Gündem

İsrail’in Söylemi, NATO’nun Resmî Söylemine mi Dönüştü?

İsrail’in Söylemi, NATO’nun Resmî Söylemine mi Dönüştü?

NATO zirveleri yalnızca alınan kararlarla değil, alınmayan kararlarla da okunmalıdır. Bazen bir bildirgede yazılanlardan çok yazılmayanlar, uluslararası siyasetin gerçek yönünü gösterir.

Son NATO Zirvesi’nin sonuç bildirgesini satır satır okuduğumuzda dikkat çeken en önemli husus budur.

Bildirgede birçok genel ifade yer alıyor. Savunma harcamaları, Rusya, Ukrayna, müttefik dayanışması, Türkiye’ye teşekkür…

Fakat somut bir tehdit olarak öne çıkarılan tek ülke İran.

Bu durum doğal olarak şu soruyu akla getiriyor:

NATO gerçekten kendi güvenlik önceliklerini mi açıkladı, yoksa İsrail’in güvenlik önceliklerini mi benimsedi?

Bildirgede İran Var, İsrail Yok

Sonuç bildirgesinde müttefikler, İran’ın asla nükleer silaha sahip olmaması gerektiğini tekrar vurguluyor.

Ayrıca İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüsefer özgürlüğüne saygı göstermesi çağrısı yapılıyor.

Peki aynı bildirgede;

-Gazze’de aylardır devam eden katliamlardan söz ediliyor mu?

-Batı Şeria’daki işgal politikalarına değiniliyor mu?

-Suriye topraklarının önemli bölümünü fiilen işgal eden İsrail hakkında tek cümle var mı?

-Bölgedeki tek fiilî nükleer güç olan İsrail’in silahsızlanmasına yönelik herhangi bir çağrı bulunuyor mu?

Hayır.

Tek satır bile yok.

İşte tam bu noktada ortaya çıkan tablo, yalnızca diplomatik bir tercih değil; aynı zamanda siyasi bir duruşu da göstermektedir..

Eğer Amaç İlkeler Olsaydı…

Eğer NATO gerçekten nükleer silahların yayılmasını önlemeyi hedefleyen objektif bir yaklaşım ortaya koysaydı, bildirgede şu tür ifadelerin de yer alması beklenirdi:

“Ortadoğu’da tüm ülkeler nükleer silahlardan arındırılmalıdır.”

Ya da;

“İşgal politikaları uluslararası hukuka aykırıdır ve tüm devletler buna son vermelidir.”

Bu durumda metin ilkeli ve tarafsız bir belge olarak değerlendirilebilirdi.

Ancak yalnızca İran’ın hedef gösterildiği, İsrail’in ise hiç anılmadığı bir bildirge, ister istemez şu yorumu güçlendiriyor:

NATO, İsrail’in güvenlik tezlerini kendi resmî söylemine dönüştürmüş görünmektedir.

“NATO, İsrail’e Boyun Eğdi.”

Bu iddialı bir cümle gibi gelebilir.

Ancak bildirgeye bakıldığında, İsrail’in aylardır dillendirdiği “İran nükleer tehdidi” söylemi NATO‘nun resmî metnine girmiş durumda.

Buna karşılık İsrail’in işgalleri, saldırıları ve bölgesel gerilimi artıran politikaları metinde hiç yer almıyor.

Bu denge eksikliği tesadüf müdür?

Yoksa bilinçli bir tercih midir?

İran Savaşı Sonrası Yeni Bir Saflaşma mı?

İran ile İsrail arasında yaşanan son çatışmaların ardından dikkat çekici bir tablo ortaya çıktı.

Beklenen sonuç gerçekleşmedi.

İran yönetimi çökmemiş, İsrail de kesin bir askerî üstünlük sağlayamamıştı.

ABD‘nin doğrudan müdahil olmasına rağmen ortaya çıkan tablo, Tel Aviv‘in beklediği stratejik sonucu üretmedi.

Bu nedenle şu soruyu sormak yanlış olmayacaktır:

Acaba bu NATO Zirvesi, yalnızca rutin bir güvenlik toplantısı mıydı?

Yoksa İran karşısında istediği sonucu alamayan ABD ve İsrail‘in müttefiklerine yeni bir siyasi hizalanma çağrısı mıydı?

Başka bir ifadeyle;

“Bir sonraki süreçte İran‘a karşı daha güçlü şekilde yanımızda olacaksınız.”

mesajı mı verilmek istendi?

Elbette bunun kesin cevabını bugün vermek mümkün değildir.

Ancak bildirgenin dili bu ihtimali düşündürmektedir.

Ukrayna İçin Var, Suriye İçin Yok

Bildirgede NATO üyesi olmayan Ukrayna’ya milyarlarca avroluk desteğin devam edeceği açık şekilde ifade ediliyor.

