
İsrail’in Gazze Şeridi’ne 7 Ekim 2023’ten beri devam eden saldırılar ve son dönemde yaşanan saldırı dalgaları, İslam dünyasında yaygın bir rahatsızlığı yeniden alevlendirdi. Haberde verilen rakamlara göre saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 64.803, yaralı sayısı ise 164.264 olarak aktarılıyor. Eleştiriler, uluslararası tepkilerin yetersiz kalması ve İslam ülkelerinin somut ortak adımlar atmaktan kaçınması üzerinde yoğunlaşıyor.
Katar’da düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) – Arap Birliği Olağanüstü Ortak Zirvesi’nde, bölgedeki yeni fiili durumlara karşı durulması vurgulandı. Zirve sonunda yayınlanan 25 maddelik bildiriyle İslam ülkeleri, uluslararası topluma ve tüm devletlere çağrı yaptı; ancak bazı gözlemciler bu tür bildiri ve kınamaların somut adımlara dönüşmediğini belirtiyor.
Analistler ve bazı kanaat önderleri, 2 milyara yakın Müslüman nüfusun siyasi ve askeri açıdan dağınık olmasının, birkaç ülkenin baskısına ve bölgesel kırılganlıklara yol açtığını söylüyor. NATO benzeri bir savunma ve caydırıcılık mekanizmasının kurulması önerisi, bu bağlamda öne çıktı. Savunma odaklı bu yapının yalnızca askeri değil; diplomatik, ekonomik ve insani işbirliğini de bünyesinde barındırması gerektiği ileri sürülüyor.
Metinde vurgulanan başlıca öneriler şöyle:
Ortak Askeri Güç: Her İslam ülkesinin belirli sayıda asker ve kaynak ayıracağı bir “barış ordusu” oluşturulması.
Ekonomik Fon: Savunma ve insani yardım için zengin İslam ülkelerinin katkıda bulunacağı ortak bir fon kurulması.
Siyasi Merkez: Tarafsız bir şehirde (örneğin İstanbul, Kuala Lumpur veya Doha) “İslam Savunma Konseyi” gibi bir yapının tesis edilmesi.
Hukuki Çerçeve: Zulme uğrayan halka yapılan saldırıların bu birliğin otomatik müdahale gerekçesi sayılmasını sağlayacak hukuki normların oluşturulması.
Destekçiler, böyle bir yapının hem caydırıcılık sağlayacağını hem de insani yardımları hızlı ve koordineli hale getireceğini belirtiyor. Ancak uygulamada karşılaşılabilecek engeller de göz ardı edilmiyor: Ülkeler arası siyasi çıkar ayrılıkları, askeri kapasite ve kaynak farklılıkları, dış aktörlerle ilişkilerde yaşanacak gerilimler ile uluslararası hukuki ve diplomatik engeller bu tür bir inisiyatifin önündeki önemli zorluklar arasında sayılıyor.
Metnin vurguladığı perspektife göre, Gazze’de akan kan tüm İslam âleminin vicdanına hitap ediyor ve artık söz değil fiil zamanı. “Ümmeti Muhammed” anlayışıyla birlik, tek ses ve tek güç ortaya konulduğunda benzer zulümlerin engellenebileceği savunuluyor. Bu çerçevede İslam ülkelerinin dayanışma ve ortak savunma mekanizmaları kurmasının tarihî bir zorunluluk olduğu öne sürülüyor.
İslam NATO’su fikri, hem geniş destek potansiyeli hem de uygulama zorlukları taşıyan bir öneri olarak kamuoyunda tartışılmaya devam edecek. Ele alınacak soru başlıkları arasında mali yük paylaşımı, komuta yapısı, müdahale kriterleri, uluslararası hukuka uygunluk ve bölgesel dengelerin korunması yer alıyor. Tartışmanın seyri, gelecek zirveler ve devletler arası müzakerelerle netleşecek.
HABER YORUM
İslam Ortak pazarı…
İslam Natosu….
İslam Dinarı…
Bunları duyunca, rahmetle andığımız Erbakan Hoca gelir aklımıza. Bu vizyonu dile getiren ve ortaya koyan Necmettin Erbakan, yıllar öncesinden bugünleri görmüş olacak ki bu söylemini her daim gündemde tutardı…
Evet… Orta Doğunun cadı kazanı gibi kaynadığı, başta Filistin olmak üzere İslam coğrafyasında Müslümanların katledildiği ve Siyonistlerin 3. Dünya savaşını çıkarmak için can attığı bir ortamda “İslam Natosu” deyimi, her zamankinden daha fazla, hoş geliyor kulaklarımıza…
İslam aleminin şu andaki dağınıklığına baktığımızda “İslam Natosu projesi başarılabilir mi?” onu öngörmek çok zor… Ama başarılması noktasında duacı olduğumuzu da belirtmek istiyorum…
Neden olmasın?
Erbakan hocanın vizyonunu, talebesi Erdoğan hayata geçirebilir ve İslam aleminin yüzünü güldürebilir.. Ve hatta insanlığın..
Zaten, mensubu olmaktan iftihar duyduğumuz Dini Mübin-i İslam da Müslümanların bir ve beraber olması gerektiğini bizlere haber vermiyor mu?
“Hepiniz topluca Allah’ın ipine sımsıkı sarılın, parçalanıp bölünmeyin. Allah’ın size olan nimetini hatırlayın…” (Âl-i İmrân, 103)
“Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allah’a karşı gelmekten sakının ki size merhamet edilsin.” (Hucurât, 10)
Peygamberimizin (sav) şu hadisi Şerifi, oluşturulması arzulanan “İslam Natosu” teşkilatının temelleri hakkında bize doneler sunmuyor mu sizce?
“Müminler, birbirlerini sevmekte, birbirlerine acımakta ve birbirlerini KORUMAKTA bir beden gibidirler. Bedenin bir uzvu rahatsız olduğunda, diğer organlar da uykusuzluk ve ateşle bu acıyı paylaşır.” (Buhârî, Müslim)
“Cemaatten ayrılan, şeytanın hedefi olur. Kurt koyunu sürüden ayırınca yer.” (Tirmizî)
İSLAMİ HABER “MİRAT”