
TÜRKİYE İSRAİL’LE SAVAŞMALI MI
Katiller sürüsü İsrail, yaptığı katliamlar yetmiyormuş gibi şimdi de Gazze’ye kara harekatına başladı. Belli ki, soykırımcı Netanyahu Filistinde bir tek kişi bırakmayıncaya dek kan akıtmaya devam edecek.
İsrail’in Filistin, Lübnan, Suriye ve İran gibi bölgelerde yürüttüğü askeri operasyonlar, küresel bir tartışma konusu haline gelmiş durumda olsa da bir şey değişmiyor. Başta Avrupa olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde İsrail’e karşı yoğun protestolar yapılıyor ancak bu gösterilerin yapıldığı ülkelerin (bazıları hariç) birçoğunun İsrail’le iyi ilişkileri var.
2023-2025 arası Gazze operasyonları, küresel ölçekte protestolara yol açmış; Avrupa’da (Fransa, İngiltere, Almanya) hükümetler eleştirilerini artırmış, ancak ABD desteği nedeniyle somut yaptırımlar sınırlı kalmıştır.
Zira, İsrail demek ABD demektir ve birçok ülke menfaati için ABD’nin izlediği politikalara destek vermek zorundadır.
Öte yandan, yalnızca Avrupa devletleri değil, Araplar da ırkdaşlarına karşı İsrail’in yaptığı saldırılara sesini çıkarmıyor.
Katar gibi İsrail vahşetini durdurmak için çaba gösterenler de İsrail’in saldırılarına uğruyor. Arapların bazı satılmış idarecileri ise saldırılara tepki göstermek bir yana, İsrail’den yana tavır koymaktalar..
Yalnızca Araplar değil, diğer Müslüman devler de İsrail saldırılarını görmemezlikten geliyorlar.
Özetle; Ümmet diye nitelendirilen Müslüman devletlerin İsrail’e karşı koymak gibi bir gündemleri yok.
Türk Cumhuriyetlerinin bazıları ise İsrail’le dostluğu, ticari alışverişi sürdürüyor. Bu ülkelerin halklarının İsrail’in katliamlarına karşı duyarsızlığı da had safhada.
Bunun nedenlerinden biri İsrail’in Türklere yönelik doğrudan bir saldırısının olmaması. Türki Devletler öyle anlaşılıyor ki; “Arapların çoğunluğu İsrail’le dostluğu sürdürürken biz neden onlardan rol çalalım” havasındalar.
Velhasıl, İslam Ülkeleri Teşkilatı içerisindeki Müslüman Devletlerin çoğunluğu İsrail’e karşı koymayı ağzına dahi alamıyor .
İslam dünyasının durumu böyle iken, Türkiye’deki bir kısım kişiler, sonu savaş da olsa, İsrail’e dur diyerek müdahale etmemiz gerektiğini söyleyerek iktidara bu yönde baskı yapıyor.
İktidar ise Arapları harekete geçirmeye çalışıyor. Bunda haksız da sayılmaz. Zira, İsrail’in Türkiye ile Araplarla olduğu gibi tarihi bir kavgası yok. Aksine, Osmanlı’dan itibaren Türkler Yahudilere hep iyilikte bulunmuş.
Türkiye, 28 Mart 1949’da İsrail’i tanıyan ilk Müslüman ülke olmuş ve diplomatik ilişkiler 1950’de resmileşmiş. Bu dönem, Soğuk Savaş’ın etkisiyle şekillenmiş; Türkiye’nin NATO üyeliği ve İsrail’in Batı ittifakı içindeki konumu, iki ülkeyi stratejik işbirliğine yöneltmiş. 1990’larda da ilişkiler zirveye ulaşmış, askeri işbirliği anlaşmaları imzalanmış ve ortak tatbikatlar yapılmış.
