
GÜLEÇ ADAMIN YAŞAMI DA KADERİNE BAĞLI
Dünya hayatında sahip olduğumuz bütün maddî ve manevî özellikler/nimetler Allah’ımızın kulluk denemesi gereği bizlere verdikleridir. Biz insanlar çalışmalarımızla ancak bizim için takdir edilen nimetlere ulaşabiliriz. Rabbimizin bizler için takdir ettiklerini bilemediğimiz için biz çalışırız ama her istediğimize değil yalnızca takdir edilene ulaşabiliriz.
“Zira O sizi, karakter, güç, bilgi, sosyal statü ve servetleriniz vasıtasıyla dünyaya mirasçı yapmış, bir kısmınızı diğerlerine derecelerle üstün kılmıştır ki, bahşettiği şeylerle sizi sınayabilsin. Şüphe yok ki, Rabbiniz cezalandırmada çok hızlıdır. Ama unutmayın ki, O gerçekten çok acıyan ve bağışlayandır.” (En’âm 165)
Bu sebeple hiçbir zengini, siyasiyi, ilim adamını, makam ve mevki sahibini, sanatçıyı ve sporcuyu gözümde büyütmediğimi gibi çalıştığı halde başarı gösteremeyenleri de küçümsemedim. Yani temizlik işçisi de olsa yaşamıyla Rabbimize daha bağlı kişiler dışında gıpta ettiğim kimse yok gibidir.
Bunun tek istisnası, bir dava adamı olduğu halde doğal halinde güleç yüzlü ve tatlı dilli olanlardır. Gerçi bu özellik de doğuştan yani kaderledir ya; Allah’ın bir lütfudur.
Sözü Sırrı Süreyya Önder’e getirmek istiyorum. Kendisini 15 yıl kadar önce birlikte katıldığımız bir televizyon programında tanıdım. Farklı dünyaların insanları olduğumuz açığa çıkmıştı. Ama çatıştığımız o program dahil onu hep güleç yüzlü gördüm. Üslubu yumuşaktı. Makul insan tavırlıydı. Yani görüntüde tam bir Müslüman ahlâkı sergiliyordu.
Volkan Konak ile ilgili yazışında HAŞROLUNACAK ifadesine rastladığım için Deist olduğunu söyleyemem. Rabbim yüz güzelliği ve güleçliğine erdirdiği bu kulunu İslamî inanç ve yaşam ile de güzelleştirsin.
Fıtrat kardeşi olduğumuzda şüphe yoktur. Ona acil şifalar diliyorum.
Tıbbın görevi yaşatmaya çalışmaktır. Ama rastlantı ölüm veya yaşam yoktur; İLAHİ KADER hükmünü icra edecektir.
Bakıyorum da ölümün gölgesinde insanlar çaresizliklerini anlıyor ve açığa vuruyorlar.
Sözü ömürle ilgili bir yazımızdan alıntı ile bağlayalım:
Hiçbir insan hangi ana babadan, ne zaman, nerede, hangi cinsiyette ve surette yaratılacağını bilemeyeceği gibi yiyecekleri – giyecekleri ve yararlanacakları eşya anlamına rızkının ne olacağını da bilemez.
Bir de ne kadar yaşayacağını bilmesi mümkün değildir.
Şansla/ rastlantı ile hayat olmaz. Ama insan Allah’ın bildirilerini bilmezse şans – rastlantı – tesadüf der. Başka bir şey de söyleyemez.
Ömür Allah’ın takdir ettiği kadardır; kaderledir.
Uzun ve sağlıklı yaşamanın tahmini sebeplerine yapıştıkları halde ömürlerinin baharında ölen nice insanlar vardır.
Biz İnandığımız Allah’ın kitabı Kur’ân’a kulak verelim:
“ Allah, sizi önce topraktan, sonra bir damla sudan meniden yarattı. Sonra da erkek ve dişi olarak eşler kıldı. O’nun bilgisi olmaksızın, hiç bir dişi ne gebe kalabilir ne de doğurabilir. Allah’ın kader planında öngörülmedikçe hiç kimsenin ömrü uzatılamaz ve kısaltılamaz. Şüphesiz bütün planlamalar Allah’a göre çok kolaydır. “ (Fatır 11)
“ İyi bilin ki, ölüm vakti gelip çattığında, Allah hiç kimseye yeni bir fırsat vermeyecek, hiçbir canın ölümünü ertelemeyecektir. Hiç şüphesizAllah, bütün yaptıklarınızdan haberdardır.” (Münafikûn 11)
Ali Rıza Demircan
İSLAMİ HABER ‘MİRAT’ -YOUTUBE-
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov: “Körfez’deki savaş, Hürmüz Boğazı’ndan geçen petrolün kontrolü için çıkarıldı. Rusya…
Tahran’da Sürpriz Slogan: Cuma Namazında "Yaşasın Türkiye" Sesleri TAHRAN – İran’ın başkenti Tahran’da her…
KANATLANAN ULAKLAR: POSTA GÜVERCİNLERİ Yüksek veri aktarım hızına sahip 5G teknolojisi, ülkemizde 1 Nisan 2026…
Papa XIV. Leo’dan sert mesaj: “Dünya bir avuç zorba tarafından harap ediliyor” Katolik dünyasının ruhani…
‘‘YA DEĞİŞİM YA ÇÖKÜŞ!: YARIN DEĞİL! HEMEN ŞİMDİ!’’ CENAZE ORTA YERDE VE ARTIK HİÇBİRİMİZ MASUM…
SUSMA ORUCU: “YA HAYIR SÖYLE, YA DA SUS!” Öncelikle şu hususun altını kalın çizgilerle çizeyim:…