
Zina ve eşcinsellik gibi cinsel nitelikli olup haram bilinerek yaklaşılmaması gereken çirkinliklerden biri de teşhirciliktir. Rabbimiz Kur’ân’da şöyle buyurur.
“…İslam’ın/ortak aklın çirkin bulduklarının gizlisine de açığına da yaklaşmayın…” (En’am Suresi 151)
Kabul gören yaygın tarife göre teşhircilik, cinsel doyuma ermek ve erdirmek amacıyla üreme, uyluk, göğüs ve göbek gibi cinsel organları açığa vurup göstermektir.
İslâm Dini, erkeklerin bütün erkeklere ve kadınlara karşı göbekle diz kapakları arasını; kadınların da tüm namahrem/evlenilebilir erkeklere karşı yüz, eller ve ayaklar dışındaki vücut organlarını açığa vurmasını yasaklamıştır. Bu sebeple özel şehevî bir maksatla cinsel organları ve erotik bölgeleri açığa vurma olan teşhircilik, pek tabîidir ki açık bir İslâmî haramdır.
Kur’ân‐ı Kerîm’in Nûr Sûresi’nin 30. ve 31. âyetlerinde, Müslüman erkekler ve kadınların cinsel organlarını korumaları emrolunmuştur. Koruma emri hiç şüphesiz gösterme yasağını da içermektedir:
“Mü’min erkeklere söyle! Gözlerini cinsel amaçlı bakışlardan çevirsinler. Fercleri olan cinsel organlarını ve yakın çevresini (gösterir ve görülür olmaktan; zinâya aracı kılmaktan) korusunlar. Böyle yapmaları, onları; onların duygularını daha arındırıcıdır. Gerçekten Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.”
“Mü’min kadınlara söyle! Onlar da gözlerini cinsel amaçlı bakışlardan çevirsinler. Ferçleri olan cinsel organlarını ve yakın çevresini (gösterir ve görülür olmaktan; zinâya aracı kılmaktan) korusunlar…”(Razi, Nûr 30)
İslâm Dîni, cinsel vasıflı ahlakî bir hastalık olan teşhirciliği, sunduğumuz Kur’ânî koruma ve de örtünme emirleriyle yasaklamıştır. Ayrıca özel yasalarıyla da men etmiştir.
Cinsel organları teşhir etmenin İslâm Dîni’ndeki çirkinlik derecesini kavrayabilmek için, önce bu Yüce Din’in yalnızken bile cinsel organların açığa vurulmamasını öğütleyen düstûrlarından bazılarını sunalım.
Allah’ın Resûlü Peygamberimize (sav) soruldu:
– Ey Allah’ın Resûlü! Birimiz yalnız kaldığı zaman da avret yerini örtmeli mi?
Şöyle buyurdu:
– Allah, insanlardan daha çok kendisinden utanılmaya lâyık olandır. (Tirmizî Edeb 39)
“Aman çıplaklıktan korununuz. (Böylece size refakat eden) meleklere karşı utanır olunuz ve (utanmanızla) onlara saygı gösteriniz.” (Tirmizî Edeb 42)
Allah’ın Resûlü, Amr b. Hazm’ı Necran’a elçi olarak gönderirken, ona verdiği yazılı talimatta şöyle buyurdu:
“… Kişi, cinsel organı açıktan ve dıştan görülürcesine kabaları üzerine çöküp ayaklarını dikerek oturmasın.” (el-Metalilibül-Âliye Hn.91)
Anlamları sunulan hadislerden anlaşılacağı üzere İslâm Dini, Allah’tan ve O’nun meleklerinden utanılarak cinsel organların korunmasını öğütlemektedir.
Allah’tan ve meleklerinden utanılarak korunması öğütlenen cinsel organların, insanlardan korunması ise mutlaka yapılması gereken bir görevdir.
Şimdi bu görevin farz olduğunu delillendiren ilâhî yasaların bir bölümünü, Allah’ın Resûlü Hz. Muhammed’in dilinden sunalım:
Ashâb‐ı Suffe’den olan Ebû Zür’a (r.a) anlatıyor.
Allah’ın Resûlü aramıza gelip oturdu. Bu sırada benim uyluğum yani
(üreme organım ile diz aram) açıldı.
