Gündem

“Tevbe Sona Ermedikçe Hicrette Sona Ermez”

Âlemlere rahmet olarak gönderilen iki Cihan Güneşi Sirac-ı Nur olan Hz. Muhammed’e (Sallallahu Aleyhi Vesellem) salat ve selam, O’nun pak ailesine, ashabına, yolunun takipçilerine, Hz. Peygamber’in ismi anıldığında kalbi aşkla dolanlara da selam olsun.

“Kim Allah yolunda hicret ederse, yeryüzünde barınacak pek çok güzel yer ve maddi manevi genişlik ve bolluk bulur. Kim ki evinde Allah ve Resulü’ne hicret etmek niyetiyle çıkar, sonra da hedefine varmadan kendisine ölüm yetişirse, artık onun mükâfatı Şüphesiz Allah’a aittir. Allah çok bağışlayandır engin merhamet sahibidir.” (Nisa 100. Ayet)

“Tevbe sona ermedikçe hicret de sona ermez. Güneş battığı yerden doğmadıkça da tevbe sona ermez.” (Ebû Dâvûd, Cihâd, 2)

Hicret; tarih boyunca peygamberlerin ve muvahhidlerin yaşadığı nebevi merhaledir. Kur’an-ı Kerim’de Allah (Azze ve Celle), hicretle ilgili otuzdan fazla ayet indirmiş, müminlere hicret etmeleri karşılığında verdiği ve vereceği mükâfatları zikretmiştir.

Âlemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Muhammed’in (Sallallahu Aleyhi Vesellem) Mekke’den Medine’ye yaptığı bu tarihi ve tevhidî yolculuk, insanlık tarihinin seyrini değiştirmiştir. Böyle bir yolculuk; İslam âlemi için tarihin başlangıç noktası kabul edilmiş, İslam medeniyetinin temellerinin atıldığı bu kutlu yolculuk; beraberinde insanlara kurtuluşu, asr-ı saadeti getirmiştir.

Hicret; insanlığa zulümden başka bir şey vermeyen zalim iktidarların yıkılması, Müslümanlarla savaşmayan farklı inanç ve toplulukların yaşam haklarının İslam’ın adaletiyle teminat altına alınmasıdır.

Malum olduğu üzere Hicri takvim; Hz. Ömer (ra) döneminde devlet işlerinde karışıklıklar çıkması nedeniyle kullanılmaya başlanmış ve bu uygulama Müslümanların kendi medeniyetlerine ait bir takvim, diğer medeniyetlere alternatif bir tarih bilinci oluşturmalarına vesile olmuştur.

Bugünün Müslümanları olarak elimizden alınan tarih bilincimizi geri almalı, Hicri takvimi hayatımızda daha çok görünür hale getirmeliyiz. Kan ve gözyaşına boğulmuş, ihtilaflarla güçsüzleştirilmiş, işgal altındaki İslam coğrafyasının özgürlüğüne tekrar kavuşması için hicret sonrası kurulan İslam kardeşliğini yeniden tesis etmeliyiz. Kur’an’a ve Sünnete sarılıp bunların anlaşılması ve yaşatılması için gayret gösterilip basit meseleler yüzünden tarihteki ihtilaflara düşmemeliyiz.

Bu vesileyle Peygamber Sevdalıları Vakfı olarak 1444 Hicri yılbaşının İslam’ın hâkimiyeti için çalışanlara feyiz ve direniş getirmesini; Müslümanlar arasında vahdet, kardeşlik ve uyanışa vesile olmasını; zülüm altında inleyen Müslüman kardeşlerimize kurtuluş ve zaferi müjdelemesini, dünyadaki tüm muhacirlere bir kurtuluş kapısı aralamasını Cenab-ı Allah’tan tüm samimiyetimizle niyaz ediyoruz.

PEYGAMBER SEVDALILARI VAKFI

Recent Posts

  • Gündem

Tahran’da: Cuma Namazında Yaşasın Türkiye Sesleri

Tahran’da Sürpriz Slogan: Cuma Namazında "Yaşasın Türkiye" Sesleri   TAHRAN – İran’ın başkenti Tahran’da her…

1 saat ago
  • Gündem

KANATLANAN ULAKLAR: POSTA GÜVERCİNLERİ

KANATLANAN ULAKLAR: POSTA GÜVERCİNLERİ Yüksek veri aktarım hızına sahip 5G teknolojisi, ülkemizde 1 Nisan 2026…

2 saat ago
  • Gündem

Papa XIV. Leo’dan, Trump’a Sert Mesaj

Papa XIV. Leo’dan sert mesaj: “Dünya bir avuç zorba tarafından harap ediliyor” Katolik dünyasının ruhani…

2 saat ago
  • Gündem

YA DEĞİŞİM YA ÇÖKÜŞ!: YARIN DEĞİL! HEMEN ŞİMDİ

‘‘YA DEĞİŞİM YA ÇÖKÜŞ!: YARIN DEĞİL! HEMEN ŞİMDİ!’’ CENAZE ORTA YERDE VE ARTIK HİÇBİRİMİZ MASUM…

3 saat ago
  • Makale

SUSMA ORUCU: “YA HAYIR SÖYLE, YA DA SUS!”

SUSMA ORUCU: “YA HAYIR SÖYLE, YA DA SUS!” Öncelikle şu hususun altını kalın çizgilerle çizeyim:…

4 saat ago
  • Gündem

“Titanic’ten Yapay Zekâya: İnsanın Bitmeyen Yenilmezlik Yanılgısı”

“Titanic’ten Yapay Zekâya: İnsanın Bitmeyen Yenilmezlik Yanılgısı” 1912 yılında ilk seferine çıkan RMS Titanic, dönemin…

4 saat ago