Makale

İSRAİL’DE SEÇİME DOĞRU!

İSRAİL’DE SEÇİME DOĞRU!

İsrail seçimlerine 15 gün gibi kısa bir süre kaldı. ABD’deki ara seçimler de bundan bir hafta sonra. İsrail’de 38 yıl sonra ilk kez olağan zamanında bir seçim yapılacak; tabii yapılabilirse. İktidar partisi Likud 53 yıl önce kuruldu ve 1977’den bu yana 39 yıldır iktidarda, sadece 10 yıl muhalefette kaldı.. Zaten İsrail kurulalı 78 yıl oldu.

Başbakan Netanyahu liderliğindeki mevcut 37. İsrail Hükûmeti koalisyonunda 6 ana parti/ittifak yer alıyor: Sağcı Likud 32, Sefarad Şas 11 sandalyeye; Aşkenaz UTJ (Birleşik Tora Yahudiliği- Temmuz 2025’de hükümetten çekildi) ile Dini Siyonist Parti 7’şer sandalyeye; aşırı sağcı İtamar Ben Gvir’in Yahudi Gücü 6, merkez sağdaki Yeni Umud Partisi de 4 sandalyeye sahip. 120 sandalyeli Knesset’te iktidarın toplam 67 sandalyesi var. Muhalefetteki en güçlü parti, merkezdeki “Gelecek Var” 24 sandalyeye sahip. Yine merkez partilerden Ulusal Birlik’in 12, Lieberman’ın “Evimiz İsrail”inin 6, Demokratlar’ın 4, Arab partilerinin ise 10 sandalyesi var. Muhalefet toplam 56 sandalyeye sahip.

Kamuoyu araştırmalarında tam bir kilitlenme söz konusu. Eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot’un yeni kurduğu merkez çizgideki Yashar Partisi’nin, anketlerde büyük bir sıçrama yaparak 21-23 sandalyeyle birinci ya da ikinci parti olması bekleniyor. Yine merkez partilerin ittifakı “Birlikte” hareketinin de 13 sandalye alacağı tahmin ediliyor. Bu yeni tabloda Netanyahu yanlısı sağ-dinî bloğun 49-51, Netanyahu karşıtı Siyonist ittifakın da 49-51 sandalye alacağı öngörülüyor. Netanyahu’nun partisi Likud’un son anketlerde %30 oranında oy kaybederek 18-21 sandalye seviyesine gerilediği görülüyor. 10-12 milletvekili çıkarması beklenen Arab ittifakı burada kilit rol oynayacak. Bu hesaba göre Arablar olmadan ne Netanyahu yandaşlarının ne de seküler merkez muhalefetin iktidar olması mümkün görünmüyor. Seçimlerin ardından İsrail’i ya çok parçalı ve kurulması zor bir koalisyon pazarlığının ya da yeni bir siyasi belirsizlik dalgasının beklediğini söylemek abartı olmaz. Netanyahu’nun kazanması zor görünüyor. Seçimi kaybederse sanık sandalyesine oturtulabilir; yurt dışına seyahat etmesi de ayrıca zorlaşacaktır. Bu durumda Netanyahu, seçimi engellemek ya da ertelemek için maceracı bir yola sapabilir mi? Bunu önümüzdeki günlerde göreceğiz.

