
Diyanet İşleri Başkanlığı, Cumhuriyet’in kurucu kadrosu tarafından İslam’ı yeni rejime uygun hale getirmenin bir projesi olarak pratiğe geçirildi. Kurumun asıl görevi, inkılapların yavaş yavaş devreye sokulmaya başladığı nazik bir dönemde muhafazakâr toplumu ikna ve kontrol etmekti. İkinci görevi ise inkılaplar çerçevesinde İslam’a nasıl bir statü tayin edilmesi gerektiği gibi yorucu bir meseleyi kurumsal çerçevede düzenlemek idi.
Yazar, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bu zor süreci nasıl yönettiğini, daha doğrusu yönetmeye çalıştığını, teşkilat arşiv belgeleri dahil, Meclis zabıtları, kanun teklifleri ile zamanın basınında çıkan yazılar ve mevcut akademik yayınları da içine alan zengin bir literatür eşliğinde tarihsel ve sosyolojik bir metotla ele alıyor.
Okuyucu, zamanın Türkiye’sinin her bakımdan zorlandığı bir dönemde Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bir yandan devlet, diğer yandan muhafazakâr toplum arasında sıkışan ilişkilerini yönetebilmek için ne kadar kılı kırk yararcasına bir mesai sarf etmek zorunda olduğunu bu kitapta adım adım izleyecektir.
İLHAM ALİYEV, HADDİNİ AŞIYOR. Oktay Saral'ın, GÖREVDEN ALINMASINI İSTİYOR. Azerbaycan'da başörtülü öğrenci ve öğretmenlerin okullardan…
ATATÜRK-İNÖNÜ İLİŞKİSİ: SADAKAT Mİ, REKABET Mİ? Beyan Yayınları’nın “Tarihin Gerçek Yüzü” serisinden çıkan, Prof. Dr.…
Zorlu Enerji’den 147,6 milyon dolarlık satış: ZES’in bağlı olduğu şirketteki paylarını devrediyor Zorlu Enerji, ZES…
MAHKEME, ÖZGÜR ÖZEL'İN, YALAN KONUŞUP İFTİRA ATTIĞINI BELGELEDİ İstanbul Başsavcısı Akın Gürlek’in CHP Genel Başkanı…
Dera Milletvekili Abdülmevla el-Hariri’den Sert İsrail Tepkisi: "Güney Olmadan Suriye Olmaz" Suriye'nin Dera Milletvekili Abdülmevla…
Ankara’da Gazze İçin Sessiz Boykot Nöbeti: Bir Bardak Çay, Bir Vicdan Çağrısı Ankara Keçiören’de bir…