Ancak, İsrail’in zamanla güvenlik iddialarıyla Arz-ı Mevud hikayesinin peşine düşmesi ve binlerce Müslümanı katletmesi, yerinden yurdundan yapması Türkiye ile İsrail ilişkilerini kopma noktasına getirmiştir.
AK Parti iktidarı döneminde, İsrail’in Gazze ve Lübnan’a yönelik operasyonları (örneğin 2008-2009 Gazze Savaşı) nedeniyle gerilim iyice artmıştır. 2010’daki Mavi Marmara olayı, diplomatik ilişkilerin ikinci katip düzeyine indirilmesine yol açmıştır. Buna rağmen, yine de tam bir kopuş yaşanmamıştır; ticaret hacmi artmaya devam etmiştir. 2022’den itibaren normalleşme süreci başlamış, büyükelçiler karşılıklı atanmış ve ekonomik bağlar güçlenmiştir.
İsrail’le ticaretimiz gelişmiş olsa bile Türkiye, İsrail’in Filistin’de uyguladığı şiddet politikalarına her daim karşı çıkmış, taraflar arasında uzlaşma sağlanması için uluslararası arenada yoğun çabalar sarfetmiştir.
Ancak, İsrail’in gittikçe şiddetini artırarak Gazze’de zorla boşalttığı evlere yerleşip, direnenleri şehit etmesi üzerine HAMAS’ın 7 Ekim 2023 tarihinde İsrail’e operasyon düzenleyip, birçok İsrailliyi esir alması sonucunda İsrail ‘in Gazze’de soykırıma başlamasına Türkiye sert tepki göstermiş, İsrail’le yeniden karşı karşıya gelinmiştir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail’in Gazze’deki saldırıları nedeniyle BM ve diğer uluslararası platformlarda İsrail’i “soykırım” suçlamasıyla kınamış, Lahey Grubu’nun yaptırımlarını şerhli olarak desteklemiş ve insani yardım ile diplomatik arabuluculuk girişimlerini sürdürmüştür.
Türkiye, İsrail saldırılarının durdurulması için yalnızca AB(D) ve diğer dünya devletleriyle temasa geçmekle yetinmemiş, bu doğrultuda çeşitli ülkelere ziyaretler yaparak, katliamların durdurulması ve barış için ortak mücadele yolları aramıştır.
Gösterilen çabalar sonucu Ocak 2025’te ABD, Mısır ve Katar’ın arabuluculuğunda ateşkes ilan edilmiş, ancak Mart’ta İsrail’in bombardımanları yeniden başlamıştır.
İsrail’in, Gazze’yi, Filistin’i insansızlaştırma operasyonlarını sürdürerek Müslümanları katletmeye devam edeceği anlaşılmaktadır.
Artık, bu saatten sonra İsrail’i şiddetle durdurmaktan başka yol kalmamıştır.
Başka bir yol kalmamıştır ancak görünürde de Türkiye’den başka İsrail’le başedecek, bundan çekinmeyecek bir başka islam ülkesi de yoktur. Bu nedenle gözler sürekli Türkiye üzerindedir.
Ancak, olayların merkezinde olan Arap ülkeleri ayağa kalkmadan, İslam Ülkeleri Teşkilatı harekete geçmeden Türkiye hangi gerekçeyle İsrail’le savaşacaktır?
Öncelikle, İsrail’le savaşmak için ortada ülkemizi doğrudan tehdit eden bir gerekçe olmalıdır. Oysa, İsrail’in Türkiye’ye şu an itibarıyla doğrudan bir tehditi, saldırısı yoktur. Çatışmalar Filistin, Lübnan ve Suriye gibi bölgelerle sınırlıdır.
Türkiye’nin NATO üyeliği, olası böyledi bir savaşı ittifak yükümlülükleriyle çelişkili hale getirir; zira NATO, üye ülkelerin savunmasını önceler, ancak saldırgan eylemleri desteklemez. Bu da İsrail’in arkasındaki destekçisi ABD’nin işini kolaylaştırır.