İsrail’de seçim sonuçları, ülke genelinde nispi temsil sistemine göre hesaplanıyor. Seçim barajı %3,25; partilerin Knesset’teki sandalye sayısı da sandıktan aldıkları oyla orantılı. 2022 seçimlerinde en fazla oy alan ilk 5 partinin oy oranları şöyleydi: Sağcı Likud %23,41; merkezdeki Gelecek Var %17,79; aşırı sağ ittifak Dini Siyonizm %10,84; merkez sağ ittifak Ulusal Birlik %9,08; ultra-Ortodoks Şas %8,25. İsrail ve ABD seçimlerinde en etkili, belirleyici lobi Siyonist lobi. ABD’de Evanjelikler ile Siyonist Yahudi lobisinin iş birliği söz konusu. İsrail zaten dünyadaki Yahudi, Siyonist ve Masonik yapıların desteğine sahip; ama Gazze direnişi ve Epstein dosyaları insanların büyük bölümünde ciddi bir uyanışa sebeb oldu. Artık İslamofobiyi duymuyoruz. Batı’da, İslam dünyasındaki irtidattan daha güçlü bir İslamlaşma var. İsrail’in yalnızlaşması söz konusu. Şimdi, seçimlerde Netanyahu kaybeder ve Trump kazanırsa bu, Trump için büyük bir talihsizlik olur. Netanyahu sanık sandalyesine oturtulur ve dünyanın birçok ülkesine gidemez. Trump kaybeder, Netanyahu kazanırsa Netanyahu yine kendini yeterince güçlü hissetmeyecek, hatta yalnız hissedecektir. İkisi birden kaybederse bu, ABD ve İsrail’le birlikte bölgede de yeni bir dönemin kapısını aralayabilir. İkisi de kazanırsa bölgedeki mevcut kriz, şiddetini ve hızını artırarak, derinlik ve yaygınlık kazanarak sürer.

Aslında uluslararası sistem savaş, salgın, terör; ekonomik, siyasi ve toplumsal krizler çıksın istiyor. Onlar için dünyanın ideal nüfusu 500 milyon. Geri kalanı çöp! Hatta milyarlarca insanı öldürüp komposta çevirmek için değişik ölçeklerde tesisler bile kurdular. Krematoryumlarda yakmak ciddi enerji gerektiriyor; geride sadece kül kalıyor, çevreye duman ve koku yayılıyor. Ölü yakma geleneği Hindularda var; ölülerin külünü Ganj Nehri’ne atıyorlar. Diğer ülkelerin halklarınca ise yakma, biraz da Cehennemle ilişkilendirildiği için hoş karşılanmaz; dinî, geleneksel ve vicdani açıdan eleştiri konusu olur. Bu, birçok açıdan tartışmalı bir konu. Komposta çevrildiğinde ise önce hayvanlar için mamaya, ardından tarım alanları için kaliteli gübreye dönüştürülebilecek.
Yahudilerin kendi içlerinde birçok sorunu var: sağlık sorunları, etnisite sorunları, teolojik sorunlar… Yahudiler çok hızlı bir şekilde ateist, agnostik ya da deist oluyorlar; gelenekten ve ahlaki değerlerden uzaklaşıyorlar. Haredilerin askerlik meselesi ülkede ciddi bir siyasi krize dönüşmüş durumda. Ülkede ciddi bir Sefarad-Aşkenaz ayrışması var. Siyonizm ayrı bir tartışma konusu. Nuhi yasalar, İbrahim buluşması, Arz-ı Mev’ud, Meşiah meselesi; hepsi ayrı ayrı hem kendi içlerinde hem de dışarıyla tartışma konusu. Sahi, bu arada “Filistin devleti”ni konuşan var mı? İsrail’de de aileler dağılıyor; alkol, fuhuş, kumar, intihar almış başını gidiyor. Ülkeden kaçan kaçana. Ateizm ve irtidat da tabii yaygın!

Türkiye açısından, Netanyahu gitse de kalsa da, Siyonizm devam ettiği ve mevcut Siyonist Yahudi lobisinin yönettiği uluslararası örgütler varlığını sürdürdüğü sürece onların talebleri bakımından değişen bir şey olmayacak. Kushner-Dahlan örgütü de aynı şekilde başımızın belası olmaya devam edecek. Sabetaycıların Hazarya, Karay, Tataria hayalleri sürecek. Mescid-i Aksa’yı yıkma hayallerinden vazgeçmeyecekler; Arz-ı Mev’ud ve Büyük İsrail hayallerinden de. Tanrı’yı kıyamete zorlamaya devam edecekler, Meşiah’ı bekledikleri sürece. Davud Koridoru, İbrahim Yolu talebleri sürecek. “İbrahimî dinler arası diyalog” ve “Nuhi yasalar” taleblerinin arkasında Mekke’de, Kâbe’de birlikte ibadet etme talebi de var. Aslında “Siz Kudüs’te ibadet etmek istiyorsanız biz de Kâbe’de olalım” diyorlar. Ukrayna-Kırım talebleri de aslında Hazarya politikasının bir parçası. Kızıldeniz’i ve Karadeniz’i iç denizleri yapmak istiyorlar. Transkafkasya’yı, Hazar’ın iki yakasından Basra’ya kadar uzanan bölgeyi istiyorlar. Rus, Fars, Türk, Kürd, Ermeni ve Arab Yahudilerini birleştirip nüfuslarını birkaç kat artırmak istiyorlar. Bu onların inancı, ideolojisi, siyaseti; dünya hâkimiyeti hedeflerinin önünde de arkasında da bu var!

