
SAVUNMA SANAYİİNDE YÜKSELİŞ Mİ, AHLÂKÎ SAVRULMA MI? ALİ RIZA DEMİRCAN HOCA’MIZIN UYARISI IŞIĞINDA BİR ÖZ ELEŞTİRİ
Yerli ve millî savunma sanayimizin katettiği mesafe, teknolojik bağımsızlık ve caydırıcılık açısından şüphesiz her basiretli müminin göğsünü kabartan ve takdir edilmesi gereken güzel bir gelişmedir. Ancak madalyonun diğer yüzünü görmezden gelmek, bizi stratejik bir körlük ile ahlâkî bir savrulmanın eşiğine getirebilir. İlahiyatçı Ali Rıza Demircan Hoca’mızın “Türkiye İslâmî çizgisini bulamazsa, bu hızla savunma sanayinde büyürse, Amerika, İngiltere, Fransa gibi silah üretip satan, yetmedi, bölgeler arasındaki fitne ateşini yakan konuma gelir…Türkiye, her dönemden daha fazla beka sorunu yaşıyor; bunun farkında değiliz! İslâm’la bağın olursa ayakların yere değer…” şeklindeki son derece önemli ikazı, tam da bu noktada hayatî bir metafizik ve stratejik uyarı taşımaktadır.
Gelişen askerî teknoloji, şayet İslâm’ın adalet, merhamet ve sulh ilkeleriyle küresel boyutuyla dizginlenmezse; Türkiye’yi birkaç asırdır eleştirdiğimiz Batılı emperyalist güçlerin izlediği yola sevk etme riski taşıyabilir. Gücü eline geçiren fakat ahlâkî omurgasını kaybeden yapılar, zamanla Amerika, İngiltere veya Fransa gibi küresel silah tüccarlarına dönüşür. Bu durum, sadece silah üretip satmakla kalmaz; yetmediği yerde pazarlarını diri tutmak adına coğrafyalar arası fitne ateşini körükleyen bir anlayışı besler.
Ali Rıza Demircan Hoca’mız, “Türkiye, her dönemden daha fazla beka sorunu yaşıyor; bunun farkında değiliz!” diyerek, hükümeti silah satışları üzerinden uyarmaktadır.
Silah İhracatı ve Bölgesel Çatışmaların Somut Portresi
Bugün savunma sanayiimizin amiral gemisi olan insansız hava araçlarının (İHA/SİHA) ihracatı, küresel jeopolitikte taşları yerinden oynatıyor. Ancak izlenen satış stratejilerinin doğurduğu yan etkileri Türkiye’nin istikrarlı geleceği açısından soğukkanlılıkla analiz etmek zorundayız:
Gücün Ahlâkı: Satış İlkeleri ve Sulh Stratejisi
İslâm akidesine göre hayat, ölüm ötesi ebedî hayatla anlam kazanır. Bu bilinç, stratejik devlet aklına da yansımalı; adalet, merhamet ve ibadet kavramları stratejik kararların merkezine oturtulmalıdır. Bir Müslüman gücün askerî varlığı, yalnızca mazlumu koruma ve caydırıcılık ilkesine dayanmalıdır. Türkiye, savunma sanayiini büyütürken, döviz elde etmek uğruna “ne pahasına olursa olsun ihracat” mantığını reddetmeli, acilen bağlayıcı ve etik “Silah Satış İlkeleri” oluşturmalıdır:
Askerî veya iktisadî güç, kaynağı İslâm olan ahlâk düsturlarıyla taçlandırılmadığı sürece beka sorununu ortadan kaldırmaz, aksine büyütür. Bu kaçınılmaz olarak ilâhî bir kaidedir. Gerçek beka, yüksek teknolojiye sahip olmak kadar, o teknolojiyi ne maksada hizmet ettirdiğimizde saklıdır. Ayaklarımızın yere değmesi ve savunma sanayiimizin bir fitne aracına dönüşmemesi için Ali Rıza Demircan Hoca’mızın işaret ettiği İslâmî adalet ve merhamet omurgasına her zamankinden daha çok muhtacız. T.C. hükümeti, vatan için tehlike oluşabilecek gidişatların karşısında vicdanen kendini sorumlu hisseden âlimlerin sözünü dinlemelidir.
Vesselam.
İSLAMİ HABER “MİRAT”
61 İsrailli Uzmandan Tarihi Uyarı: “Yerleşim Yaptırımları Ekonomiyi Çökertir” Gazze'deki saldırıları ve işgal altındaki Batı…
Binali Yıldırım’ın Sözleri Sonrası Azerbaycan’dan 7 Türkiye Vatandaşı Hakkında Karar! DERİN BAKIŞ | Mirat…
Ali Rıza Demircan Hoca’nın Sözü Bugün Daha da Anlamlı: Ezan Okunuyor, Peki İslam Nerede? Ali…
Tiran’da Rama’ya istifa çağrısı: Göstericilerle polis çatıştı Arnavutluk’un başkenti Tiran’da, Başbakan Edi Rama’nın istifasını isteyen…
Al Sana Bir Pislik Daha YASA DIŞI ÜREME HÜCRESİ TİCARETİ VE İSLAM’IN HÜKMÜ Faiz, rüşvet…
Türkiye–İspanya ortaklığında yeni fırsat: İsrail sistemlerine ASELSAN alternatifi Türkiye’nin savunma teknolojilerindeki gücü ile İspanya’nın sanayi…