EDİTÖRDEN

Ölümün Sıradanlaşması

Korona virüs sebebiyle ölenlerin sayısı dünyada yüz bini, ülkemizde de bini çoktan aştı. Hastalanıp ölenlerin istatistik bilgilerini her gün, her saat izleyişimiz, ölüm gerçeğini sanki sıradanlaştırıyor

Kuşkusuz ölüm, en yaman hakikattir ve biz faniler için ölümden asla kurtuluş yoktur.

Her can ölümü tadacaktır. Bir deneme olarak sizi hayırla da, şerle de imtihan ederiz. Ve siz sonunda Bize döndürüleceksiniz. (Enbiya 21/35) buyuruyor bizi yaratıp yaşatan Rabbimiz.

“De ki: Sizin kendisinden kaçtığınız ölüm, muhakkak sizi bula­caktır. Sonra da görüleni ve görülmeyeni bilen Allah’a döndürüleceksiniz de O size bütün yaptıklarınızı haber verecektir.” (Cuma 62/8)

“Nerede olursanız olun ölüm size ulaşır; sarp ve sağlam kalelerde olsanız bile.” (Nisa 4/78)

Şair Cahit Sıtkı Tarancı bu hakikati ne kadar güzel mısralaştırmıştır:

“N’eylersin ölüm herkesin başında.

Uyudun uyanamadın olacak

Kim bilir nerde, nasıl, kaç yaşında?

Bir namazlık saltanatın olacak

Taht misali o musalla taşında.”

Ancak, özellikle şu günlerde sürekli gündemimize gelen ölüm haberleri, bizim ölüm gerçeğinden ders almamıza vesile olabiliyor mu? Sırası gelenlerin bir bir göçmeleri bize ne anlatıyor?

Rasulüllah (s.a) buyuruyor: “Tüm lez­zetlerin tadını kaçıran ölümü hatırlayın.” (İbn Mâce, Tirmizî, Neseî)

İmam Süyûtî, Cami‘us-sağîr’de benzer bir hadis-i şerif naklediyor: “Ölümü çokça hatırlayın. Çünkü ölümü hatırlamak günah işlenmesini önler, yok eder ve dünyaya bağlanmamayı sağlar. Eğer zenginlik halinizde ölümü hatırlarsanız, bu, zenginlikle gururlanmayı ortadan kaldı­rır. Eğer ölümü fakirlik halinizle hatırlarsanız, bu, sizi yaşantınızdan memnun kalacak hale getirir.”

İşbu sebepledir ki, egemen seküler zihniyet ve Batıl/ı yaşam biçimi ölümü hatırlamaz, hatırlatmaz.

Oysa Ölüm kâbusu gerçekten gelir de: ‘İşte bu, senin öteden beri kaçtığın şeydir’, denir.” (Kaf 50/19)

Can boğaza dayandığında, o vakit siz bakar durursunuz. Görmediğiniz halde Biz ona sizden daha yakınız. Eğer ceza görmeyecek iseniz, onu geri çevirsenize; şayet iddianızda doğru iseniz!” (Vakıa 56/83-87)

“Nihayet o müşriklerden birine ölüm gelip çattığında: ‘Rabbim’ der, ‘beni geri gönder; ta ki boşa geçirdiğim dünyada iyi ameller yapayım.’ Ha­yır! Onun söylediği boş laftan ibarettir..” (Mü’minûn 23/99-100)

“Ey inananlar! Mallarınız ve çocuklarınız sizi Allah’ı anmaktan alıkoyma­sın. Kim bunu yaparsa işte onlar ziyana uğrayanlardır. Herhangi birinize ölüm gelip de: ‘Rabbim! Beni yakın bir süreye kadar geciktirsen de sadaka verip iyilerden olsam!’ demesinden önce, size verdiğimiz rızk­tan harcayın. Allah, eceli geldiğinde hiç kimseyi asla ertelemez. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.” (Münafikûn 63/9-11)

Doğru olan ise ölüm gelmeden iyi ameller yapmaktır: Zira Kişiye vaiz olarak ölüm yeter. (Taberanî) 

Çok akıllı biri olan Hz. Ömer (r.a) bu sebeple yüzüğünün kaşına “kefâ bi’l-mevti vâizan” yazdırır.

