
Her bir Müslüman’ın namaz kılmak ve oruç tutmak gibi farz görevlerinden biri de gücü ölçüsünde insanları hayırlara, özellikle de İslam’ın iman esasları ve hayat kurallarına çağırmak, İslam Dini’nin ve ortak aklın çirkin/zararlı bulduklarından da sakındırmaktır. (Al-i İmran 104)
Bu görevin yapılmaması kişiyi günahkâr kılar, Peygamberimizin açıklamasına göre kul hakkı da oluşturabilir. (Tirmizi Hn. 2737)
İnsanlar Rabbimizin huzurunda sorgulanırken çevrelerindeki bilgili insanların kendilerine çağrıda bulunmamalarından şikâyette bulunabilirler. Onlar şikâyetçi olmasalar da Rabbimiz sorgulayacaktır. (Maide 63)
Bir hatıramızın ışığında konuya açıklık getirelim:
1985 yılının ikinci yarısıydı. Ankara Üniversitesi’nde misafir öğretim üyesi olarak bulunan ilim kadını Barbara, bir kitabevi aracılığıyla “İslâm’da Kadın” konusunda benimle bir röportaj yapmak için randevu istedi. Randevu vermem üzerine bir mütercimle birlikte Emirgan’daki evime geldi.
İhlaslı bir günümdeydim. Kadın konusunda pek çok soru sordu. Sabırla cevap verdim. Barbara, birden konuyu değiştirdi ve İsrail hakkında sorular sormaya başladı.
Roger Garaudy’nin Siyonizm Dosyası isimli kitabını yeni okumuştum. Beklemediği ve orijinal bulduğu cevaplar verdim. Bu defa, bir sıçrama daha yaptı ve “Amerika’yı nasıl buluyorsunuz?”, diye bir soru yöneltti. Amerika büyük bir devlettir, dedim ve şu açıklamayı yaptım:
– 1979 İran Devriminden sonra Amerika’nın Türkiye’ye ilgisi arttı. Türkiye’de İran benzeri bir devrim olur mu, merakı içindeler. Yıllar sonra bir ihtimal Türkiye’de yaşanabilecek gelişmelere karşı, politika belirlemek amacıyla Ali Rıza Demircan’ın ne düşündüğünü bile öğrenmek isteyen Amerika, elbette büyük bir devlettir. Devamla da öyle dedim:
– Sayın Barbara, siz bir CIA ajanısınız, amacınız kadın konusunu araştırmak değil. Mademki evime kadar geldiniz, ben de size önemli bir bilgi vereyim ve bir de çağrıda bulunayım:
Hepimiz Allah’ın huzurunda yargılanacağız. Siz de yargılanırken “Rabbim! Ben Ali Rıza Demircan’ın evine kadar gittim ama o bana İslâm’ı tebliğ etmedi,” diyerek benden şikâyetçi ve davacı olacaksınız. Bu sebeple size çağrıda bulunuyorum:
– Gelin, Müslüman olun ve ebedi hayatınızın mutluluğu için, olmazsa olmaz ilk büyük adımı atın.
Barbara da bir süre sessiz kalakaldı. Ne derece etkilendi bilemem, ama ayrılırlarken genç mütercim “Sizinle tanışmaktan son derece mutluyum.” diyerek beni öylesine bir muhabbetle kucakladı ki sıcaklığını hâlâ hissederim.
Ülkemizin en çok tıklanan önde gelen haber sitelerinden birinin sahipleri olan kardeşler imanlı ve kadınları tesettürlü. Ama yaptıkları haberciliğin, inandıklarını söyledikleri iman ve ahlak değerleri ile ilişkisi yok. Bir diğer anlatımla kardeşlerin kadınları tesettürlü ama işleri yarı çıplak. Bu haber sitesini inceleyecek insanların, haberlerinden hareketle:
a) Sahipleri ve yöneticilerinin İslam ile bağlantılarını kuramazlar,
b) Haberlerin sunuluş ve yorumlanışında ahlaki bir amaç bulamazlar,
c) Erotik resimli bolca haberleri görebilirler,
d) Flört, zina, eşcinsellik, cinayet ve uyuşturucu benzeri haberlerde tarafsız veya özendirici bir dille karşılaşabilirler.
