
İSTANBUL BELEDİYE BAŞKANI NEDEN TUTUKLANDI?!
Türkiye’de İkamet Eden Mısırlı Gazeteci Cemal Sultan’ın, İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Tutuklanması Hakkındaki Önemli Makalesi
Türkiye’de siyaset karmaşıktır; bir olayı tam manasıyla kavrayabilmek için onun arka planını ve dallanıp budaklanmış yönlerini bilmek gerekir. Arap dünyasında ise hadiseleri tahlil ederken bir tür rehavete kapılma alışkanlığımız var. Türkiye’deki her hadiseyi belli kalıplara oturtarak anlamaya çalışıyor, çoğu zaman ise gerçekten üzüntü verici bir cehaletle hareket ediyoruz. Üstelik ideolojik sebeplerle Erdoğan’a karşı düşmanlık besleyen bazı Arap aktivistleri ve medya grupları, hakikat ve deliller ne olursa olsun, onu ya da hükümetini suçlamaya hazırdır. İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması meselesinde de benzer bir manzara gördük. Sosyal medya platformlarında ve televizyon ekranlarında büyük bir bilgi kirliliği yaşandı.
Ekrem İmamoğlu, son derece hırslı, gözü pek ve fırsatları değerlendirmekte usta bir şahsiyettir. Batı dünyasının desteğini kazanmak için dış dünyaya hoş gelecek söylemler geliştirmiştir. Bu doğrultuda, 7 Ekim saldırıları sonrası Hamas’ı bir “terör örgütü” olarak nitelendirmiş, saldırılarını “korkakça bir terör eylemi” olarak tanımlamıştır. Bu tür ifadeler Batı dünyasında takdir toplasa da, siyasette ölçüsüzlük ve kibrin zarar verdiği pek çok örnek vardır. Siyasi kariyerinde pervasız davrandığında ya da haddinden fazla kendine güvendiğinde büyük hatalar yapmış, bu da hem kendi saflarında hem de rakipleri arasında şiddetli husumetler doğurmuştur.
İmamoğlu’na yöneltilen ciddi suçlamalar ve hakkında savcılığa yapılan şikâyetlerin büyük bölümü, zannedildiği gibi iktidar partisinden değil, bizzat kendi partisinin ileri gelenlerinden gelmiştir. Bunun temel sebebi, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) içerisindeki sert hizip mücadelesidir. Partide üç ana fraksiyon vardır: Birincisi, İmamoğlu ve mevcut CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in temsil ettiği kanat; ikincisi, partinin eski genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve taraftarları; üçüncüsü ise Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın liderliğindeki grup.
Kılıçdaroğlu, bir zamanlar İmamoğlu’nu “manevi oğlu” olarak görürken, geçen yıl parti içi darbe ile genel başkanlıktan düşürülmesine neden olduğu için ona büyük bir öfke beslemektedir. Kılıçdaroğlu ve ekibi, İmamoğlu’na karşı misilleme yapmanın fırsatını kollamaktadır. Ayrıca, İmamoğlu’nun İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin devasa bütçesini kendi yakın çevresine menfaat sağlamak için kullanması, partinin diğer kadroları arasında da huzursuzluk doğurmuştur. Kendisini desteklemeyen parti mensuplarına ekonomik ayrıcalık tanımayınca, bu kişiler ona karşı harekete geçmiş, savcılığa 40 sayfalık bir yolsuzluk dosyası sunmuşlardır. Bu dosyada, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde döndüğü iddia edilen yolsuzluk miktarının 560 milyar Türk lirası (yaklaşık 14 milyar dolar) olduğu belirtilmektedir ki, bu rakam birçok devletin yıllık bütçesine denktir.
İmamoğlu, siyasi nüfuzunun devlet kurumlarını kendisinden uzak tutacağını düşünerek, aşırı kibirli ve pervasız bir tavır sergilemiştir. Hâkimlere hakaret ettiği için hakkında iki yıl hapis cezası verilmiş, dosyası şu an temyiz aşamasındadır. Savcıları tehdit etmiş, hatta bir pazarcıyı azarlayıp cezalandıracağını söylediği bir görüntü büyük yankı uyandırmıştır. Ancak, son dönemde hakkında yürütülen yolsuzluk soruşturması en yakın çevresine kadar uzanınca tedirgin olmaya başlamış, tutuklanmamak için CHP’nin kendisini Cumhurbaşkanı adayı olarak öne sürmesi için çaba sarf etmiştir. Böylece “siyasi dokunulmazlık” kalkanı elde etmek istemiştir. Fakat savcılık harekete geçmekte daha hızlı davranarak gözaltı sürecini başlatmıştır.
