Makale

DİN NEDİR NE DEĞİLDİR?

DİN NEDİR NE DEĞİLDİR?
Din konuşulurken çoğu zaman teori yapılır; kavramlar havada dolaşır ama hayata değmez. Oysa İslam’da din, önce yaşanmış, sonra anlatılmıştır. Bu yüzden dinin ne olduğunu anlamak isteyen biri için en sahici örnek, Hz. Peygamber’in Mekke ve Medine’de kurduğu hayat düzenidir. Çünkü orada din, ne slogan ne de soyut bir ideal olarak kalmıştır; toplum inşa eden bir gerçekliğe dönüşmüştür.
Bugün Türkiye’de din etrafında yaşanan kafa karışıklıklarını anlamak için Mekke ve Medine tecrübesine bakmak yeterlidir. Çünkü orada dinin ne olmadığı, en az ne olduğu kadar nettir.
Mekke: Din, güç değil hakikattir
Mekke dönemi, dinin iktidarsız olduğu bir zamandır. Müslümanlar azdır, güçsüzdür, dışlanmıştır. Buna rağmen Hz. Peygamber, dini hiçbir zaman bir pazarlık konusu yapmamıştır. Kureyş’in teklifleri nettir: “Bir yıl sen bizim ilahlarımıza saygı duy, bir yıl biz seninkine.” Bu teklif, dinin uzlaşma malzemesi yapılmasıdır.
Cevap Kur’an’la gelir:
“De ki: Ey inkârcılar! Sizin taptıklarınıza tapmam…” (Kâfirûn Suresi)
Bu sure, dinin ne olmadığını açıkça gösterir: Din, çoğunluğa uymak değildir. Din, güçle uzlaşmak değildir. Din, toplumun baskısına göre şekil almak değildir.
Mekke’de din;
– Mazlumun yanında durmaktır,
– Köleyle efendiyi aynı safta buluşturmaktır,
– Mal, soy ve statü üstünlüğünü reddetmektir.
Bilal’in işkence altında “Ehad” demesi, dinin bir kimlik değil; bir duruş olduğunu gösterir. O gün din, hiçbir kanun yazmıyordu ama vicdanları sarsıyordu. Çünkü din, önce insanın iç dünyasını özgürleştiriyordu.
Bugün Türkiye’de din, güçlü olanla yan yana durduğunda; haksızlık karşısında sessiz kaldığında; eleştiriyi “fitne” diye bastırdığında, Mekke’deki din çizgisinden uzaklaşmış olur.
Mekke’de din, korku üretmedi; bilinç üretti
Mekke’de Müslümanlar sürekli tehdit altındaydı. Buna rağmen Hz. Peygamber, dini korku diliyle anlatmadı. İnsanlara cehennemi anlatırken bile, adaleti, merhameti ve sorumluluğu merkeze aldı.
Kur’an, Mekke ayetlerinde sürekli şu soruyu sordurur:
– İnsan neden yaşıyor?
– Güç kimde olmalı?
– Mal kimin hakkı?
Bu sorular, bireyin psikolojisini yeniden inşa ediyordu. Mekke’de din, insanı edilgenleştirmedi; aksine özgürleştirdi. Putlardan kurtulan insan, başkasının tahakkümünden de kurtuluyordu.
Bugün din, bireyi korkutarak susturuyorsa; sorgulamayı günah gibi sunuyorsa; itaat üretip sorumluluğu bastırıyorsa, Mekke’de inen Kur’an’ın ruhuyla bağını koparmış demektir.
Medine: Din, düzen kurar ama zulme dönüşmez
Medine dönemi, dinin toplumsal hayata yön verdiği bir aşamadır. Artık Müslümanlar yalnızca inanç topluluğu değil; bir toplumdur. Ancak burada çok önemli bir çizgi vardır: Din, gücü ele geçirince değişmemiştir.
Hz. Peygamber Medine’ye geldiğinde ilk iş olarak bir toplum sözleşmesi yaptı. Müslümanlar, Yahudiler ve diğer gruplar aynı metinde buluştu. Bu belge, dinin ne olmadığını açıkça gösterir: Din, farklı olana yaşam hakkı tanımayan bir tahakküm değildir.
Medine’de din;
– Hukuku şahsa göre işletmedi,
– Yakınlığa göre adalet dağıtmadı,
– “Bizden” olana ayrıcalık tanımadı.
Hz. Peygamber, kendi aleyhine hüküm verildiğinde bile adaleti ayakta tuttu. Kızına bile ayrıcalık tanımayacağını açıkça söyledi. Bu, dinin iktidarla imtihanıdır.
Bugün Türkiye’de din, yöneticiyi eleştiriden muaf tutuyorsa; adalet talebini “itaatsizlik” diye damgalıyorsa; Medine’de kurulan din anlayışıyla bağını kaybetmiştir.
Medine’de din, ahlakı merkeze aldı
Medine’de ibadetler düzenli hâle geldi ama ahlak geri plana itilmedi. Namaz, oruç, zekât; hepsi toplumsal dengeyi gözeten bir çerçeveye oturdu. Zekât, sadece bireysel arınma değil; yoksulluğun azaltılması içindi.
Kur’an bu dönemde açık konuşur:
“Yetimi itip kakmayı din yalanlamakla ilişkilendirir.”
Bu ayet, ibadetle toplumsal sorumluluğu ayıran anlayışı reddeder. Medine’de din, camiyle çarşıyı birbirinden koparmadı.
Bugün Türkiye’de ibadet görünür olduğu hâlde, kul hakkı sıradanlaşmışsa; yoksulluk kanıksanmışsa; emanet duygusu zayıflamışsa, bu Medine tecrübesinin terk edildiğini gösterir.
Mekke ve Medine birlikte okunmadan din anlaşılmaz
Mekke’siz bir Medine, baskıya dönüşür.
Medine’siz bir Mekke, hayattan kopar.
Mekke, dinin vicdanını; Medine, dinin düzenini öğretir. Biri olmadan diğeri eksik kalır. Hz. Peygamber’in örnekliği, dinin hem bireyi hem toplumu dönüştüren bir yol olduğunu gösterir.
Son söz: Türkiye için ders nettir
Türkiye’de din;
– Mekke gibi haksızlık karşısında söz söylemiyorsa,
– Medine gibi adalet üretemiyorsa,
– Gücü ele geçirince değişiyorsa,
– Mazlumu ayağa kaldırmıyorsa
orada ciddi bir sorun vardır.
Sorun dinin kendisi değildir. Sorun, Mekke’de inen hakikatle Medine’de kurulan adalet arasındaki bağın koparılmasıdır.
Hz. Peygamber’in hayatı bize şunu öğretir:
Din, önce insanı özgürleştirir; sonra toplumu düzenler.
Önce vicdanı ayağa kaldırır; sonra hukuku inşa eder.
Bugün Türkiye’nin ihtiyacı olan şey, yeni bir din değil; Mekke’nin cesaretini ve Medine’nin adaletini birlikte hatırlamaktır.
İslam BAŞARAN
İSLAMİ HABER “MİRAT”