Peki aynı yaklaşım neden Suriye için gösterilmiyor?

Bugün Suriye yıllarca süren savaşın yıkımını yaşamış durumda.

Üstelik ülkenin bir bölümü fiilen yabancı güçlerin kontrolü altında.

İsrail’in Suriye topraklarındaki askerî varlığı da uluslararası kamuoyunun bildiği bir gerçek.

Peki bildirgede neden buna ilişkin tek cümle yok?

Neden Filistin için benzer bir dayanışma dili kullanılmıyor?

Eğer mesele gerçekten uluslararası hukuksa, hukuk neden herkese eşit uygulanmıyor?

Çifte Standart Güven Üretmez

Uluslararası sistemin en büyük problemi artık güç eksikliği değil, güven eksikliğidir.

Aynı olaylara farklı ölçüler uygulanması, uluslararası kurumların inandırıcılığını zedelemektedir.

Bir ülkenin güvenliği kutsal görülürken, başka bir halkın yaşama hakkının görmezden gelinmesi; barışı değil, yeni krizleri besler.

NATO‘nun son bildirgesi de maalesef bu çifte standart tartışmalarını daha da derinleştirmiştir.

Son Söz

Bildirgeler bazen söyledikleriyle değil, sustuklarıyla tarihe geçer.

Bu zirvenin ardından akıllarda kalan en güçlü izlenim şudur:

İran açıkça hedef gösterilmiş, İsrail ise bütün tartışmaların dışında tutulmuştur.

Bu tablo, NATO‘nun yalnızca askerî bir ittifak mı olduğu, yoksa belirli bölgesel politikaların uluslararası meşruiyet üretme aracı hâline mi geldiği sorusunu yeniden gündeme taşımaktadır.

Belki de bugün sorulması gereken en önemli soru şudur:

NATO, ortak güvenliği mi savunuyor; yoksa bazı müttefiklerin güvenlik anlayışını bütün dünyaya kabul ettirmeye mi çalışıyor?

İSLAMİ HABER “MİRAT”

YOUTUBE

View Comments

  • Ne bekliyorsunuz ki.dilipak ne diyor nato içine israil kaçmış hacli ittifakidir zirvenin burada olmasının hiçbir önemi yok.

  • Yav, ne kadar da büyük aymazlık içindeyiz ta !..Rabbimiz Nasrnailerle Yahudileri bir tek ayele (Maide Sûresi 51. Ayet ) gözümüzün önüne seriyor da biz hala bu ayete inanmamkta ısrar ediyoruz ! Atalarımız ne demiş ? "Arayan MEVLÂ'sınıI da bulur, BELÂ'sını da !:..

Recent Posts

  • Genel

İtalya aynı anda aşırı sıcaklar, fırtınalar ve orman yangınlarıyla mücadele ediyor

İtalya aynı anda aşırı sıcaklar, fırtınalar ve orman yangınlarıyla mücadele ediyor hakkında son gelişmeler. İtalya,…

10 dakika ago
  • Genel

İran Dışişleri Bakanı: İsrail, ABD’deki Muhalifleri Susturmak İçin Dolarları Kullanıyor

İran Dışişleri Bakanı: İsrail, muhalifleri susturmak için dolarlar hakkında son gelişmeler. İran Dışişleri Bakanı, İsrail'in…

16 dakika ago
  • Genel

Zelenskiy: Odessa ve Zaporijyaya Düzenlenen Saldırılarda 4 Kişi Hayatını Kaybetti

Zelenskiy: Odessa ve Zaporijyaya düzenlenen saldırılarda 4 kişi hayatını kaybetti hakkında son gelişmeler. Zelenskiy, Odessa…

18 dakika ago
  • Genel

AB raporu: Hukukun üstünlüğünde ilerleme var ancak bazı ülkelerde yapısal sorunlar sürüyor

AB raporu: Hukukun üstünlüğünde ilerleme var hakkında son gelişmeler. AB raporu, hukukun üstünlüğünde kaydedilen ilerlemeleri…

28 dakika ago
  • Genel

İsrail’in Gazze’de cenaze için toplanan Filistinlilere saldırısında 8 kişi hayatını kaybetti

İsrail'in Gazze'de cenaze için toplanan Filistinlilere saldırısında 8 kişi hayatını kaybetti, 20 kişi yaralandı. Olayın…

28 dakika ago
  • Genel

Meksika Açıklarında 7,3 Büyüklüğünde Deprem

Meksika açıklarında 7,3 büyüklüğünde deprem hakkında son gelişmeler. Meksika açıklarında meydana gelen 7,3 büyüklüğündeki deprem,…

29 dakika ago