
Diyanet İşleri Başkanlığı, Cumhuriyet’in kurucu kadrosu tarafından İslam’ı yeni rejime uygun hale getirmenin bir projesi olarak pratiğe geçirildi. Kurumun asıl görevi, inkılapların yavaş yavaş devreye sokulmaya başladığı nazik bir dönemde muhafazakâr toplumu ikna ve kontrol etmekti. İkinci görevi ise inkılaplar çerçevesinde İslam’a nasıl bir statü tayin edilmesi gerektiği gibi yorucu bir meseleyi kurumsal çerçevede düzenlemek idi.
Yazar, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bu zor süreci nasıl yönettiğini, daha doğrusu yönetmeye çalıştığını, teşkilat arşiv belgeleri dahil, Meclis zabıtları, kanun teklifleri ile zamanın basınında çıkan yazılar ve mevcut akademik yayınları da içine alan zengin bir literatür eşliğinde tarihsel ve sosyolojik bir metotla ele alıyor.
Okuyucu, zamanın Türkiye’sinin her bakımdan zorlandığı bir dönemde Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bir yandan devlet, diğer yandan muhafazakâr toplum arasında sıkışan ilişkilerini yönetebilmek için ne kadar kılı kırk yararcasına bir mesai sarf etmek zorunda olduğunu bu kitapta adım adım izleyecektir.
İngiltere'nin başkenti Londra'da insan hakları aktivistleri, İrana destek amacıyla bir gösteri düzenledi. Londra'da İran'a Destek…
Batılılar, neden Çin’i değil de, İslâm’ı tehdit olarak görüyorlar? Batı dünyasının küresel stratejilerinde İslâm dünyasına…
İRAN’DAN TÜRKİYE AÇIKLAMASI: “ABD VE İSRAİL SİNSİ BİR PLAN YÜRÜTÜYOR” ABD ile İsrail’in İran’a yönelik…
KADİR GECESİ KUR’AN GECESİ Yeniden Kadir gecesine kavuşabilmek ne büyük bir nimet, ne büyük bir…
Pakistan ile Afganistan arasındaki sınır gerilimi, son dönemde yaşanan çatışmalarla yeni bir boyuta taşındı. Taliban…
SEMÂNIN YERYÜZÜNE İNDİĞİ GECE: KADİR GECESİ Allahu Teâlâ, bu ümmet-i merhûmeye pek çok fazîlet ve…