View Comments

  • Bu "Din nedir?" sorusuna zcizane iki kural eklemek istiyorum...Din, göründüğü gibi olmak, olduğun gibi görünmektir. Yaapmadığı-yapmadığı şeyleri başkalarına anlatmamaktır !

Recent Posts

  • Gündem

Avrupa Sokaklarında Öfke: Siyonist Etki İhtimali Göz Ardı Edilebilir mi?

Avrupa Sokaklarında Öfke: Kendiliğinden mi, Yönlendirilen Bir Dalga mı? Avrupa'nın farklı ülkelerinde yükselen toplumsal tepkiler,…

5 saat ago
  • Gündem

“Bize Nasıl Kıydınız?”: İnanç, Vicdan ve Haksızlık Üzerine Bir Sinema Hafızası

“Bize Nasıl Kıydınız?”: İnanç, Vicdan ve Haksızlık Üzerine Bir Sinema Hafızası Emine Şenlikoğlu’nun eserinden sinemaya…

5 saat ago
  • Genel

Türkiye Mekke Anlaşması ile Neyi Hedefliyor?

Türkiye Mekke Anlaşması ile Neyi Hedefliyor? MAKALENİN SESLİ ANLATIMI Mekke Anlaşması'nı Türkiye'nin milli çıkarları açısından…

11 saat ago
  • Genel

Türkiye’nin Petrol Üretimi Arttı!

Türkiye’nin Petrol Üretiminde Güçlü Adım Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin enerji üretimine ilişkin sevindirici gelişmeleri…

13 saat ago
  • Genel

Libya’dan Yunanistan’a Eleştiri

Libya’dan Yunanistan’a Eleştiri: Hakkından Fazlasını İstiyor Libya Başkanlık Konseyi Başkan Yardımcısı Musa el-Koni, Yunanistan’ın deniz…

15 saat ago
  • Genel

İsrail’i Protesto Ederken Saldırıya Uğradı

Kemal Sağlam’dan Adalet Çağrısı: “Biz Adalet Arıyoruz!” Rize’de “Kahrolsun İsrail” sloganı attıktan sonra darbedilen Dr.…

15 saat ago