Makale

Hamasetten Gerçeğe Siyasetin Sınavı

Hamasetten Gerçeğe Siyasetin Sınavı

Bugünlerde siyaset sahnesinde gözlemlediğimiz manzaralar, sadece bir iktidar arayışından öte, ülkenin geleceğini ipotek altına alabilecek derin bir kutuplaşmanın ve hamaset dilinin yükselişini gösteriyor. Özellikle muhalefet kanadının, “iktidar olmak uğruna” yürüttüğü siyasetin vatandaşta yarattığı etki, endişe verici boyutlara ulaşmış durumda.

Bu siyaset dili, ne yazık ki, yapıcı eleştirinin ötesine geçerek, doğrudan Sayın Erdoğan’a karşı kin ve nefret aşılayan bir zemine kaymıştır. Vatandaşın hak etmediği bu sertlikteki dil, sadece toplumsal barışı zedelemekle kalmıyor, olası bir iktidar değişiminin getireceği kaosa da zemin hazırlıyor.

Peki, bu dilin ardındaki gerçek ne?

Farz edelim ki, bu “kin ve nefret” siyaseti ile beslenenler, bir mucize eseri iktidara geldiler. Vaat edilenler, dillendirilen iddiadan ibaret laflar, hamasetten başka bir şey değildir. Emin olun ki, bu iddialı lafların hiçbirini yerine getiremeyeceklerdir. Hatta daha da kötüsü, ülkenin bugün zorlu mücadelelerle elde ettiği konumu, bir hız treni misali en az yirmi yıl geriye götüreceklerinden şüphe duymamak gerekir. Çünkü siyaset, sadece eleştirmek ve yüksek perdeden konuşmakla yapılmaz; tecrübe, vizyon ve süreklilik ister.

Örneğin, en çok eleştirilen alanlardan biri olan dış politika… Erdoğan için “laf cambazlığı” dedikleri, haksız yere “icraatsız” ilan ettikleri dış politika adımlarının, ne kadar sağlam temellere oturduğu yakından incelenmelidir. Bu eleştirileri yapanların, dış politikadaki bu icraatları bırakın yapmayı, laf düzeyinde bile sürdüremeyeceklerinden adım gibi eminim. Dış politika, içerideki günlük siyasi çekişmelerin ötesinde, devlet aklı ve tutarlılık gerektirir.

Gelinen noktada, sadece “laf cambazlığı” ile kandırılan ve olası bir iktidar değişiminde hayalleri boşa çıkacak olan büyük bir kesim var. Bu tarz bir yönetim anlayışı, ülkeyi içerideki kısır döngüye mahkum ederken, dışarıda ise küresel güçlerin köleliğine mahkum etmekten başka hiçbir işe yaramayacaktır.

Siyaset, kin ve nefret üzerine kurulamaz. Siyaset, ülkenin çıkarlarını merkeze almayı, sorumluluk bilinciyle hareket etmeyi ve halka gerçekçi vaatler sunmayı gerektirir. Aksi takdirde, sadece bir dönemin hezeyanı olarak tarihe geçecek, ülkeye de geri dönülmez zararlar verecektir.

Türkiye’nin ihtiyacı olan; hamasetten uzak, gerçeğe dayalı, vizyon sahibi ve en önemlisi devleti yönetme ciddiyetine sahip bir siyaset anlayışıdır. Vatandaş, bu sınavda kimin sadece laf, kimin ise icraat ürettiğini çok iyi tartmalıdır.

Recent Posts

  • Genel

Şiilere Ait Merkez Boşaltılıyor

İslam Emirliği Yönetimi Şiilere Ait Merkezin Boşaltılmasını İstedi Afganistan İslam Emirliği yönetimi, Şii topluluğuna ait…

11 saat ago
  • Ekonomi

Mahfi Eğilmez’den OVP yorumu: Kur hedefi ile deflatör neden zorlanıyor?

Mahfi Eğilmez, OVP tahminlerini önceki yıllara göre daha gerçekçi bulduğunu söyledi; ancak kur hedefi ile…

11 saat ago
  • Genel

Milanı Konuk Eden Juventus Puanı 90+2’de Kaptı!

Milanı konuk eden Juventus puanı 90+2de kaptı hakkında son gelişmeler. Milanı konuk eden Juventus, maçı…

12 saat ago
  • Genel

Trump’ın Elçileri Moskova Temaslarının Ardından İlk Kez Kiev’de

Trump'ın elçileri Moskova temaslarının ardından ilk kez Kiev'de hakkında son gelişmeler. Trump'ın elçileri, Moskova temaslarının…

12 saat ago
  • Genel

Her gün 30 gram fazla tüketenler dikkat: Kanser riski artıyor

Her gün 30 gram fazla tüketenler dikkat hakkında son gelişmeler. Besin tüketiminde aşırılık, sağlık açısından…

12 saat ago
  • Genel

Amedspor, 2-0 geriye düştüğü maçtan puanla ayrıldı

Amedspor, 2-0 geriye düştüğü maçtan puanla ayrıldı hakkında son gelişmeler. Amedspor, 2-0 geriye düştüğü bir…

12 saat ago