Analiz

DOKTORLAR GREV YAPMAMALIDIR

Hangi sebeple olursa olsun, hiçbir insanın öldürülmesini tasvip etmemiz mümkün değildir. Çünkü İslam inancına göre bütün canlıların canı kutsaldır ve “bir insan öldüren, bütün insanları öldürmüş gibidir.”(Maide 32)

Konya’da, Kardiyoloji uzmanı Dr. Ekrem Karakaya’nın görevi başında öldürülmesi, hiç şüphesiz hepimizi derinden üzmüştür. Allah rahmet eylesin, mekânı cennet olsun inşallah… Rabbim geride kalanlara sabrı cemil ihsan eylesin…

Öncelikle şunu belirtelim ki hangi meslek grubu olursanız olun, mesleğinizi severek ve isteyerek yaparsanız, mesleki bazı maddi ve manevi problemlerinize çözüm bulma noktasında zorlanmazsınız. Hele ki doktorluk gibi çok zor ama bir o kadar da kutsal olan bir mesleği seçmişseniz; bilinmelidir ki çok zor merhalelerden geçerek oralara gelmişsiniz, yıllarca gece yarılarına hatta sabahlara kadar ders çalışmışsınız demektir. Birçok zor sınava tabi tutulmuşsunuz ve zoru başarmışsınız demektir. Dolayısıyla da doktor olmak ve bu mesleği icra etmek zordur ama bir o kadar da güzel ve zevklidir diye düşünüyorum.

Ancak yaptığınız meslek sizi, her durum ve şartta haklı kılamaz. Maddi sıkıntı çektiğinizi ve emeğinizin karşılığını alamadığınızı bile düşünseniz, doktorluk mesleğinde grev yapmamalısınız ya da işi yavaşlatmamalısınız. Çünkü size ihtiyacı olan hasta insanlar üzerinden devlete ve bağlı olduğunuz kurumlarınıza mesaj vermek, hiçte etik olmasa gerekir. Eğer böyle bir durumu etik görüyorsanız, kusura bakmayın ama manevi algılarınızı ve anlayışınızı test etmek durumundasınız. Zira böyle bir durum, sizin yüreğinizde insanlara karşı sevgi ve merhamet duygularından yoksun olduğunuzun göstergesidir.

Tabi ki de burada insanlara karşı sevgi ve merhamet duygularıyla hareket eden, grev ve iş yavaşlatma durumunu tasvip etmeyen, sıkıntı ve mesleki problemlerini dile getirmede farklı platformlar deneyen çok sayıda ki doktorumuzu söylediklerimizden tenzih ediyoruz.

Hiç şüphesiz Kapitalist düzenin neticesinde bütün dünyada ekonomik daralma ve sıkıntıların ülkemizde de baş göstermesi, insanımızı bunaltmış durumdadır. Bu ekonomik daralmanın neticelerini iç siyasete alet ederek hükümete mal etmenin arayışı içindeki siyasilerin varlığı, meslek grupları arasında husumete yol açacak zeminin oluşmasına da sebebiyet vermektedir. Bu sebepledir ki siyasiler, birbirleriyle atışmak ve birbirlerini yermek yerine, halkın önüne projeleriyle çıkmalılar, hele ki bu gerginliği meslek grupları üzerinden kaşımamalıdırlar.

Bizim atalarımız;

“Söz ola kese savaşı, söz ola kestire başı” derler ve çokta güzel bir tespit yaparlar. Öyle söylemler vardır ki toplumsal kargaşalara ve iç savaşa sebebiyet verir, öyle söylemler de vardır ki husumetleri bir anda ortadan kaldırır ve toplumun fertleri arasında ünsiyet oluşturuverir.

O zaman başta siyasilerimize ve daha sonrasında da bize düşen görev, toplumumuzu kutuplaştırıcı söylem ve eylemlerden vazgeçerek, 85 milyon vatandaşın hepsinin kardeş olduğu bilincinin toplumda yerleşmesi için gayret sarf etmektir.