Netanyahu Abu Dabi’ye gidiyor, bizim İslam ülkeleri de orada; adam dönüyor, ardından “Mekke İttifakı koalisyonu” hemen olağanüstü toplanıyor. Ne oluyor!? Keşke “Mekke” adını kullanmasalardı! Bu iş bana Ebrehe’nin ordusunu hatırlatıyor. Ebabillerin öfkesi birilerinin planlarını altüst edebilir. Gazze koalisyonu bugüne kadar ne yaptı? Kocaman bir hiç! Sürekli laf üretiyoruz. Ama İsrail’in varlığı ve güvenliği için, Suudi Arabistan’a yönelik tehdit iddiasıyla Yemen’e karşı Suudlara yardıma koşuyoruz. Öte yandan İsrail, Kızıldeniz’e kıyısı olan ülkelere operasyon çekiyor; bizden ses yok. Somali’yi bölüyorlar; Somaliland konusunda ne yapıyoruz? Husiler Mekke ve Medine’ye saldırıyormuş! Yalan. Arabistan’daki ABD üslerine saldırıyorlar. Siz Mekke ve Medine çevresine ABD üssü kurarken kimsenin sesi çıkmıyor. Yemen, Blackwater’ın paralı askerleri tarafından işgal ediliyor. Husilere karşı Suud’u savunduğunuz kadar, Gazze’ye saldıran İsrail’e karşı neden kimsenin sesi çıkmıyor?

Bütün bu hercümerç içinde Ankara’da ne oluyor derseniz: Birçok şey oluyor ama Türkiye’nin, İslam dünyasının gündemi çok farklı. ABD-İsrail hattında rezillikler diz boyu. Bir sürü senaryo var, birçok ihtimalden söz ediliyor; ama biz şimdilik fon ve Husi tehlikesiyle meşgulüz!? İlginçtir, tam da böyle bir zamanda ülkemizde fon krizi patladı. Siyaset, bürokrasi, iş dünyası… Herkes bu bataklıkta debelendikçe daha da batıyor. Daha şimdiden işin ucu yurt dışına uzandı ve genişlemeye devam ediyor. FOREX krizi ise arada kaynadı gibi. İsrail mafyası 2 yıldır Türkiye üzerinden 20 ülkede dolandırıcılık yapıyormuş; yeni haberimiz oldu. Bu çatı altında, 20 ülkeden elemanların da dâhil olduğu yüzlerce kişi çalışıyormuş. Bakalım bu işin sonu nereye varacak! İş aslında Zarrab olayından da büyük ama işin başında Siyonist Yahudiler olunca kimsenin pek sesi çıkmıyor sanki!? İslam dünyasının sessizliğinin ve garabetinin arkasında, MOSSAD ve CIA’nın elindeki Epstein dosyasının payı var mı acaba?

Allah’a (cc) inanan, O’na dayanan; Allah’a ve ahiret gününe iman ettiklerini söyleyen ülkeler, onların yöneticileri ve halkları, durdukları ve gittikleri yeri bir kez daha gözden geçirseler ne iyi ederler. Sahi, bu gidiş nereye / fe eyne tezhebûn? Dilimizle “ile’l-cenneti zümera” hayalleri ve söylemleriyle meydanlarda dolaşırken, ayaklarımız bizi “ilâ cehenneme zümera”ya götürmesin! Sahi, sözü ile işi farklı olanlar hakkında bizim kitabımızın hükmü neydi?

Öte yandan İsrail’de halk korku ve panik içinde ülkeden kaçıyor. Bir CIA raporuna göre ekonomik kriz iç çatışmaya sebeb olabilir. Ülke patlamaya hazır bir bomba gibi. Durum kontrol altına alınamazsa devlet çökebilir. Ancak bugünden yarına bir çözüm de yok.

