Genel

GOETHE’NİN İSLÂM VE PEYGAMBERİMİZE BAKIŞINDAKİ KABUL EDİLEMEZ ÇELİŞKİLER VE MÜSLÜMANLIK YANILGISI (3)

GOETHE’NİN İSLÂM VE PEYGAMBERİMİZE BAKIŞINDAKİ KABUL EDİLEMEZ ÇELİŞKİLER VE MÜSLÜMANLIK YANILGISI (3)

Değerli Okuyucularım,

Dünya kültürlerine ve Doğu dinlerine açık olan ve/fakat İslâm’ı doğru anlamakta zorlanmış olan Goethe’nin Müslüman olmadığına dair yazımdan (9 Ekim 2026) sonra bugünkü yazımda bunun perde arkasını aralayacağım.

https://www.mirathaber.com/goethenin-muslumanligi-uzerine-goethe-musluman-olmadi-mason-olarak-oldu-2/

Goethe, “Aus meinem Leben: Dichtung und Wahrheit” (Hayatım Üzerine: Şiir ve Hakikat) adlı oto-biyografik eserinde peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) ile ilgili bir tiyatro oyununu neden tasarlama ihtiyacı duyduğunu yaşadığı bir olaya bağlar. Buna göre Goethe, 1774 yılında İsviçreli papaz Johann Kaspar Lavater (1741-1801) ve Alman ilahiyatçı Johann Bernhard Basedow (1724-1790) ile bir Ren gezisine çıkar. Bu gezi esnasında Goethe, Lavater ve Basedow’un dinle ilgili temel esasları, dünyevî maksatları için kullandıklarını anlar.

Bu gözlemden yola çıkarak Goethe, İslâm ile ilgili tasarladığı tiyatro oyunu ve içeriği hakkında şu itirafta bulunur: “Fakat ben…sınırlı deneyimlerimi aşan tarihteki benzer olayları bulmayı çalıştığımdan, asla bir sahtekâr olarak göremeyeceğim, gerçek hayatta tüm canlılığıyla gördüğüm kurtuluşa değil felakete sürükleyen yolları Muhammed’in hayatına bir tiyatro oyunu olarak uyarlamak fikri gelişti bende.”

Resim: Goethe’nin bu otobiyografik eseri, Türkçede genellikle “Hayatım Üzerine: Şiir ve Hakikat” adıyla yayımlanmaktadır.

Eğer doğru anladıysak Goethe, Hz. Peygamber’i (sav), bir sahtekâr olarak görmez fakat felakete sürükleyen yolların oluşumunda payı olan bir insan olarak görür. Bunu böyle düşündüğü, tasarladığı tiyatro oyunun 3. ve 4. perdesinin içeriklerini anlatırken, daha bariz bir şekilde anlayabiliyoruz: “Üçüncü perdede düşmanlarını yener, dinini resmen ilan eder, Kâbe’yi putların resimlerinden temizler; fakat her şey kaba güçle yapılamayacağı için, entrikaya başvurmak zorunda kalır. Dünyevî şeyler çoğalır ve yayılır, ilahî şeylerse gerileyip belirsizleşir. Dördüncü perdede Muhammed, fetihlere başlar, öğretisi gaye olmaktan çok araçtır, akla gelebilecek tüm yollara başvurulur, bu arada barbarlıklar eksik olmaz…”

Goethe’nin son peygamber Hz. Muhammed’in (sav) “dini araç olarak kullandığı” “akla gelebilecek her yola başvurduğu” ve “barbarlıkta bulunduğu” gibi iddialarda bulunması, yanlış kaynaklardan bilgi edindiğinin açık bir delilidir. Gerçi Goethe, 5. perde de özellikle bir kadının kendisini zehirlemesinden sonra Hz. Muhammed’in (sav) bir dönüşüm yaşayarak, “tekrar kendine gelişi ve o yüksek mefkûreye dönüşü, herkesi hayran bırakır. O, öğretisini daha da saflaştırmış, devletini sapasağlam bir hâle getirmiş olarak sonunda ölür” tespitinde bulunur. Lakin devlet olma yolunda her türlü zulme başvurduğu sözlerinin yanında bu tespitin büyük bir anlamı artık olmasa gerek. Öyle anlaşıyor ki Goethe, Hz. Muhammed’i (sav) Allah’ın gönderdiği en son resulü olarak değil de insanlık adına bir ideal/inanç uğruna samimî olarak savaşan, ama bu savaşta inancını dünyevî emeller için kullandığını, daha sonra hatasını anlayarak, yeniden kendi ideallerine döndüğünü düşünür.

