islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
44,2207
EURO
50,5377
ALTIN
7.136,03
BIST
13.092,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
10°C
İstanbul
10°C
Çok Bulutlu
Pazartesi Hafif Yağmurlu
12°C
Salı Az Bulutlu
12°C
Çarşamba Çok Bulutlu
10°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
10°C

Lavrov: Kaddafi Vazgeçti, Sonunu Gördük

Lavrov: Kaddafi Vazgeçti, Sonunu Gördük
A+
A-

Nükleer Silah: Bir “Hayatta Kalma” Sigortası mı?

Lavrov: “Kaddafi Vazgeçti, Sonunu Gördük; Kuzey Kore’ye İse Dokunamıyorlar!”

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, İran’a yönelik saldırgan politikaların nükleer silahlanmayı engellemek yerine tam tersine teşvik edebileceğini belirterek çarpıcı açıklamalarda bulundu. Lavrov’un sözleri, özellikle ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri eylemleri bağlamında büyük yankı uyandırdı.

Lavrov, 3 Mart 2026 tarihinde Brunei Dışişleri Bakanı ile yaptığı görüşmenin ardından düzenlediği basın toplantısında şu ifadeleri kullandı:

“İran’a saldırarak nükleer silahı engelleyeceğini sananlar hayal görüyor. ABD, nükleer silahı olana dokunamıyor. Kaddafi vazgeçti, sonunu hepimiz gördük!”

Bu tespit, uluslararası ilişkilerde nükleer caydırıcılığın rolünü net bir şekilde ortaya koyuyor. Lavrov, Libya eski lideri Muammer Kaddafi‘nin nükleer programından gönüllü olarak vazgeçmesinin ardından rejim değişikliği ve trajik sonuyla karşılaştığını hatırlatarak, nükleer silahsızlanmanın bazı durumlarda devletleri daha kırılgan hale getirdiğini vurguladı.

Nükleer Caydırıcılık ve Devletlerin Güvenlik Stratejisi

Lavrov’un tespiti, birçok devlet için anlaşılabilir bir güvenlik mantığına işaret ediyor. Nükleer silah sahibi ülkeler, büyük güçlerin doğrudan askeri müdahalesinden büyük ölçüde korunuyor. Örneğin:

  • Kuzey Kore örneğinde olduğu gibi, ABD’nin uzun süredir düşmanlık beslemesine rağmen Pyongyang’a doğrudan saldırmaktan kaçınması, nükleer silahın caydırıcı gücünü gösteriyor.
  • Nükleer cephaneliğe sahip olmayan ülkeler ise rejim değişikliği riskiyle karşı karşıya kalabiliyor – Kaddafi’nin Libya’sı bu durumun en çarpıcı örneği olarak görülüyor.

Lavrov, İran’ın nükleer silah geliştirdiğine dair somut kanıt olmadığını da belirterek (IAEA ve ABD istihbarat kaynaklarına atıfla), mevcut saldırganlığın ters tepebileceğini ve bölgede nükleer silahlanma yarışını tetikleyebileceğini uyararak ekledi. Bu yaklaşım, nükleer silah edinmenin bazı devletler açısından “anlaşılabilir bir istek” haline geldiğini dolaylı olarak doğruluyor.

Bu açıklamalar, Orta Doğu’daki gerilimin nükleer yayılma riskini artırdığı bir dönemde, küresel güvenlik tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Lavrov’un sözleri, nükleer caydırıcılığın uluslararası ilişkilerde ne kadar belirleyici bir faktör olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.