Bizim için asıl büyük seçim, her gün, her saat Hak ile batıl arasında yaptığımız tercihlerdir. Her konuda, hayat boyu seçim yapar Müslüman. Bizi Cennete ya da Cehenneme götürecek olan da bu tercihlerimizdir. Dil ile ikrar, kalb ile tasdik ettiğimiz iman, söz ve işlerimiz arasındaki uyumla kendini gösterir. Bu iş böyle değilse vay onlara!

Selam ve dua ile.

NOT: ABD’nin birçok eyaletinde insan bedenini komposta (organik gübreye) dönüştürmek için özel tesisler kurulmuştur ve bu uygulama yasal olarak yürütülmektedir. Resmî olarak “Doğal Organik İndirgeme” (Natural Organic Reduction) veya terramasyon olarak adlandırılan bu yöntem, geleneksel gömme ve yakma işlemlerine çevre dostu bir alternatif olarak sunulmaktadır. ABD’de bu yöntemi yasallaştıran eyaletlerin sayısı hızla artmaktadır. İlk Eyalet: 2019 yılında bu uygulamayı dünyada ilk kez resmi olarak yasallaştıran eyalet Washington olmuştur. Diğer Eyaletler: Washington’ın ardından Colorado, Oregon, Vermont, California, New York, Nevada, Arizona, Maryland, Delaware, Minnesota, Maine, Georgia ve New Jersey dahil olmak üzere 14 eyalette yasa kabul edilmiştir. Birçok diğer eyalette ise yasa tasarıları değerlendirilme aşamasındadır. Bu konu, tabi ve rutin bir konu olarak ele alınmaktadır.

Abdurrahman Dilipak

Yazarımızın Diğer Yazılarını Okumak İçin Lütfen Bu Linki Ziyaret Ediniz.

Mirat Haber – YouTube

 

Recent Posts

  • Gündem

Tükenmişlik Sendromu: Ruhumuz Yorulduğunda Nereye Sığınırız?

Tükenmişlik Sendromu: Ruhumuz Yorulduğunda Nereye Sığınırız? İnsan her şeye yetişmeye çalışırken kendisini kaybedebilir. Oysa bedenin…

1 saat ago
  • Genel

BÜROKRATİK TAHAKKÜMÜN GÖLGESİNDE LAİKLİK: ÖZGÜRLÜK DEĞİL, DEVLET VESAYETİ

BÜROKRATİK TAHAKKÜMÜN GÖLGESİNDE LAİKLİK: ÖZGÜRLÜK DEĞİL, DEVLET VESAYETİ Türkiye’nin modernleşme serüveni ve devletin laikleşme süreci…

2 saat ago
  • Gündem

Bir Meyvenin İçindeki Gizem: Meyve Kurdu

Bir Meyvenin İçindeki Gizem: Meyve Kurdu Bir elmayı ikiye böldüğünüzü düşünün… Dışı pırıl pırıl, kabuğu…

2 saat ago
  • Genel

GOETHE’NİN İSLÂM VE PEYGAMBERİMİZE BAKIŞINDAKİ KABUL EDİLEMEZ ÇELİŞKİLER VE MÜSLÜMANLIK YANILGISI (3)

GOETHE’NİN İSLÂM VE PEYGAMBERİMİZE BAKIŞINDAKİ KABUL EDİLEMEZ ÇELİŞKİLER VE MÜSLÜMANLIK YANILGISI (3) Değerli Okuyucularım, Dünya…

9 saat ago
  • Genel

Navi Pillay’a Tarihi Ödül

Nobel Barış Ödülü Adaletin Sesi Oldu: İsrail’in İnsanlık Suçlarını Belgeleyen Navi Pillay’a Tarihi Ödül 2026…

12 saat ago
  • Gündem

KİRLİ PARA KURUTULMADAN, TEMİZ TOPLUM, GÜÇLÜ TÜRKİYE OLMAZ!

KİRLİ PARA KURUTULMADAN, TEMİZ TOPLUM, GÜÇLÜ TÜRKİYE OLMAZ! MAKALENİN SESLİ ANLATIMI Daha önce “BORSA MI,…

14 saat ago