Burada Goethe, Hz. Muhammed’i bir peygamber olarak göremediği için, onun hedefe ulaşabilmek için, “barbarlık” adına zulüm yaptığına inanır. Halbuki Hz. Muhammed’i sadece Müslümanların değil bütün insanlık için gönderilmiş bir peygamber olarak görmüş olsaydı, böyle çirkin iddialarda bulunması söz konusu olmazdı. Çünkü başta Hz. Muhammed (sav) olmak üzere “İsmet” vasfı sebebiyle hiçbir peygamber, günah işleyemez, zulüm yapamaz, kul hakkını çiğneyemez.

Goethe, bu anlayış doğrultusunda “Fırtına ve Coşku” ruhuyla “Mahomet” adlı bir tiyatro eseri hazırlamaya başlar. Bir taslak hâlinde kalan bu eserin kaleme alınan bölümlerinin içinde Hz. Ali ile Hz. Fatıma arasında karşılıklı terennüm halinde gelişen bir parçayı oradan ayırıp 1772/73 yıllarında bağımsız bir şiir hâline getirir, “Mahomets Gesang” (Muhammed’e İlahi) ismini verdiği bu şiir, 1774 yılında “Göttinger Musen-Almanach” dergisinde yayınlanır.

Goethe, “Fırtına ve Coşku” edebî akımının tipik bir temsilcisi olarak “kayalıklardan fışkıran neşe pınarı”, “bulutlar üzerinde bir yıldız”, “mermer kayaları”, “çiçeklenen yerler” ve “yeşeren çimenler” gibi tabiata ait birçok simge kullanır. Şiirin yapısı ve teknik özelliklerine dair yorum yapmak yerine bizim için önemli olan Goethe’nin Hz. Muhammed’i (sav) nasıl takdim ettiği yani onu nasıl bildiğidir.

Goethe, Hz. Peygamber’i (sav) tıpkı kayalardan fışkıran bir pınarın ummana akması gibi, (kendine) inananları bir kardeş muhabbetiyle kucaklayarak, yanına alan ve onları Yaratan’a (yaşlı Baba’ya) eriştirmeğe çalışan “bir din dâhisi” olarak tasvir eder. “Fırtına ve Coşku”nun bir başka adı da olağanüstü işler başarma bağlamında dâhiliktir. Bu bağlamda Hz. Muhammed (sav) de bu şiirde bir peygamberden çok inkılapçı bir ruha sahip olan bir önderdir. Dolayısıyla dönemin birçok oryantalistlerinden ve pozitivist aydınlarından farklı olarak Goethe’nin İslâm peygamberine yönelik bakışı, kısmen de olsa hoşgörü çerçevesinde olmakla beraber, Hz. Muhammed (sav) ve Allah için kullandığı kelimeler, tevhit inancı açısından kabul edilebilir değildir.

