
MEVDUAT ARTIYOR AMA EKONOMİ BÜYÜYOR MU?
Geçen hafta bankacılık sektörünün toplam mevduatı 171 milyar lira arttı. Toplam mevduat 29,2 trilyon liraya ulaştı. Rakam büyük. Artış dikkat çekici. Peki bu artış bize ne anlatıyor?
İlk bakışta “tasarruf artıyor”, “para bankalara güveniyor” gibi yorumlar yapılabilir. Ancak tabloyu biraz daha derinlemesine okumak gerekiyor..
Bu artışın önemli bir kısmı yüksek enflasyon ortamının doğal sonucudur. Nominal para büyüyor; ancak bu reel servet artışı anlamına gelmiyor. Enflasyonist bir ekonomide mevduat hacminin büyümesi çoğu zaman paranın değer kazandığını değil, değer kaybettiğini gösterir. Yani ortada reel bir zenginleşme değil, parasal bir şişme vardır.
Daha önemlisi ise şudur. Şirketler yatırım yapmak yerine parayı mevduata koymayı tercih ediyor. Çünkü yüksek faiz ortamında risk alıp üretim yapmak yerine, bankada faiz geliri elde etmek daha cazip hale geliyor. Faaliyet dışı gelirler artıyor! Vatandaş da benzer bir refleks içinde. Tüketimini erteliyor, parasını vadeye bağlıyor, faizden kazanç sağlamaya yöneliyor.
Bu durumda mevduat artışı, sanıldığı gibi canlı bir ekonominin göstergesi değildir. Tam tersine, yatırım iştahının zayıfladığı bir ortamın göstergesi olabilir.
Bir diğer unsur da kamu harcamaları. Devletin harcamaları nispi olarak artıyor. Bu harcamalar piyasaya likidite olarak giriyor ve o likiditenin bir kısmı tekrar bankalara dönüyor. Yani mevduat artışının arkasında kamu kaynaklı bir likidite genişlemesi de söz konusudur.
Sonuçta 29,2 trilyon liralık mevduat hacmi, Türkiye’de ciddi bir parasal büyüklük olduğunu gösteriyor. Ancak mesele şudur.
Bu para kimin değirmenini döndürüyor?
Eğer para üretime, yatırıma ve istihdama gitmiyorsa, finansal sistem içinde dönüyor ve faiz geliri olarak büyüyorsa, bu reel ekonomi açısından bir nevi alarmdır. Çünkü ekonomi üretimle büyür, faizle değil.
Kısacası bu para faizcilerin değirmenini döndürüyor!
Yüksek faizli bir ortamda mevduat artışı, çoğu zaman yatırım iştahının zayıfladığını gösterir. Millet paradan para kazanmaya yönelmişse, reel ekonomide ve refah üretiminde bir problem var demektir.
Rakamlar büyüyor olabilir. Ama asıl soru şudur: Üretim büyüyor mu?
Artan para, vatandaşın cebini dolduruyor mu?
Ocaktaki tencereyi tıkırdatıyor mu?
Maalesef, bu soruların hepsinin cevabı “hayır”dır.
PROF. DR. METE GÜNDOĞAN
YAZARIMIZIN DİĞER YAZILARINI OKUMAK İÇİN LÜTFEN BU LİNKİ ZİYARET EDİNİZ
İSLAMİ HABER “MİRAT”
İngiltere'nin başkenti Londra'da insan hakları aktivistleri, İrana destek amacıyla bir gösteri düzenledi. Londra'da İran'a Destek…
Batılılar, neden Çin’i değil de, İslâm’ı tehdit olarak görüyorlar? Batı dünyasının küresel stratejilerinde İslâm dünyasına…
İRAN’DAN TÜRKİYE AÇIKLAMASI: “ABD VE İSRAİL SİNSİ BİR PLAN YÜRÜTÜYOR” ABD ile İsrail’in İran’a yönelik…
KADİR GECESİ KUR’AN GECESİ Yeniden Kadir gecesine kavuşabilmek ne büyük bir nimet, ne büyük bir…
Pakistan ile Afganistan arasındaki sınır gerilimi, son dönemde yaşanan çatışmalarla yeni bir boyuta taşındı. Taliban…
SEMÂNIN YERYÜZÜNE İNDİĞİ GECE: KADİR GECESİ Allahu Teâlâ, bu ümmet-i merhûmeye pek çok fazîlet ve…