Allah’ın Resûlü bana şöyle emir buyurdu:
‐ Üzerini ört. Sen uyluğun örtülmesi gereken yer olduğunu öğrenemedin mi? (S. Darimî Hn. 2653)
“Uyluğunu gösterme. Diri veya ölü hiç kimsenin uyluğuna da bakma.” (Ebu Davûd Hammam 2)
Yukarıda sunulan hadislerden anlaşılacağı üzere İslâm Dini teşhirciliği, teşhirciliğe götürücü ve teşvik edici sebepleriyle birlikte yasaklamaktadır. Çünkü İslâm, yalnız teşhiri değil, ‐şehvetli veya şehvetsiz teşhir edilen organlara bakmayı da yasaklamaktadır.
Yalnızca bakma yasağı bile teşhircilikle bir tür savaştır ve onu devre dışı bırakabilecek bir ölçüdür.
Yukarıda sunulan tarife göre teşhirciliğin İslâm’ın cinsel nitelikli haramları arasında yer aldığını açıkladık. Ancak gerçeği ifade etmek gerekirse Kur’an ve Sünnet ölçülerine göre yapılacak teşhircilik tarifinin daha bir kapsamlı olması gerekir. Çünkü teşhircilik İslâm’ın haram kıldığı çıplaklığın özel bir şeklidir. Bu sebeple “Cinsel doyuma ermek amacıyla cinsel organları açığa vurmak” şeklindeki tarifi, İslâm’ın çıplaklıkla ilgili düstûrlarıyla yorumlayarak şöylece genişletmek gerekir:
“Teşhircilik, cinsel haz alma, çıkar sağlama veya modern görünme gibi her hangi bir amaçla vücût organlarını açığa vurmaktır.”
Burada cinsel haz amacı olmasa da vücut organlarını açığa vurmanın haram olacağı gerçeğini hatırlatarak teşhirciliği örneklendirelim:
Vücut organlarını gösterir şeffaf elbise giymek; cinsel organı, göğüsleri ve kalçaları belirginleştirici dar giysiler giyinmek; mayolu ve bikinili plâj giysileriyle halkın arasına girmek; daracık pantolon ve şort giymek ve kadınlar göbeğini ve uyluğunu açığa vurmak; aleni dans, striptiz ve hatta yüzü makyajlayarak topluluk içine çıkmak…Bütün bunlar teşhirciliktir.
Konunun seküler/laik uzmanları da aynı görüşleri paylaşmakta, açıklananları doğrudan ve dolaylı olarak teşhircilikle vasıflandırmaktadırlar.
Evet bütün bunlar teşhirciliktir.
İslâm inancı ve ahlâkına sahip bir insan, teşhirciliği benimseyebilecek kadar aşağılaşabilir mi?
Bu arada şu hakikati de dile getirmiş olalım: Dar ve tene yapışık olarak dikilen ve üretilen batı tipi erkek ceketi ve pantolonunda vücûdun teşhiri eğilimine dayandığı ve İslâmî olmadığı bir gerçektir.
Kadın giysileri gibi erkek giysilerimiz de İslâmî ölçülerden ve bu ölçülere dayalı tarihî uygulamalardan ilham alarak oluşturmadıkça, Müslümanların kültürel bağımsızlığını kazanamayacağı ve İslamî kişiliğini koruyamayacağı bilinmelidir.
SONER YALÇIN’IN SÖYLEM KUTUSUNDAKİ KAVRAM KARMAŞASI: MARKSİST YAZININ HZ. PEYGAMBER SEVGİSİ DEĞİL, MATERYALİST İNDİRGEMECİLİĞİDİR Odatv…
Alman Milletvekili Lea Reisner’den Berlin’e İsrail Tepkisi ALMANYA’NIN İSRAİL POLİTİKASINDA İKİYÜZLÜLÜK ELEŞTİRİSİ Batı Şeria’daki yerleşimci…
Cezayir, BAE ile diplomatik ilişkilerini kesti BAE Büyükelçisine ülkeyi terk etmesi için 48 saat süre…
ÇOK SICAK YİYECEK VE İÇECEKLERE DİKKAT: Bilimin ulaştığı sonuç İslam’ın sofra adabını hatırlattı Bilimsel araştırmalar,…
DEVLET OKULLARINDAN BÜYÜK BAŞARI Fen, Matematik ve Okumada Özel Okulları Geride Bıraktı OECD tarafından yürütülen…
YENİ ORTA VADELİ PROGRAM: FAİZ SARMALINDA BİR YANILSAMA VE İKTİSADİ İSTİKBAL MÜCADELESİ Hükümet tarafından son…