
Güneş’e en yakın gezegen Merkür’den buzlarla kaplı uzak dünyalara, Mars’ın ince atmosferinden Uranüs’ün sıra dışı dönüşüne ve Neptün’ün devasa fırtınalarına kadar uzay, birbirinden ilginç sırlarla dolu. Dünya’nın atmosferi ve manyetik alanı ise Güneş’ten gelen yüklü parçacıklara karşı doğal bir koruma sağlıyor. Samanyolu Galaksisi’nden evrenin uçsuz bucaksız derinliklerine uzanan bu yolculuk, insanı kâinatın büyüklüğü ve yaratılışın ihtişamı üzerine düşünmeye davet ediyor.
İnsan gökyüzüne bakıyor, yıldızları sayıyor, galaksileri keşfediyor… Peki bütün bu ihtişam karşısında kendi varlığını ve yaratılışın hikmetini ne kadar düşünüyor?
Merkür’ün kavurucu sıcaklığından Neptün’ün devasa fırtınalarına, Mars’ın incelmiş atmosferinden Dünya’yı koruyan manyetik alana kadar her gezegen, uzayın farklı bir yüzünü gösteriyor. Milyarlarca yıldızın ve sayısız galaksinin bulunduğu bu uçsuz bucaksız kâinat karşısında insanın bilgisi de gücü de sınırlı kalıyor. Üstelik hayatın sürdüğü Dünya, bize verilen nimetin kıymetini ve onu koruma sorumluluğumuzu hatırlatıyor.
Rabbimiz, Âl-i İmrân suresinin 190. ayetinde şöyle buyuruyor:
“Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelmesinde akıl sahipleri için ibretler vardır.”
Ardından gelen ayette ise akıl sahiplerinin, “Rabbimiz! Sen bunu boşuna yaratmadın” diye dua ettikleri bildiriliyor (Âl-i İmrân, 3/191).
Bugün bilim insanları, astronomik gözlemlerle evrenin genişlediğini ortaya koyuyor. Zâriyât suresinin 47. ayetindeki “Göğü kudretimizle biz kurduk ve şüphesiz biz genişletmekteyiz” ifadesi de bazı çağdaş yorumlarda evrenin genişlemesiyle ilişkilendiriliyor. Ayetin tefsirinde farklı açıklamalar bulunduğunu unutmadan, bu ifadeyi kâinatın ihtişamı üzerine düşünmeye vesile kılabiliriz.
Mülk suresinin 3 ve 4. ayetleri de insanı göklere dikkatle bakmaya, yaratılıştaki uyum üzerinde düşünmeye davet ediyor. Çünkü bakmak başka, görmek başkadır; görmek başka, gördüklerinden ibret almak bambaşkadır.
Ey insan! Milyarlarca yıldızın bulunduğu bu muazzam âlemde kendi yerini hiç düşündün mü? Gökyüzünü keşfetmek için teleskoplar geliştirdin; peki kendi nefsini, sorumluluklarını ve hayatının anlamını keşfetmek için ne yaptın?
Mirat Haber olarak hatırlatıyoruz: Kâinat yalnızca bilimsel keşiflerin konusu değil, aynı zamanda tefekkürün de ufkudur. Bilim göklerin nasıl işlediğini araştırırken Kur’an, insanı yaratılışın anlamı üzerinde düşünmeye çağırıyor. Asıl mesele, yıldızların ışığını görmekle kalmayıp o ışıkların altında yaşamanın sorumluluğunu da kavrayabilmektir.
Gökler başımızın üzerinde, ibretler gözlerimizin önünde… Yeter ki gözümüz açık, gönlümüz uyanık olsun!
İSLAMİ HABER “MİRAT”
BAŞÖRTÜSÜNDEN KORKAN ÖZGÜRLÜK, GERÇEKTEN ÖZGÜR MÜ? İsrail, Gazze'deki ateşkese rağmen saldırılarını sürdürüyor… Batı Şeria'da yerleşimci…
İSLAMİ SOHBET "Tesettür ve Ahlak" İSLAMİ HABER "MİRAT" MİRATYOUTUBE
İstanbul 2 No’lu Barosu’nda Rıza Saka’nın Seçim Başarısı Tekbirlerle Kutlandı İslami çevrelerin çoğunlukta olduğu hukukçuların…
SERVET BİRİKİMİ VE FAİZ DÜZENİ KARŞISINDA EBÛ ZER’İN MİRASI Prof. Ali Seyyar, Necmettin Şahinler’in Mirat…
MODİ HÜKÜMETİNE KARŞI "HAMAM BÖCEKLERİ" İSYANI Yeni Delhi – Hindistan’da Başbakan Narendra Modi iktidarının seçim…
İstanbul’daki bir yuvaya bir haftada 14 bebeğin bırakıldığı haberi, aileyi yeniden gündeme taşıdı. 7 Günde…