islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
44,1930
EURO
50,5631
ALTIN
7.133,73
BIST
13.092,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
10°C
İstanbul
10°C
Çok Bulutlu
Pazartesi Hafif Yağmurlu
12°C
Salı Az Bulutlu
12°C
Çarşamba Çok Bulutlu
10°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
10°C

Türkiye’nin İthal Gıdalardan Kurtulup Kendi Gıdasını Üretmesi Gerekiyor

Türkiye’nin İthal Gıdalardan Kurtulup Kendi Gıdasını Üretmesi Gerekiyor
A+
A-

Gıda Egemenliğinin Önemi

Türkiye, tarımsal zenginliğine ragmen, son yıllarda çeşitli gıdaları ithal etmek zorunda kalmış, bu da ekonomik ve sosyal açıdan ülkeye zarar verici bir noktaya ulaşmıştır. Yerli üretimi artırmak, tarım politikalarını güçlendirmek ve gıda egemenliğini sağlamak ulusal önceliklerimiz arasında yer almalıdır. Bu süreçte çiftçiler, belediyeler, valilikler ve kamu kurumlarının etkin rol alması kritik öneme sahiptir.

Elimizde olan imkanları değerlendirmek, öncelikle  özgün bir ruh zenginliği, planlı bir çalışma ve topyekün bir varlık mücadelesi olarak düşünülmelidir. Herşeyin kolayını elde etme ve zahmetsiz bir iş yürütme arzusu, maalesef, elimizin altındaki birçok konuyu değerlendirme imkanı sağlayamıyor ve milyonlarca dövizin yurt dışına gitmesine imkan veriyoruz.

Ülkemizi yıllardır “tarım ülkesiyiz, sanayi ülkesi haline gelmeliyiz” mantığı ile yürütenler, geleceğin Tarım’da ve yer üstü zenginlikler çerçevesinde gerçekleşeceğini  düşünmeden, batılı danışmanların tavsiyeleriyle hareket etmiştir. Ama, henüz elimizde imkanlar bulunmakta ve bunları değerlendirmek suretiyle, tarım alanındaki kalkınmayı sağlayabilecek potansiyele sahip durumdayız. Önemli olan, ülkedeki yetki sahiplerinin, bu konuda çabalarını yoğunlaştırması ve halkımıza, gençliğimize yön vererek, onlara çalışabilecek imkan ve fırsatları hazırlayabilmesidir.

Bu çalışmada, hangi alanlarda eksikliklerimizin olduğu maddeler halinde gösterilmeye çalışılmış ve bu çalışmada kısaca;

.Kamu yönetimleri

.Mahalli idareler

.Valilik ve Kaymakamlıklar bazında neler yapılabileceği ana hatlarıyla  belirtilmeye çalışılmıştır.

1. Çiftçilerin Desteklenmesi ve Tarımsal Kalkınma

Yerel çiftçilerin desteklenmesi, Türkiye’nin ithal gıdalardan kurtulmasının temel adımıdır. Bu kapsamda şu teklifleri öne sürebiliriz:

– Tarımsal Teşvikler ve Destekler: Devlet, çiftçilere düşük faizli kredi, hibeler ve özel sigorta sistemleri sunarak tarımsal üretimi artırmalıdır.

– Organik ve Yerli Tohum Kullanımı: Yerli tohumculuğun desteklenmesi, kimyasal bağımlılığı azaltacak ve çiftçinin üretimde sürekliliğini sağlayacaktır.
– Kooperatifleşme ve Ortak Pazarlama: Çiftçi kooperatifleri aracılarla rekabet edebilmek ve fiyat istikrarı sağlamak adına teşvik edilmesi gerekir.

– Sulama ve Altyapı Yatırımları: Modern sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması ve köy yollarının iyileştirilmesi tarımsal verimliliği artıracaktır.

2. Belediyelerin Rolü: Yerel Gıda Politikaları:

Belediyeler, kentsel tarım ve yerel üretimi destekleyerek ithalata olan bağımlılığı azaltabilir. Teklifler:
– Kent Tarımı ve Çatı Bahçeleri: Belediyeler, kent içi yeşil alanları tarıma elverişli hale getirerek topluluk bahçeleri oluşturabilir.

– Belediye Çiftlikleri ve Hal Sistemleri: Belediyeler kendi tarımsal üretim sahalarını kurarak, halkın ucuza gıdaya erişmesini sağlayabilir.

– Gıda Atığını Azaltma: Yerel restoran ve marketlerle iş birliği yaparak gıda israfını en aza indirip geri dönüşüm mekanizmaları geliştirilebilir.

3. Valiliklerin Koordinasyon Rolü:

Valilikler, merkezi yönetim ile yerel aktörler arasında köprü görevi görerek gıda üretimini artıracak bölgesel stratejiler geliştirmelidir.

Teklifler:
– Bölgesel Tarım Master Planları: Her şehrin öne çıkan tarımsal ürünlerine odaklanarak bölgesel planlar oluşturulmalıdır.

– Eğitim ve Danışmanlık Hizmetleri: Tarım il müdürlükleri aracılığıyla çiftçilere modern tarım teknikleri ve doğru gübre kullanımı konusunda eğitimler verilmelidir.
– Yerel Pazar ve Festival Organizasyonları: Bölgesel tarım ürünlerinin tanıtımı ve satışı için fuarlar, festivaller ve doğrudan tüketiciye ulaşım noktaları gerçekleştirilebilir.

4. Kamu Kurumlarının Katkısı:

Kamu kurumları, mevzuatlar ve altyapı destekleri ile ithal gıdayı azaltacak politikaları uygulamaya koymalıdır.

Teklifler:

– Tarım Bankaları ve Fonlar: Tarım bankaları oluşturularak çiftçilere özel kredi sistemleri geliştirilmelidir.
– Arazi Kullanımı Planlamaları: Atıl durumdaki kamu arazileri tarıma kazandırılmalı ve küçük çiftçilere tahsis edilmelidir.

– Yerli ve Milli Tarım Teknolojileri: Tarımsal makineler, seracılık sistemleri ve gübreleme teknolojileri konusunda Ar-Ge destekleri artırılmalıdır.
– Okullarda ve Askeri Tesislerde Yerel Gıda Kullanımı: Kamu kurumlarında ve devlet destekli sosyal yardım programlarında yerli tarımsal ürünler kullanılmalıdır.

Sonuç

Türkiye’nin ithal gıdalardan kurtulup kendi kendine yeterli hale gelmesi, koordineli ve uzun vadeli bir plan gerektirir. Çiftçiler desteklenmeli, belediyeler yerel tarımı teşvik etmeli, valilikler bölgesel koordinasyonu sağlamalı ve kamu kurumları mevzuatlarla bu süreci güvence altına almalıdır. Ayrıca, piyasayı neredeyse kaplayacak tarzda, yabancı ürünlerin varlığı, dikkatle incelenmeli ve toplum, yerli ürünlere yönlendirilerek, aynı zamanda kültürel alışkanlıklar muhafaza edilmelidir.

Yerli tarım politikası sayesinde, ekonomik bağımsızlık sağlanarak “yerli gıda” üretimi sürekli hale getirilmesi böyük önem taşımaktadır. Aksi halde ülkemiz, başka ülkelerin pazarı olarak kalacak ve sürekli başkaları için çalışmak zorunda olma durumunda kalabiliriz.

Şeref Can Sarıkaya (Sosyolog, Yaşam Koçu)

MİRATHABER.COM  -YOUTUBE- 

 

ETİKETLER: Manşet
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.