Gündem

Günde Ortalama 40 Kişi Hayatına Son Veriyor

Güney Kore’de İntihar Krizi Derinleşiyor: Günde Ortalama 40 Kişi Hayatına Son Veriyor

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Güney Kore Ulusal İstatistik Kurumu’nun son verilerine göre, ülkede her gün ortalama 40 kişi intihar ederek hayatını kaybediyor. Bu rakam, Güney Kore’yi OECD ülkeleri arasında uzun yıllardır intihar oranlarında birinci sıraya yerleştiriyor. 2024 yılında toplam intihar sayısı 14.000’i aşmış, gençler ve yaşlılar arasında oranlar özellikle alarm verici boyutlara ulaşmıştır.

Uzmanlar, bu trajedinin arkasında yalnızca ekonomik baskı ve rekabetçi eğitim sisteminin değil, daha derin bir “manevî boşluk” ve “anlam krizi”nin yattığını belirtiyor. Güney Kore, son 50 yılda ekonomik mucize yaratırken gelen tsk geleneksel Konfüçyüs değerlerini ve aile bağlarını hızla kaybetti. Hızlı sekülerleşme, bireycilik ve tüketim kültürü, insanı “ne için yaşadığını” sorgulayamaz hale getirdi. Seoul Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nden Prof. Kim Young-soo’nun ifadesiyle:
“İnsanlara ne kadar çok para, teknoloji ve konfor verirseniz verin, kalpteki ‘niçin yaşıyorum’ sorusuna cevap veremezseniz, o boşluk bir uçurum haline gelir.”

Batı tipi seküler yaşam tarzının açtığı manevi boşluk

Güney Kore’de Hristiyan nüfus yaklaşık %30 olsa da, aktif dindarlık oranı çok düşük. Budizm gibi geleneksel inançlar ise genç nesiller tarafından büyük oranda terk edildi. Sonuç: İnsanlar başarı, kariyer ve dış görünüş dışında kendilerine kalıcı bir anlam bulamıyor. 2025 Pew Araştırma Merkezi raporuna göre, Güney Koreli gençlerin %68’i “Hayatımın anlamı yok” veya “Anlam konusunda ciddi şüphem var” cevabını veriyor. Bu oran, Avrupa ülkelerini bile geride bırakıyor.

İslam’ın fıtrata uygun çözümleri

İslam âlimleri ve psikologlar, intiharın temel sebebinin insanın fıtratıyla uyumsuz yaşam tarzları olduğunu yüzyıllardır ifade ediyor. Kur’ân-ı Kerîm’de “Kim bir canı öldürürse bütün insanları öldürmüş gibi olur” (Mâide, 32) âyetiyle canın dokunulmazlığı en üst seviyede korunurken, aynı zamanda insana sürekli “niçin yaratıldığı” hatırlatılıyor: “Ben cinleri ve insanları ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.” (Zâriyât, 56)

İslam, intiharın kapısını kapatırken, umutsuzluğun kapısını da ardına kadar açmıyor; aksine umutsuzluğu günah sayıyor. Peygamber Efendimiz (s.a.v.):
“Hiçbiriniz ölümü temenni etmesin. Çünkü kişi hayatta iken ameli kesilmez, ölünce kesilir.” (Buhârî, Müslim) buyuruyor.

İslam toplumlarında intihar oranlarının neden çok daha düşük olduğu sorusu, Batılı sosyologların da dikkatini çekiyor. 2024 Lancet dergisinde yayımlanan bir makalede, Müslüman çoğunluklu ülkelerde intihar oranlarının Güney Kore’nin yaklaşık 1/10’u seviyesinde olduğu vurgulanıyor. Bunun sebepleri şöyle sıralanıyor:

– Kesin bir yaratılış amacı ve hesap günü inancı
– Beş vakit namazla gün içinde defalarca “yeniden başlama” fırsatı
– Zekât ve sadaka ile paylaşma kültürü sayesinde yalnızlığın azalması
– Aile bağlarının ve nesiller arası sorumluluğun dini bir vecibe oluşu
– “Her zorlukla beraber muhakkak bir kolaylık vardır” (İnşirâh, 5-6) gibi âyetlerle ümitsizliğin kesin olarak yasaklanması

Mısır’ın en büyük ruh sağlığı hastanesinde görev yapan Müslüman psikiyatr Dr. Ahmed Okasha, “Batı terapileri hastaya ‘kabul etmeyi’ öğretiyor, İslam ise ‘değiştirmeyi ve ümit etmeyi’ emrediyor” diyor.