Öncelikle, askeri çatışma bölgeyi daha da istikrarsızlaştırır ve Türkiye’nin iç sorunlarını (ekonomi, mülteci krizi) ağırlaştırır.
İkinci olarak, İsrail’in nükleer kapasitesi ve ABD desteği, dengesiz bir güç dengesi yaratabilir.
Üçüncü olarak, Türkiye’ye karşı ağır yaptırımlar konulabilir.
Bir gerçek var ki; modern jeopolitikte ulusal çıkarlar önceliklidir; savaş, kazanımdan çok kayıp getirir.
O nedenle; Cumhurbaşkanı Erdoğan, savaş dışı yolları zorlamaktadır. Müslümanların ortak hareket ederek hedef belirlemesi için yoğun çaba sarfetmektedir.
Peki, İsrail Gazze’yi, hatta Batı Şeria’yı işgali, Suriye’de YPG ile işbirliğiyle Suriyeyi bölüp uydusu yapmayı, Kıbrıslı Rumları, Yunanistan’ı Türkiye’ye karşı kışkırtmayı sürdürüp bölgeyi üslerle , silahlarla donatarak Türkiye’yi köşeye sıkıştırmayı, tahrik etmeyi sürdürür, Katar’a yaptığına benzer bir saldırıyı Türkiye’ye karşı yapmaya kalkarsa Türkiye’nin tavrı ne olur?
Bence bu durumda Türkiye, İsrail’le savaşmayı göze alır. Türkiye’yi bu konuda ABD’de durduramaz..
Umarım, İsrail, sonuçları çok ağır olacak olan böylesine bir şeye kalkışmaz..!
Şeyh Ahmed Yasin (Hamas’ın kurucusu), 1999 yılında Al Jazeera’ya verdiği bir röportajda, Kur’an-ı Kerim’e dayandırarak İsrail’in 2027 yılına kadar ortadan kalkacağını öngörmüştü. İsrail’i yönetenler de eğer coğrafi hedeflerine ulaşamazlarsa yani Tanrı’nın kendilerine vadettiklerine inandıkları toprakları ele geçiremezlerse, İsrail’in kuruluşundan en çok 80 yıl sonra devletlerinin yıkılacağına inanmaktalar. Bu da en son 2028 yılına tekabül ediyor.
Bu kehanetleri bir yana bırakırsak;
İsrail’in bir başka ülkeyle savaşmasıyla sonunun gelmesi söz konusu olacaksa elbette onu yok eden birileri çıkacaktır…
Buna ABD’de engel olamaz!
Böyle bir sonuca da sadece Filistinliler değil dünyadaki çoğu milletler de sevinir..
Adnan Onay
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube
ABD–İsrail Saldırıları 17. Gününde: İran’dan Art Arda Misilleme, Tel Aviv’de Sirenler Çaldı Ortadoğu’da tansiyon giderek…
KADİR GECESİ: KADERİMİZİ BELİRLEYEN GECE Ramazan ayını “ayın sultanı” yapan şey Kur’an’dır. Aynı şekilde Kadir…
İŞGAL ORDUSU İSRAİL, LÜBNAN’IN GÜNEYİNE KARA HAREKÂTI BAŞLATTI Orta Doğu’da aylardır tırmanan gerilim yeni bir…
HIRKA-İ ŞERİF'İN MUHAFAZA EDİLDİĞİ CAMİ: HIRKA-İ ŞERİF CAMİSİ İstanbul'un Fatih ilçesinde bulunan Hırka-i Şerif Camisi,…
İRAN–ABD/İSRAİL SAVAŞININ TÜRKİYE EKONOMİSİNE MUHTEMEL ETKİLERİ 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik hava saldırılarıyla…
Yıkıntılar Arasında Kadir Gecesi: Han Yunus’ta Hüzün ve Direniş Bombalanan Camide Kadir Gecesi İdrak Edildi…