
Ramazan’ın İlk Gününde Mescid-i Aksa’ya Baskın. İsrail Yine Kendine Yakışanı Yaptı
Kudüs’te Ziyaretler ve Güvenlik Uygulamaları Tartışma Yarattı
Ramazan ayının ilk gününde Mescid-i Aksa çevresinde yaşanan gelişmeler bölgede gerilimi yükseltti. Filistinli yetkililer ve yerel kaynaklar, İsrailli grupların polis koruması eşliğinde Harem-i Şerif olarak bilinen alana giriş yaptığını ve avlularda dini ritüeller gerçekleştirdiğini bildirdi.
Kudüs Valiliği tarafından yapılan açıklamada, söz konusu girişlerin süresinin Ramazan boyunca günlük olarak bir saat uzatıldığı, bu uygulamanın kalıcı hale gelmesinden endişe duyulduğu ifade edildi. Açıklamada, mevcut düzenlemelerin tarihi ve hukuki statükoyu değiştirebileceği uyarısında bulunuldu.
İmam Hakkında Uzaklaştırma Kararı
Filistin haber ajansı WAFA’nın aktardığına göre, İsrail polisi Mescid-i Aksa İmamı Şeyh Muhammed el Abbasi’yi avluda gözaltına aldı. Daha sonra el Abbasi hakkında Mescid-i Aksa’dan uzaklaştırma kararı verildiği açıklandı.
Hamas tarafından yapılan açıklamada bu karar, “Mescid-i Aksa’nın idaresine müdahale” olarak nitelendirildi. Açıklamada ayrıca Ramazan öncesinde ibadet edenlere yönelik kısıtlamaların artırıldığı, bazı vaiz ve din görevlilerine sınırlamalar getirildiği ve bölgedeki girişlerin sıkı denetime tabi tutulduğu öne sürüldü.
Batı Şeria’da Baskın ve Saldırı İddiaları
Öte yandan Batı Şeria’nın çeşitli bölgelerinde de olaylar yaşandığı bildirildi. Yerel kaynaklar, El Halil ve Ramallah çevresinde bazı evlerin yıkıldığını, mülklere zarar verildiğini ve sivillerin yaralandığını aktardı.
Filistin Kızılayı, farklı noktalarda açılan ateş sonucu yaralanmalar meydana geldiğini duyurdu.
Filistinli yetkililer, Ramazan’ın başlangıcında artan güvenlik uygulamaları ve operasyonların sahadaki tansiyonu yükselttiğini ve daha geniş çaplı bir baskı sürecine işaret edebileceğini savunuyor.
İsrail makamları ise alınan önlemlerin güvenlik gerekçesiyle uygulandığını ve kamu düzenini korumayı amaçladığını belirtiyor.
Bölgede karşılıklı açıklamalar sürerken, yaşanan gelişmelerin Ramazan ayı boyunca Kudüs ve Batı Şeria’daki hassas güvenlik dengelerini etkilemesinden endişe ediliyor.
HABER YORUM
Filistinlilerin karşısında maalesef bir devlet değil bir çete var…
İsrail çetesi…
Çünkü devletlerin belli kriterleri vardır ve çoğu zamanda bu kriterlere göre hareket eder…
Mesela o devletin askeri polisi, ibadethanelere baskın düzenleyip insanları sırf Müslüman diye tutuklayamaz ya da darp edemez. Hele ki bu ibadet hane Mescid’i Aksa olursa…
Tabii bu kriterler normal insanlar ve İnsan hak ve de Hürriyetleri noktasında hassas olan devletler için geçerli….
Yani İsrail için geçerli değil…
Çünkü onlar terör devleti…
1948 Yılından bu yana, Filistinlilere ve Mescid’i Aksaya saldırmadıkları bir Ramazan Ay yoktur.. Zaten onun için İsrail’e çete ya da terör devleti diyoruz.
Ve tam da bu yüzden yaşananları “güvenlik operasyonu”, “çatışma” ya da “karşılıklı gerilim” gibi kavramlarla izah etmek tam bir akıl tutulması olur… Çünkü ortada bir hukuk devleti refleksi değil, cezasızlıkla beslenen organize bir şiddet düzeni vardır.
Bir devlet; kutsal mekânlara saygı duymalıdır.
Bir devlet; ibadet eden sivilleri hedef almamamlı, çocukları, kadınları, yaşlıları düşman ilan etmememlidir.
Bir devlet; gücünü hukuktan alır. İsrail ise gücünü zorbalıktan, işgalden ve korku üretmekten alıyor. Bu nedenle yaptığı her baskın, her gözaltı, her saldırı bir “güvenlik” meselesi değil, bilinçli bir sindirme politikasıdır.
Şu Mübarek Ramazan günlerinde, unutmayalım kıymetli dostlar!
“Bu bir işgal düzenidir, bu bir terör pratiğidir. Ve buna karşı durmak; siyasi bir tercih değil, insani bir sorumluluktur.”
İSLAMİ HABER “MİRAT”