
ALLAH'IN RAHMETİ KADİR GECESİ ÖMRE BEDELDİR
Güzel kardeşlerim; Kadir sûresin nin ikinci bölümünde şöyle buyuruluyor: “Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır.”
Sevgili kardeşlerim; bin ay ve fazlası, uzunca bir insan ömrüne tekabül eder. Dolayısıyla âyetin bu bölümünün anlamı şudur:
Bu gece ömre bedel bir gecedir. Ondan da hayırlıdır. Bin ay ve daha da fazlasından hayırlı bir gece. Hayırlı bir gece de, nasıl hayırlı bir gece?
Kur’ân bize bunu açıklamıyor. Ama ‘Hayır’ Kur’ân’ın kullandığı kavramlardan biridir. İyi olan, güzel olan, doğru olan, ferde, aileye, topluma yarar sağlayan, Allah’ın rızası kazanılabilecek her bir şey hayırdır. Böylesi genel bir anlamı düşünerek âyete bir daha bakabiliriz.
Kadir gecesi yalnızca biz müminler hakkında değil, tüm insanlar hakkında bin aydan daha hayırlı olabilecek bir gecedir. Böyle bir geceyi bize ihsan buyurduğu için yüce Mevla’mıza hamd ederiz.
Kadir sûresinin üçüncü bölümünde şöyle buyrulmaktadır.
“Rabbinin koyduğu yasalar çizgisinde melekler ve (Vahiy veya Vahiy meleği Cibrîl olan) er- Rûh (insanlara, canlılarla ve tabiata yönelik) her bir tür görev için bu gecede inerler de inerler.”
Güzel kardeşlerim; konu, meleklerin vahiyle veya vahiy meleği Cibril ile insanlara, canlılarla ve tabiata yönelik görevlere ilişkin inişi olunca, meleklerle alakalı bazı özet bilgiler sunmama müsaade buyurunuz.
Melekler ve Görevleri
Melekler, Allah’ın insanlardan önce nûrdan yarattığı varlıklardır. Onların varlığına iman etmek farzdır. Melekleri inkâr, kişiyi kâfirlerden kılar. Nûranî bir maddeden yaratıldıkları için, aslî hüviyetleri içinde ancak peygamberler tarafından görülebilirler. Göklerde yaşarlar, görevleri gereği yeryüzüne de inerler. Erkeklik ve dişilikleri yoktur. Yemezler, içmezler ve uyumazlar, süratle gider ve gelirler. İnsan sûreti dâhil değişik suretlere girebilirler. Onların farklı görevleri vardır.
Evrenle İlgili Görevleri: Evren ve yerküremizle ilgili vazifeleri gezegenler arasında düzeni sağlamak, onları yörüngelerinde seyrettirmek, rüzgârları yönlendirmek, yağmurları yağdırmak, toprak bitkilerini programlamak ve bitirmek, öz ifade ile evrende ve yerküremizde vücuda gelen bütün tabiat olaylarını düzenlemek, yönetmek ve sonuca götürmektir.
İnsanlarla İlgili Görevleri: İnsanlara iyi, güzel ve doğru olan duyguları ilham etmek, müminlerin kalbî dirençlerini artırmak ve onlara dua etmek ve insanların iyi ve kötü amellerini yazmak ve arşivlemek, onları kader programında yer almayan tehlikelerden korumak, vesairedir. Kur’ân’a dayalı olarak yapılan açıklamalardan anlaşılacağı üzere melekler insanlarla, canlılarla ve tabiat olaylarıyla ilgili olarak yeryüzüne inerler de inerler.
Biz Fussilet suresinin 30-31. âyetlerinden alacağımız misalle yetineceğiz. Bu âyetlerde şöyle buyrulur:
“Melekler, Rabbimiz Allah’tır deyip de İslâmi çizgide dosdoğru yaşayanlar üzerine sıkça inerek onları şöylece müjdelerler: Siz, korkmayacaksınız ve üzülmeyeceksiniz. Sizler vaat edilen Cennet ile de sevinin. Biz sizin dünya hayatınızda da, âhiret hayatınızda da dostunuzuz, dostunuz kalacağız…”
Değinildiği gibi Meleklerin Kadir gecesi inişi daha bir geneldir. İslam bilginleri bu inişin doğumlarla, ölümlerle, rızıklarla, tabiat olaylarıyla ilgili olduğu üzerinde müttefiktirler. Âyetlerin işaretleri de bu yöndedir.
Doğumlar, Rızıklar ve Ölümler Kader Planıyladır
a.) Şura sûresinin 49. ila 50. âyetlerinde açıklandığı üzere dilediğine kız, dilediğine erkek, dilediğine erkek ve kız veren, istediğini de kısır kılan yüce Allah’tır.
b.) Rızıklar da Yaradan’ın tekelindedir. O her bir canlının rızkını üstlenen Rab’dır. Kur’ân Ankebut suresinin 60. ayetinde bizleri şöylece uyarır:
“Nice hayvanlar, sürüngenler böcekler vardır ki onlar kendi rızıklarını taşıyamazlar. Onları da sizi de Allah rızıklandırıyor.”