Allah’a ve âhiret hayatına, sorgulamaya, Cennet ve Cehennem’e inanan insanların böylesi bir haberciliğe imza atmaları çılgınlıktır. Çünkü böylesi habercilik milyonlarca insanın inançları ve ahlakî değerleri ile oynamak ve onları Hak çizgiden saptırmaktır.
Bu kardeşlerle ilişki kurabilen ve onlardan saygı gören bir Müslüman olarak ilgisiz kalmam mümkün değildi. Kendilerini zaman zaman uyarmasam, Rabbimin huzurunda niçin uyarılmadıkları hususunda beni de suçlayacaklarını bildiğim ve inandığım için uyarılarımı yapıyorum, son uyarım da şöyle oldu:
Kardeşlerim! Benim gölgemde büyüyen ve bir yerlere gelen bir yetkili, kendini kanıtlamak için yıllarca benimle aynı kareyi paylaşmadı. Siz kendinizi hangi kimlikle ve kimlere karşı kanıtlamak istiyorsunuz?
Size ne oluyor da hizmet şöyle dursun, İslam ile hiçbir ilginiz olmadığını kanıtlarcasına yayın yapıyorsunuz. Siz ölüm ötesi hayatınızda Rabbimizin huzurunda sorgulanacağınızı hiç düşünmüyor musunuz?
Ben sizinle alakalı nasıl adil şahitlik edeceğim? Biliyorum, yarın ilahî huzurda benden, bizi uyarmadı diye şikâyetçi olacaksınız… Ama bunun size bir faydası olmayacak. Çünkü ben bu satırlarımla kendimi savunacağım.
Ben para, şan ve şöhret kazanmış hayat adamı bir kişiyim. Biliniz ki bunların hiçbirisi kalıcı değil. Allah size büyük bir imkân verdi. Ömrünüz de her an veya yakın bir gelecekte bitebilir. Cennetler bizi bekliyorken neden Cehennemî bir yol izliyoruz. Kaldı ki Hak çizgide yaşamak ve yayın yapmak dünyalığa da engel değildir. Allah’ın kulluk denemesi gereği vereceğini hiçbir güç de engelleyemez.
Sizler mümin insanlarsınız ve öğüt müminlere fayda sağlayacağı için yazıyorum. (Zariyat 55)
Nasihatçileri sevmeyenlerden değil sevenlerden olacağınızı ümit ediyorum. (Araf 79)
Bu yazımızı okuyan bilgili ve bilinçli okuyucularımızın da İslamî çizgide bizi uyarma görevleri olduğunu bilmeleri ve uygulamalarını isteriz. (Tevbe 71) Hamdolsun yayıncılığımızı kulluğumuzun gereği görüyoruz. Ama istemeyerek hata edebiliriz.
Unutmayalım, Peygamberler dahil hepimiz sorgulanacağız. (Araf 6)
KÂBE’Yİ TEK BAŞINA TAVAF EDEN KADININ HİKÂYESİ Koronavirüs salgınının en şiddetli günlerinde, Harem-i Şerif tavaf…
OLMERT’TEN NETANYAHU’YA SERT SÖZLER: “Asıl tehdit İsrail’in içinde” Eski İsrail Başbakanı Ehud Olmert, Netanyahu hükümetini…
Mustafa Çiftçi: TÜRKPOL’un Kurulmasını Teklif Ettim İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Türk Devletleri Teşkilatı bünyesinde Interpol…
ABD’li emekli Albay Douglas Macgregor: Mekke Savunma Paktı, İran’a karşı değil ‘Büyük İsrail Projesi’ne cevap…
Veladeti Anısına 3 ANA ÇOCUĞUNU ATEŞE ATAMAZ ALLAH NASIL ATACAK? Sabah namazlarını genelde Emirgan Camii'nde…
Husiler Babülmendep Boğazı’nı Tamamen Kontrol Altına Aldı: Perim Adası ve Dhubab Düştü Yemen’de Ensarullah Hareketi…