
GERÇEKLERİ HAYKIRMAYA 5816 MI, YÜREKSİZLİĞİMİZ Mİ ENGEL?
Sosyal medyada önümüze düşen bir eskice haber dikkatimizi çekti. Okuyup izleyelim:
{ Latife Hanım’ın yeğeni Mehmet Sadık Öke: “5816 kanunu kalkarsa Latife teyzemin Atatürk’ten boşanmasının gerçek nedenini açıklarım. Mahkemelerle uğraşamam.}
Mehmet Sadık Öke Latife Hanım’ın yeğeni bir tarihçi. Aydın kabul edebileceğimiz bir insan.
Dünyada ve Türkiye’de boşanma nedenleri belli. Bunun erkekle ve kadınla ilgili sebepleri var. Aldığımız sorulardan öğrendiğimize göre en fazla dikkat çeken ve yerilebilir olanı, tarafların zinası veya karşı cinse ilgisi sebebiyle eşine alakasızlık. Böyle bir durumu düşünsek bile, Latife Hanım’ın akrabasından olan ve üstelik Atatürk karşıtı olmadığı da bilinen bir kişinin bir tarihçi tarafsızlığı ile belgeli olarak açıklayacağı gerçek, neden suç konusu olsun?
Biz buna bir anlam veremediğimiz için, gerçeklerin açıklanmasını engelleyen 5816 mı, yoksa aydın yüreksizliği mi şeklinde bir soru sorma gereğini duyduk.
Ama Mehmet Sadık Öke haklı olsa gerek. Böylesi basit ve aslında toplumumuzu ilgilendirmeyecek kişisel bir olay sebebi ile hukuken takibata uğramaya değer mi? Üstelik bir de ceza almak ihtimali varken…
İslam ve Türk dünyasına öncü olması gereken Milletimizin asıl 1923 sonrası Batıcı devrimlerle yüzleşmesi lazım. Bunun için de özgür tarihçilere ihtiyacımız var.
Toplumumuzun ihtiyacı olan daha özgürlükçü bir Anayasa yapılması gereğini dile getiren siyasiler bu tavırlarında samimi iseler önce 5816 sayılı yasayı kaldırmalıdırlar. Bunu yapamayacak siyasiler ihtiyacımız olan Anayasa’yı yapamazlar. Üstelik bu girişme gerçek Atatürkçüler de katkı vermelidir.
“5816 gerçekten ant-i demokratik ilkel bir yasamı” diyecekler için kanun metnini veriyoruz:
(5816 : 25/7/1951)
Madde 1 – Atatürk’ün hatırasına alenen hakaret eden veya söven kimse bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Atatürk’ü temsil eden heykel, büst ve abideleri veyahut Atatürk’ün kabrini tahrip eden, kıran, bozan veya kirleten kimseye bir yıldan beş yıla kadar ağır hapis cezası verilir.
Yukarki fıkralarda yazılı suçları işlemeye başkalarını teşvik eden kimse asıl fail gibi cezalandırılır. Madde
2 – Birinci maddede yazılı suçlar; iki veya daha fazla kimseler tarafından toplu olarak veya umumi veya umuma açık mahallerde yahut basın vasıtasıyla işlenirse hükmolunacak ceza yarı nispetinde artırılır.
Birinci maddenin ikinci fıkrasında yazılı suçlar zor kullanılarak işlenir veya bu suretle işlenmesine teşebbüs olunursa verilecek ceza bir misli artırılır.
Madde 3 – Bu kanunda yazılı suçlardan dolayı Cumhuriyet savcılıklarınca re’sen takibat yapılır.
Madde 4 – Bu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Madde 5 – Bu kanunu Adalet Bakanı yürütür.
MİRATHABER.COM -YOUTUBE-
Yunan Siyasetçi Kyrtsos'tan Atina'ya Sert İsrail Uyarısı: "Katillerle Savunma İttifakı Olamaz" Yunanistan siyasetinin deneyimli isimlerinden…
KURBAN, İBADETTİR, CENNET YOLUDUR! Vacip, Adak, Akika, Şükür, kurban bağışlarınızı ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyoruz. Siz de…
Ramallahlı Kadından Arap Liderlere ve Abbas Yönetimine Sert Tepki: "Bizi Gazze’deki Mücahitler Temsil Ediyor" Batı…
Bilal Erdoğan’dan Nüfus ve Aile Yapısı Uyarısı: "2100 Yılında 55 Milyona Düşebiliriz" İlim Yayma Vakfı…
250 YIL SONRA YENİDEN SÖMÜRGE İran'a, Gazze'ye, Yemen'e, Lübnan'a ortak operasyonlar yapan, Siyonist rejime karşı…
ÜÇ FATMA NUR’UN ÖLÜMÜ, TEK BİR GERÇEK: AİLE VE EĞİTİM SİSTEMİMİZİN ÇÖKÜŞÜ (2) 3. TOPLUM…