
Doğanın Ustası: Yaban Arısı ve Yaratıcının Hikmeti
Yaban arısı, ilk bakışta sıradan bir canlı gibi görünür. Fakat dikkatle bakıldığında, her hareketinde bir ilahi ölçü gizlidir. Rabbimizin Kur’an’da buyurduğu gibi:
“Yeryüzünde yürüyen hiçbir canlı yoktur ki, rızkı Allah’a ait olmasın.” (Hûd, 6)
Yaban arısının hayat döngüsünde görülen her ayrıntı —yuvasının inşası, yavrusuna hazırladığı rızık, doğaya kattığı denge— Yüce Allah’ın kudretinin bir tecellisidir.
Bu küçük canlı, toprağın en basit malzemesiyle mükemmel bir yuva yapar. Çamuru, Allah’ın verdiği içgüdüyle taşır, yoğurur, biçimlendirir. Ne mühendislik okumuştur, ne elinde ölçü aleti vardır.
Ama her şeyi bir plan dâhilinde yapar. Çünkü o planın sahibi, “Her şeyi bir ölçü ile yaratan Allah’tır.” (Kamer, 49)
Yaban arısı, bu ayetin canlı bir delilidir. Bir damla çamurdan yaşam kurar, Rabbinden aldığı ilhamla yavrusuna sığınak yapar…
Yaban arısı, yavrusu için avını öldürmeden felç eder. Çünkü yavru, canlı bir besine muhtaçtır. Bu davranış, “tesadüf”le açıklanamayacak kadar bilinçli bir düzenin parçasıdır.
Her bir türün kendi görevini eksiksiz yerine getirmesi, Allah’ın yarattığı “küllî nizam”ın bir yansımasıdır.
Kur’an’da şöyle buyrulur:
“Yedi göğü ve yerden de onların benzerini yaratan O’dur. Emir onların arasından iner ki, Allah’ın her şeye güç yetirdiğini ve ilim bakımından her şeyi kuşattığını bilesiniz.” (Talak, 12)
Yaban arısı, yalnızca kendi soyunu sürdürmez; aynı zamanda bitkilerin döllenmesine, zararlı böceklerin azalmasına vesile olur. Bu da Rabbimizin yarattığı ekolojik dengenin bir parçasıdır.
Hiçbir varlık boşuna yaratılmamıştır. Her canlı, ilahi bir görevin halkasıdır. Yaban arısı da o zincirin sessiz ama güçlü halkalarından biridir.
Bir duvar köşesinde, çamurdan yapılmış minicik bir yuva gördüğümüzde, aslında karşımızda bir sanat eseri vardır. O sanatın ustası yaban arısı değildir; o sadece ilahi sanatın bir aracıdır.
Her çamur tanesi, Allah’ın kudretini hatırlatır; her yavru, rahmetin bir nişanesidir.
“Yeryüzünde nice deliller vardır; ama onlar yüz çevirirler.” (Yusuf, 105)
Yaban arısının sessiz kanat çırpışında bile bir tevhid nağmesi vardır. Her uçuş, her yuva, her yavru; Allah’ın “Hayy” ve “Kayyum” isimlerinin canlı bir tecellisidir.
Rabbimizin yarattığı bu muazzam düzeni fark eden bir kalp, yalnızca şu duayı fısıldar:
“Rabbimiz! Sen bunları boş yere yaratmadın. Seni tesbih ederiz! Bizi ateş azabından koru.” (Âl-i İmrân, 191)
İSLAMİ HABER “MİRAT”
Osman Erkan: “Sosyal Aile Olun, Yalnızlık Sanal Bağımlılığı Tetikler” Çekmeköy İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Okul…
KURUCU SÜNNİ İMAMLARDAN İMAM ŞAFİİ Gazze’de doğan İmam Şafii (h. 204/m. 820), daha çocukken babasının…
Mesut Özil: “Uygur Türkleri paylaşımı sonrası Arsenal’de her şey değişti” İngiliz ekibi Arsenal FC’den ayrılış…
İSTANBUL SÖZLEŞMESİ, SESSİZ DÖNÜŞÜM İstanbul Sözleşmesi, resmî adıyla “Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin…
Adalet ve Kalkınma Partisi Sözcüsü Ömer Çelik’ten Sumud Filosu’na Müdahaleye Sert Tepki “İsrail’in barbarlığını lanetliyoruz”…
BAKIN EY NAMAZ KILAN İDARECİLER! Bakın da ibret alın: Rakamlar “İmdat” diyor, siz hâlâ masal…