1. Yolsuzluk ve İhale Usulsüzlükleri: İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ait ihalelerin usulsüzce belirli kişi ve şirketlere verildiği, bu süreçte büyük miktarda rüşvet döndüğü iddia edilmektedir. Ayrıca, bazı müteahhitlerin belediye projeleri sayesinde büyük kazançlar elde ettikten sonra, şirket hisselerini İmamoğlu’nun şirketlerine devrettikleri tespit edilmiştir. Örneğin, üç lüks villanın mülkiyet devrinin 50 milyon dolarlık piyasa değerine rağmen yalnızca 40 bin dolar karşılığında gerçekleştiği belirlenmiştir. Pandemi döneminde kâğıt üzerinde düzenlenen ancak gerçekte hiç gerçekleşmemiş organizasyonlar için milyonlarca liralık faturalar tanzim edilmiştir.
2. Terör Örgütü ile İrtibat: İmamoğlu’nun, PKK terör örgütüne yakın bazı çevrelerle bağlantıları olduğu iddia edilmektedir. İstanbul’daki Kürt seçmen kitlesinin desteğini almak amacıyla, belediyede terör örgütü ile bağlantılı olduğu öne sürülen yüzlerce kişiyi işe aldığı belirtilmektedir. (Toplamda, İmamoğlu döneminde yaklaşık 30 bin kişi belediyede istihdam edilmiştir.)
Batı medyası, İmamoğlu’nu Erdoğan karşısında en güçlü rakip olarak göstermeye çalışsa da, bu iddia gerçeği yansıtmamaktadır. Bu durum, daha önce İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in “Demir Leydi” olarak lanse edilmesine benzemektedir. Fakat seçim sonuçları, tüm bu propagandanın asılsız olduğunu göstermiştir.
Erdoğan’a karşı en güçlü rakibin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş olduğu, kamuoyu yoklamalarında da defalarca ortaya konmuştur. Yavaş, milliyetçi bir geçmişe sahip olduğu için geniş bir seçmen kitlesinde karşılık bulmaktadır. Bu nedenle, İmamoğlu’nun ekibi onu siyaseten etkisiz hâle getirmeye çalışmaktadır. Bazı analizlere göre, CHP İmamoğlu’nu cumhurbaşkanı adayı gösterirse, Mansur Yavaş partisinden istifa ederek bağımsız aday olarak seçime girebilir.
Yavaş, İmamoğlu’nun tutuklanma biçimini eleştirse de, hukuki sürecin işlemesi gerektiğini vurgulamış ve şu ifadeyi kullanmıştır: “Kimse hukukun üstünde değildir. Herkes yargılanabilir, mahkemeye çıkar ve suçlu bulunursa cezasını çeker.”
Son olarak, İmamoğlu hakkında yürütülen soruşturmalar yalnızca siyasi meselelerle sınırlı değildir; şeref ve itibarını zedeleyecek ciddi iddiaları da kapsamaktadır. İstanbul Üniversitesi, yapılan geniş çaplı incelemeler sonucunda İmamoğlu’nun üniversite diplomasının sahte olduğunu tespit etmiş ve iptal etmiştir. Bu skandalı ilk ortaya çıkaranlar ise yine CHP’li gazeteciler olmuştur. Bu süreçte, zengin ailelerin çocuklarının para karşılığı diploma satın aldığı birçok benzer vakaya da rastlanmıştır.
Ve Rabbin hiçbir şeyi unutmaz… Sadakallahü’l-Azim.
Tercüme: Ahmet Ziya İbrahimoğlu
MİRATHABER.COM -YOUTUBE-
Erbakan'ın Yakın Koruması Abdurrahman Akyüz: "Hocamız AK Parti'yi Destekliyordu" Merhum Başbakan Necmettin Erbakan'ın uzun…
Yunan Siyasetçi Kyrtsos'tan Atina'ya Sert İsrail Uyarısı: "Katillerle Savunma İttifakı Olamaz" Yunanistan siyasetinin deneyimli isimlerinden…
KURBAN, İBADETTİR, CENNET YOLUDUR! Vacip, Adak, Akika, Şükür, kurban bağışlarınızı ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyoruz. Siz de…
Ramallahlı Kadından Arap Liderlere ve Abbas Yönetimine Sert Tepki: "Bizi Gazze’deki Mücahitler Temsil Ediyor" Batı…
Bilal Erdoğan’dan Nüfus ve Aile Yapısı Uyarısı: "2100 Yılında 55 Milyona Düşebiliriz" İlim Yayma Vakfı…
250 YIL SONRA YENİDEN SÖMÜRGE İran'a, Gazze'ye, Yemen'e, Lübnan'a ortak operasyonlar yapan, Siyonist rejime karşı…