Hz. Muhammed’in peygamberlik vasfını âdeta geri plâna iterek, onu bir soyluluk unvanı olan “Prens/Şehzade” (Fürst) olarak takdim etmesi, peygamberlik makamı hakkında yeterli bir bilgiye sahip olmadığını göstermektedir. Kaldı ki Hz. Muhammed (sav), kendisine Krallığı/Prensliği andıran herhangi bir dünyevî sıfat ile hitap edilmesinden rahatsızlık duymuştur. Nitekim huzuruna gelen ve konuşurken korkudan titremeye başlayan bir kişiye, suhuletle şu telkinde bulunmuştur: “Sakin ol kardeşim! Ben bir Kral veya Hükümdar değilim. Kureyş’ten, Güneş’te kurutulmuş et yiyen bir kadının oğluyum!” Diğer taraftan İslâm’da Rahman ve Rahim gibi Allah’a verilen birçok güzel isim olduğu halde O’nu (c.c.) “Yaşlı Baba” olarak takdim etmesi, kendisini Hristiyan doktrininde var olan Tanrı’nın Baba, Oğul ve Kutsal Ruh’tan oluşan Teslis (Üçleme) inancından halen tam olarak kurtaramadığını gösterir.

Velhâsıl-ı Kelâm

Tarihî gerçekler ve bizzat kaleme aldığı bu ağır ithamlar ortadayken, Goethe’nin İslâm, C. Hakk ve peygamberimiz hakkında bu çarpık düşüncelerini açıkça ifade ettiği hâlde onu zorla Müslüman yapmaya çalışmak, tam anlamıyla akıl dışıdır. Entelektüel bir hayranlık ile imanî bir aidiyeti birbirine karıştırmak, ilmî nesnelliğe gölge düşürmekten öteye gitmez. Goethe, hayatı boyunca İslam’ın tevhit akidesini özümsemiş bir mümin değil; Doğu mistisizminden ve Kur’ân’ın estetiğinden ilham alan, ancak pagan, panteist ve masonik inanç kalıplarında ömrünü tamamlamış ünlü bir Aydınlanma şairidir. O kadar.

NOT: Bu yazı dizimizi, Müslüman olduğu düşünülen Immanuel Kant ve Annemarie Schimmel ile devam edeceğiz, inşallah.

Prof. Dr. Ali Seyyar

Yazarımızın Diğer Yazılarını Okumak İçin Lütfen Bu Linki Ziyaret Ediniz.

Mirat Haber – YouTube

 

Recent Posts

  • Genel

Navi Pillay’a Tarihi Ödül

Nobel Barış Ödülü Adaletin Sesi Oldu: İsrail’in İnsanlık Suçlarını Belgeleyen Navi Pillay’a Tarihi Ödül 2026…

6 saat ago
  • Gündem

KİRLİ PARA KURUTULMADAN, TEMİZ TOPLUM, GÜÇLÜ TÜRKİYE OLMAZ!

KİRLİ PARA KURUTULMADAN, TEMİZ TOPLUM, GÜÇLÜ TÜRKİYE OLMAZ! MAKALENİN SESLİ ANLATIMI Daha önce “BORSA MI,…

8 saat ago
  • Gündem

Aliağa’da İmam Gazali Ateş’ten Örnek Fedakârlık: 6 Aylık Maaşını Bağışladı

Aliağa’da İmam Gazali Ateş’ten Örnek Fedakârlık: 6 Aylık Maaşını Bağışladı İzmir’in Aliağa ilçesinde 28 yıldır…

8 saat ago
  • Genel

FAİZ SÖMÜRÜSÜ FON REZALETİNDEN ÇOK DAHA PİSLİK AMA DİLE GETİREN YOK

FAİZ SÖMÜRÜSÜ FON REZALETİNDEN ÇOK DAHA PİSLİK AMA DİLE GETİREN YOK Genelde bütün üniversiteler, özelde…

8 saat ago
  • Genel

SAİD HALİM PAŞA’DAN İSLAM DÜNYASININ GERİLEYİŞ SEBEPLERİ VE KURTULUŞ REÇETESİ

SAİD HALİM PAŞA’DAN İSLAM DÜNYASININ GERİLEYİŞ SEBEPLERİ VE KURTULUŞ REÇETESİ Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönem sadrazamlarından…

8 saat ago
  • Gündem

Islah Partisi Yöneticisinin Oğlu Şehit Oldu

Yemen’de Sıcak Gelişme: Islah Partisi Abyan İl Başkanı’nın Oğlu Çatışmalarda Şehit Oldu Müslüman Kardeşler Cemaati’nin…

8 saat ago