
Fransa yargısı, İsrail’in Lübnan’daki askeri operasyonlarına karşı uluslararası alanda ses getirecek tarihi bir karara imza attı. Paris Adli Mahkemesi, İsrail ordusunun Beyrut’ta düzenlediği ölümcül bir hava saldırısı nedeniyle savaş suçu şikayeti üzerine resmi soruşturma başlattı.
Uluslararası İnsan Hakları Federasyonu (FIDH), gelişmeyi 3 Kasım 2026’da duyurdu. Başvuruyu, Fransız-Lübnanlı sanatçı Ali Cherri ve FIDH birlikte gerçekleştirmişti. Soruşturma, sivil bir yapıya kasten saldırılması şeklindeki savaş suçu şüphesine dayanıyor. Süreç, Beyrut’taki ölümcül bombardımanın sorumlularını belirlemeyi amaçlıyor.
İsrail ordusu, 26 Kasım 2024’te Beyrut’un Nuveyri Mahallesi’ndeki bir apartmanı bombaladı. Saldırıda, Cherri’nin anne ve babası dahil yedi sivil hayatını kaybetti. Ölenler arasında, ailenin yanında çalışan Birki Negesa da bulunuyordu. Bombardıman, İsrail ile Hizbullah arasındaki ateşkesin yürürlüğünden saatler önce gerçekleşti.
Cherri ve FIDH, 1 Nisan 2026’da Fransa’da hukuki başvuruda bulundu. Paris Adliyesi’nin insanlığa karşı suçlarla ilgilenen birimi, dosyada adli soruşturma açtı. FIDH’ye göre bu, Ekim 2023 sonrası Lübnan’daki İsrail saldırılarına ilişkin ilk adli soruşturma.
Uluslararası Af Örgütü, bölgede askerî hedef bulunduğuna ilişkin kanıta ulaşamadığını açıkladı. Örgütün araştırmasına göre, sivillere etkili bir tahliye uyarısı da yapılmadı. Bombardıman, apartmanın üç katının çökmesine ve başka bir katın ağır hasarlanmasına yol açtı.
Örgüt, bulguların savaş suçu soruşturmasını gerekli kıldığını belirtti. Açılan soruşturma, mağdurların adalete erişmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Gazze ve Lübnan’daki sivil kayıplar, İsrail’i destekleyen ülkelerin politikalarını tartışmaya açtı. İngiltere, Eylül 2024’te yaklaşık 30 silah ihracat lisansını askıya aldı. Kararda, ciddi uluslararası insancıl hukuk ihlallerinde kullanılma riski gerekçe gösterildi.
Fransa ise 22 Eylül 2025’te Filistin Devleti’ni resmen tanıdı. İngiltere, Kanada ve Avustralya da Filistin’i tanıyan ülkeler arasında yer aldı. Bu kararlar, Netanyahu yönetiminin karşılaştığı diplomatik itirazları görünür kılıyor.
Netanyahu hükümetinin sivilleri hedef alan katliamları ve izlediği yıkıcı politika, uluslararası toplumda İsrail’i giderek daha fazla yalnızlaştırıyor. Eskiden kartsız şartsız destek veren ülkelerin kamuoylarında ve hukuk sistemlerinde başlayan bu tür radikal kırılmalar, İsrail’in dünyadan tecrit olma sürecini hızlandırıyor. Ulusal yargı mercilerinin dahi bu suçları mercek altına alması, İsrailli yetkililerin ve askeri liderlerin uluslararası alanda sorumluluktan kaçabilmelerini giderek zorlaştırıyor.
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube
HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA 'YENİLMEZ AMERİKA' EFSANESİ ÇÖKTÜ İran Dini Lideri Mücteba Hamaney, Basra Körfezi ve Hürmüz…
İsrail’den El-Halil’de 5 İş Yerine Yıkım: 11 Ailenin Geçim Kaynağı Yok Edildi İşgal altındaki Batı…
CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ’IN KATILIMIYLA “TÜRKİYE YÜZYILINDA EKONOMİ” BAŞLIKLI 19. MİLLÎ İRADE BULUŞMASI GERÇEKLEŞTİRİLDİ Milli…
HRİSTODULİDİS’TEN BARİŞA DÖNÜK BÜYÜK SABOTAJ: TERÖR ÖRGÜTÜ EOKA’YA ÖVGÜ YAĞDIRDI! Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY)…
Anadolu İnsanı İkram Ederken Gönlünü de Paylaşır Anadolu insanının sıcaklığını anlatmak için bazen uzun cümlelere…
CAHİLİYENİN TRUVA ATI: İSLAMCILARIN HÜRRİYET YANILGISI Modernleşme tarihimizin en ibretlik entelektüel basiretsizliği, II. Meşrutiyet döneminde…