Akıllı, zeki olan kişi nefsini hesaba çekip, ölümden sonrası için çalışan kimsedir. (İbn Mâce, Tirmizî)

Öyleyse Rabbimizin şu buyruğuna kulak vermeliyiz: Ey müminler! Ahiret için azık edinin. Bilin ki azığın en hayırlısı takvadır. Ey akıl sahipleri! Benden (emirlerime karşı gelmekten) sakının!” (Bakara 2/197)

O halde, kesinlikle başımıza gelecek olan ölüm kapımızı çalmadan Ahiret için hazırlık yapmalıyız.

Hakim’in Müstedrek’inde geçen şu hadis bize hayatın ve var olan nimetlerin kıymetini hatırlatıyor:

Beş şey gelip çatmazdan önce beş şeyi ganimet ve fırsat bil: Şöyle ki, ölümünden önce bu hayatının değe­rini bil, hastalığa yakalanmadan önce sağlığının değerini bil, meşguliyet gelip çatmazdan önce boş zamanının değerini bil, yaşlılık gelip çatmazdan önce gençliğinin kıymetini bil, yoksul düşmezden önce zenginliğinin de­ğerini bil.”

Ölüm gelmeden önce hayatın ve sağlığın değerini bilip salih ameller işlersek, ölüm güzelleşecektir. Yüce Rabbimizin, hakkında , “Biz, senden önce de hiç­bir beşere ebedilik vermedik. Şimdi sen ölürsen, sanki onlar ebedi mi kalacaklar?” (Enbiya 21/34); “Muhakkak sen de ölecek­sin, onlar da ölecekler.” (Zümer 39/30) buyurduğu kutlu Peygamberimizin hüsnü hâtimesi gibi:

“Ölüm güzel şey, budur perde ardından haber…

Hiç güzel olmasaydı, ölür müydü Peygamber?”

(Necip Fazıl Kısakürek)

Abdullah YILDIZ

Recent Posts

  • Genel

50 Yaşında Kansere Yenik Düştü

50 yaşında kansere yenik düştü hakkında son gelişmeler. 50 yaşında kansere yenik düşen bir bireyin…

56 saniye ago
  • Genel

Dostları ve rol arkadaşlarından Serhat Mustafa Kılıça hüzünlü veda

Serhat Mustafa Kılıç veda hakkında son gelişmeler. Serhat Mustafa Kılıç, dostları ve rol arkadaşları tarafından…

57 saniye ago
  • Genel

Osimhen’in Sakatlık Durumu Belli Oldu! Lizbonda Oynayacak mı?

Osimhen'in sakatlık durumu belli oldu! Lizbonda oynayacak mı? hakkında son gelişmeler. Osimhen'in sakatlık durumu hakkında…

1 dakika ago
  • Genel

Onvo 40VQ80F3FA Televizyon için Yeni A101 Fırsatı

Onvo 40VQ80F3FA televizyon A101 fırsatı hakkında son gelişmeler. Onvo 40VQ80F3FA televizyon, A101 mağazalarında özel bir…

1 dakika ago
  • Genel

Yemeyen pişman: Vücuttaki enfeksiyonu temizliyor!

Yemeyen pişman, vücuttaki enfeksiyonları temizleme potansiyeli ile dikkat çekiyor. Son dönemde satış rekorları kıran bu…

2 dakika ago
  • Genel

Hindistanda çöken öğrenci yurdunda yaşamını yitirenlerin sayısı 6’ya yükseldi

Hindistanda çöken öğrenci yurdunda yaşamını yitirenlerin sayısı 6'ya yükseldi. Olayın detayları ve yetkililerin açıklamaları merak…

11 dakika ago