Güney Kore’de sessiz bir merak: İslam

Son yıllarda Güney Kore’de İslam’a ilgi dikkat çekici şekilde artıyor. Seul’deki İtaewon Camii’ne gelen Koreli ziyaretçi sayısı 2020’den beri %400 arttı. Birçok genç, özellikle sosyal medyada karşılaştığı “İslam ve mental sağlık” içeriklerinden etkileniyor. 27 yaşındaki Koreli yazılımcı Ji-eun (isim değiştirildi), şöyle anlatıyor:
“Budizm bana ‘acı vardır’ dedi ama çözüm sunmadı. Hristiyanlık ‘günahkârsın’ dedi, içimi rahatlattı ama yine de boşluk kaldı. Kur’ân’da ‘Rabbin sana darılmadı ve seni terk etmedi’ (Duha, 3) âyetini okuyunca ilk kez gerçekten anlaşılmış hissettim.”

Sonuç yerine bir soru

Güney Kore toplumu, ekonomik başarıyı insanî mutlulukla değiştirmenin yolunu ararken, belki de sorulması gereken soru şudur:
İnsan, fıtratına ne kadar uzaklaşırsa, o kadar çok “kurtuluş” arar hale geliyor. Peki kurtuluş, daha fazla terapide mi, yoksa Yaratıcısı’yla barışmakta mı?

Belki de cevap, 1400 yıl önce çöldeki bir mağarada yankılanan şu sözdedir:
“Biliniz ki kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur bulur.” (Ra’d, 28)

ALİ RIZA DEMİRCAN HOCANIN KONU İLE ALAKALI: MİRAT HABERDE YAYINLANMIŞ YAZISI

İslami Haber ”MİRAT” – YouTube

 

Recent Posts

  • Gündem

GENÇLER DİNDEN UZAKLAŞIYOR

"Hz. Ömer Adaleti" Derken "Turist Ömer" Gibi Yaşamak Gençleri Dinden Uzaklaştırıyor mu? Diyanet İşleri eski…

3 saat ago
  • manşet

KURBAN, İBADETTİR, CENNET YOLUDUR!

KURBAN, İBADETTİR, CENNET YOLUDUR! Vacip, Adak, Akika, Şükür, kurban bağışlarınızı ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyoruz. Siz de…

4 saat ago
  • Gündem

Lübnan’da Sivil Kayıplar Artıyor

Lübnan’da Sivil Kayıplar Artıyor: Küçük Mila İsrail Saldırısında Hayatını Kaybetti BEYRUT – Lübnan’ın güneyindeki gerilim,…

4 saat ago
  • Gündem

Gazze’de Savaşın Gölgesinde Umut: Han Yunus’ta 50 Çift Toplu Nikahla Evlendi

Gazze’de Savaşın Gölgesinde Umut: Han Yunus’ta 50 Çift Toplu Nikahla Evlendi Gazze Şeridi’nin güneyinde yer…

5 saat ago
  • Gündem

ALMANYA – ABD ARASINDA GÜVEN KRİZİ

ALMANYA İLE ABD ARASINDA GÜVEN KRİZİ DERİNLEŞİYOR Almanya’dan Stratejik Karar: "Bundeswehr" Verileri ABD FİRMASI OLAN…

5 saat ago
  • Gündem

Ryanair CEO’sundan İflas Uyarısı

Havacılık Sektöründe "Kış" Erken Geliyor: Ryanair CEO'sundan İflas Uyarısı Avrupa’nın en büyük düşük maliyetli havayolu…

6 saat ago