Bu ayet aziz kardeşlerim; Mekke’den Medine’ye hicret etmek durumunda kaldıklarında, biz ne yeriz ne içeriz nasıl barınırız diye endişelere kapılan sahâbileri teselli sadedinde indirilmiştir.
c.) Doğumlar ve rızıklar gibi ömürler de İlahi Kader’le programlıdır. Bu gerçek Âl-i İmran 145 de şöyle açıklanır:
“Her bir nefsin ölümü yalnızca Allah’ın yasasına bağlıdır. Belli bir süreye göre yazılmıştır…”
Bu gece güneşin batışından tan yeri ağarıncaya kadar, Kur’âni ifadeyle fecrin doğuşuna kadar selam olan gecedir:
“Bu gece fecrin/tanyerinin ağarmasına kadar devam edecek bir Selâmdır (güvenlik, günahlardan arınma ve yücelme gecesidir.)”
Fecir, orucun başlayacağı ve sabah namazının kılınabileceği ilk vakittir. Kardeşlerim! Sûrede geçen “Hayır” sözcüğü gibi “Selâm” sözcüğü de açıklanmıyor. “Selâm” anlamı geniş olan Kur’ân kavramlarından biridir.
“Selâm” Allah’ın isimlerinden biridir. Müslümanlar arasında selamlaşma şeklidir. Meleklerin, müminleri Cennet kapılarında hoş geldin diyerek karşılarken kullanacakları ifadedir. Cennetliklerin selâmlaşma biçimidir ve Kur’ân’da selâm, Hz. Yahya ve İsa örneklerinde görüldüğü gibi; doğum günü ile, ölüm günü ile ve de diriliş günü ile alakalandırılan bir kavramdır.
Bu kavramın geniş anlamlarından hareketle Kadir Gecesi’nin bir mânen diriliş, günahlardan arınış, mutluluğa açılış gecesi olduğunu söyleyebiliriz.
Sevgili kardeşlerim; Kadir gecesi ne zamandır? Cevabı özetleyeyim: Kur’ân-ı Kerim’deki ilgili ayetlerin işaretleriyle Kadir gecesi Ramazan geceleri arasında bir gecedir ama belirli değildir. (Bakara 185; Kadir 1)
Bu konuda Aziz Peygamberimizin bazı hadisleri de var. Onlar, Ramazanın son on gününü, son on gününün tek gecelerini işaret ediyorsa da, belirlemiyor. Yüz milyonlarca müslüman Ramazanın 27. gecesinde karar kılıyorsa dileriz bu gece kadir gecesi olur.
Sevgili kardeşlerim; evet, Kadir gecesi müstesna mı müstesna bir gecedir. Bu gecede yapılabilir olanlar her bir gecede yapılabilir olanlardır. Yardımlar, namaz, tövbe ve geleceğimizi kuşatan dualar.
Ama aziz Peygamberimiz, bu geceyi dua ile özellikle de bir dua şekli ile değerlendirmemizi öğütlemektedir. Sevgili Peygamberimizin eşi Hz. Aişe validemiz, Peygamberimize sordular:
Ya Rasûlallah, ben kadir gecesine ulaştığımın bilincine erersem nasıl dua edeyim? Peygamberimiz de O’na şöyle dua et buyurdu:
“Allah’ım affedicisin, affetmeyi seversin, beni de affet. Allah’ım affedicisin, affetmeyi seversin, beni de affet. Allah’ım affedicisin, affetmeyi seversin, beni de affet.”
Aziz kardeşlerim; Namaz ibadetine bir daha dikkatlerinizi çeker, hepinize içinde Kadir geceleri bulunan nice yıllar niyaz ederim. Allah’a emanet olunuz.
Ali Rıza DEMİRCAN
MİRATHABER.COM -YOUTUBE-
Gençler Arasında Sessiz Tehlike: "Apateizm" Akımı Yayılıyor! Eğitimci ve yazar Dilek Temirhan, son dönemde gençler…
KURBAN İBADETİNİ NASIL DEĞERLENDİRMELİYİZ? Soru 5: Kurban için bütçemizi zorlamalı mıyız? Nasıl kurban kesmeliyiz? İslâm…
Aile çökerse nüfus dibe vurur, ülke uçuruma sürüklenir… İngiltere’nin parlak entelektüellerinden John Berger, 1978 yılında…
Gazze’de Bir Babanın Bitmeyen Nöbeti: “Evin Altında Şehit Varken Nasıl Uyuyayım?” İsrail ordusunun Gazze Şeridi’ne…
ANA, RABBİMİN VARLIK İŞÇİSİ, SEVGİ PINARI ANAM… Evren, dünya, tabiat ve doğa… Hepsi ayrı ayrı…
ALMANYA YİNE YAPACAĞINI YAPTI Almanya merkezli Immanuel Kant Vakfı'nın, hakkında çeşitli davalar devam eden İBB…