Konfüçyüs; “Sevdiğiniz işi yaparsanız, ömrünüzde bir gün bile çalışmak zorunda kalmazsınız” diyor. Bendeniz, mesleğini sevmeden yapan doktorlar olacağı kanaatinde değilim. Varsa da bir elin parmakları kadar az olduğu zannındayım. O zaman doktorlarımızın, özellikle TTB’nin ülkemizi geren PKK sevici açıklamalarından sonra, biraz daha dikkatli olmalarını, grev ve iş yavaşlatma gibi eylemler ile ancak halkın tepkisini alacaklarını, bunun da meslek grupları ve halkımız arasında kutuplaşmalara sebebiyet vereceğini ifade etmek istiyorum. Mesleki açıdan yaşadıkları problemlerini de, sağduyulu bir şekilde farklı platformlarda dile getirmelerini tavsiye ediyorum. Zira doktorların grev ve iş yavaşlatma eylemi, toplumumuzda büyük sancılar meydana getirmekle kalmamış, aynı zamanda da kutuplaşmalara neden olmuştur.

Sözün özü;

Görevini hakkıyla yapan her meslek grubunun, başımızın üstünde yeri vardır. Pandemi sürecinde, saatlerce uyku uyumadan ve dinlenemeden canla başla çalışan sağlıkçılarımıza nasıl dualar ettiysek ve alkışladıysak, şimdi de doktorlarımızın yaptığı grev ve iş yavaşlatma eylemini tasvip etmiyor ve kınıyoruz. Mesleklerinin formatı gereği sağlık ve din hizmetleri sınıfının grev yapması etik değildir.

Selam, saygı ve muhabbetlerimle…

        Şaban Doğan

 

NOT DEFTERİ: Günah keçisi bulmak çok kolaydır. Suçlu ve kabahatli olduğunuzu biliyorsanız ve kabahatinizi örtbas etmek istiyorsanız, çevrenize bakındığınızda günah keçisi bulmakta zorlanmazsınız. Hele bir de haksız davanızda haklı olma çabası içine girerseniz, kamuoyu oluşturmak ve kendinizi haklı göstermek için etrafınızda bir günah keçisi buluverirsiniz.

 

Recent Posts

  • Makale

İLGİNÇ ŞEYLER OLUYOR!

İLGİNÇ ŞEYLER OLUYOR! Allah (cc) bizi mallarımız, canlarımız ve sevdiklerimizle, bu nimetlerini kimi zaman artırarak…

5 dakika ago
  • Genel

Rekabet Kurulu İkinci Başkanlığına Ahmet Algan getirildi

Rekabet Kurulu İkinci Başkanlığına Ahmet Algan getirildi. Algan, yeni görevinde kurulu daha etkin ve verimli…

2 saat ago
  • Genel

MXGP’de Zorlu Afyonkarahisar Etabı Şampiyonluk Yarışını Etkiliyor

MXGP'de zorlu Afyonkarahisar etabı şampiyonluk yarışı hakkında son gelişmeler. MXGP'de zorlu Afyonkarahisar etabı, şampiyonluk yarışını…

3 saat ago
  • Genel

Milli motosikletçi Can Öncü, Fransadaki ilk yarışı kazandı

Milli motosikletçi Can Öncü, Fransa'daki ilk yarışını kazanarak büyük bir başarı elde etti. Bu zafer,…

3 saat ago
  • Genel

Başkentin 8 Aydaki İhracatı Yüzde 20,7 Artışla 12,2 Milyar Dolara Ulaştı

Başkentin 8 aydaki ihracatı, geçen yıla göre yüzde 20,7 artışla 12,2 milyar dolara ulaştı. Bu…

3 saat ago
  • Genel

Almanya’ya İhracat 8 Ayda 13,6 Milyar Dolara Ulaştı

Almanya'ya ihracat 8 ayda 13,6 milyar dolara ulaştı hakkında son gelişmeler. Almanya'ya ihracat 2023 yılının…

3 saat ago