak kolay olmadı; bunun arkasında büyük bir bedel, büyük bir dirayet var.
Ancak siyasette uzun sayılabilecek, bir ömre bedel yirmibeş yılık tek başına iktidar olunmasına rağmen tehlike geçmiş mi? Maalesef hayır.
Bugün arkamıza yaslanıp “nasıl olsa kurtulduk” diyebileceğimiz bir lükse sahip değiliz. Çünkü pusuda bekleyenler, ilk fırsatta yine aynı tanıdık silahı kuşanmaya hazırlar. Ellerine en ufak bir fırsat, en küçük bir yetki geçtiği takdirde; o eski, karanlık takiyye siyasetini yeniden tedavüle sokacaklarından şüpheniz olmasın. İlmek ilmek örülen, binbir emekle ayağa kaldırılan bu devleti, kendi şahsi heva ve heveslerine, geçici siyasi hırslarına heba etmekten çekinmeyeceklerdir.
Tarih, tekerrürden ibaret olmasın diye hafızayı diri tutmak şart. Maskelerin arkasındaki gerçek yüzleri görmek, bu ülkenin geleceğine borcumuzdur. Çünkü devlet, heveslerin tatmin edileceği bir oyun alanı değil; nesillerin emanetidir.
Dışişleri Bakanı Fidan, Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ile bir araya geldi hakkında son gelişmeler. Dışişleri…
Dışişleri Bakanı Fidan, Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ile bir araya geldi hakkında son gelişmeler. Dışişleri…
Christopher Nolan'ın Odyssey filmi yarın vizyona girecek hakkında son gelişmeler. Christopher Nolan'ın merakla beklenen Odyssey…
Japonya Savunma Bakanı Koizumiden İstanbulda uskumru sandviç paylaşımı hakkında son gelişmeler. Japonya Savunma Bakanı Koizumi,…
Elazığda 4 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Depremin yerel etkileri ve güvenlik önlemleri hakkında bilgilere buradan…
Trump'ın altyapıya saldırı tehdidinin ardından ABD ordusu İranda 2 köprüyü vurdu. Bu gelişme, bölgedeki gerilimi…
View Comments
ebu leheb şaire bir kese altın veriyor. Kendisini şiir ile metheden şaire.
ebu lehebin iki eli kurusun kurudu da. Odun taşıyıcısı karısıyla ateş çukurunda.
riba haram. put dikili taş, kumar, şans okları ricsun.
kumar milli, şans okları çarkıfelek, heykel aleni olarak günah isleniyor. Hem de övgülerlerle. Bu vaka sıkıntılı. Allah Celle Celal'in şahitliği yeter, hüküm de Allah'ın dır. Hükmünde ortak tanımaz. Hesap görücü olarak Allah yeter. Seriul Hisab Allah.