Makale

YAŞLILIK, BEDEN VE İRFAN: NASREDDİN HOCA FIKRALARI NEDEN SANSÜRLENEMEZ?

YAŞLILIK, BEDEN VE İRFAN: NASREDDİN HOCA FIKRALARI NEDEN SANSÜRLENEMEZ?

Günümüzde popüler kültürün ve sterilize edilmiş çocuk kitaplarının bize sunduğu bir Nasreddin Hoca portresi var: Tonton, nur yüzlü, sürekli eşeğe ters binen, sevimli ama adeta etten ve kemikten soyutlanmış bir masal kahramanı… Oysa tarihî hakikat ve elimizdeki en eski Letâ’if-i Nasreddin Hoca yazmaları bize çok daha canlı, halkın içinde yaşayan, insanın neşesini olduğu kadar yaşlılığa bağlı bedenî zaaflarını da filtresizce dile getiren sahih bir bilgeyi gösteriyor.

Nitekim Aktüel Tarih dergisinin 18. sayısında yer alan değerli akademisyenlerin tahlilleri, tam da bu noktaya parmak basıyor. Prof. Dr. Vejdi Bilgin’in ifadesiyle; yüzyıllar öncesinin halk edebiyatını ve irfanını bugünün rafine dili ve ahlâk kalıplarıyla yargılayıp sansürlemek tam bir “anakronizm” (tarih yanılgısı) örneğidir. Hoca’yı kitlelere sevdireceğiz diye sterilize etmek, onu tarihî bağlamından söküp budamak demektir. Doç. Dr. İ. Alper Kumsar’ın vurguladığı gibi, mesele fıkraları basite indirgeyip sansürlemek değil, o metinlerin arkasındaki toplumsal ve insanî bağlamı doğru anlamaktır.

Melami Meşrebi ve Yaşlılık Terapisi

Cumhuriyet dönemi derlemelerinde “müstehcen” ya da “argo” sayılarak, ayıklanan fıkralara baktığımızda, aslında hiçbirinin pornografik veya şehveti tahrik eden bir boyutu olmadığını görürüz. Doğu edebiyatındaki serbest masallarla veya Binbir Gece anlatılarıyla kıyaslandığında Nasreddin Hoca mizahı; tamamen helal daire içinde, evlilik içi ilişkileri, yaşlılığı ve insanın kaçamadığı fizyolojik hallerini konu edinir.

Bunun en çarpıcı örneklerinden biri, klâsik yazmalarda yer alan fakat günümüz kitaplarında göremediğimiz o meşhur gece fıkrasıdır. Hoca, gece yarısı yataktan kalkar, odada dolanmaya başlar. Karısı şaşkınlıkla sorar: “Hoca Efendi, bu saatte ne ararsın?” Hoca cevap verir: “Hatun, edep yerimi (zekerimi) ararım; zira gece karanlığında seninkini buluyorum da kendiminkini bir türlü bulamıyorum!”

Görünürde kaba bir yatak odası nüktesi gibi duran bu anlatı, derinlemesine incelendiğinde ciddî bir insanî ve biyolojik hakikati barındırır. Burada dolaylı da olsa anlatılmak istenen şey, bir edepsizlik değil; yaşlanan bir erkeğin yüzleştiği iktidarsızlık, prostat, sertleşme kaybı ve bedensel yıpranmadır. Hoca, adeta bir Melami meşrebiyle, toplumda ayıplanan veya saklanan bir fizyolojik sorunu, hiç çekinmeden kendi şahsı üzerinden sahneye koyar. Yaşlılık çaresizliği yaşayan insanların mahcubiyetini ve psikolojik baskısını hafifletmek için, kendisini hedef tahtasına oturtur. Böylece, yaşlanan erkeğin iç dünyasında büyüttüğü o ağır bunalımı mizah yoluyla terapi eder, insanı kendi bedensel hakikatiyle barıştırır.

Geragoji (Yaşlı Eğitimi) ve Fıkraların İki Kategoride Yayınlanması

İşte bu noktada teklifimiz şudur: Nasreddin Hoca fıkra külliyatı artık tek tip yayıncılık anlayışından kurtarılmalı ve iki ayrı kategori hâlinde neşredilmelidir. İlk kısım, pedagojik ilkelere uygun olarak çocuklar ve genel okuyucu için hazırlanmalı; ikinci kısım ise yetişkinler ve yaşlılar için akademik/sosyolojik açıklamalarıyla birlikte eksiksiz sunulmalıdır.

Gelişen tıp ve uzayan insan ömrü sebebiyle günümüzde ortalama yaş artmış, yaşlılık dönemi sorunları toplumsal bir gerçeklik hâline gelmiştir. Yaşlı eğitimi ve rehberliği anlamına gelen “Geragoji” açısından bakıldığında; bu fıkralar yetişkinler ve yaşlılar için önemli bir “geç döneme uyum” ve pedagojik farkındalık aracıdır. Tabu kabul edilen cinsel ve biyolojik gerilemelerin Hoca’nın nükteleri üzerinden açıkça ve hikmetle işlenmesi, bu sorunları yaşayan (yaşlı) insanlarımızı psikolojik olarak inanılmaz derecede rahatlatacaktır.

Tasavvufi Perspektif ve Ham Sofuluğun Kırılması

Prof. Dr. Selamî Şimşek’in dergide belirttiği üzere, Nasreddin Hoca fıkraları tasavvufî bir perspektifle de değerlendirilmelidir. Tasavvuf ve halk irfanı, insanı sadece ruhtan ibaret görmez; bedeni ve onun doğal ihtiyaçlarını da kabullenir. Mesnevi’de Hz. Mevlana’nın zaman zaman kaba ve açık benzetmelerle ham sofuluğu uyandırması gibi, Nasreddin Hoca da bedenin bu çıplak hakikatlerini kullanarak şekilci, yapmacık ve ahlâkçı tavırları deşer. İnsanı melekleştirmeye çalışan, onun yaşlanmasını, hastalanmasını veya bedenî zaaflarını yok sayan steril ahlâk anlayışı, insanı hakikate değil riyaya sürükler. Hoca ise “zeker”ini ararken, aslında kendi fanî bedeninin, tükenen gençliğinin ve yaklaşan sonunun muhasebesini yapmaktadır. Bunu da insanları korkutmadan kendi üzerinden şaka yoluyla anlatmayı tercih eder.

Netice: Hoca’yı Kendi Bütünlüğü İçinde Sevmek

Nasreddin Hoca’yı sadece bir çocuk kitabı figürüne hapsetmek, bu toprağın derin mizah ve irfan birikimine yapılacak büyük bir haksızlıktır. O, camide vaaz veren bir hatip olduğu kadar, yatak odasında yaşlılığıyla dalga geçen, pazar yerinde halkın zaaflarını ayna gibi yüzüne vuran tam bir “insan”dır. Onun fıkralarındaki kaba gibi görünen ifadeleri ayıklamak, Hoca’yı daha edep sahibi yapmaz; aksine onun hikmetini ve insanı bütüncül kavrayan geragojik irfanını budar. Bize düşen, geçmişin bu filtresiz ve samimî dilini anakronizme düşmeden okumak, fıkraların arkasındaki o derin insanî, psikolojik ve geragojik cevheri yeniden keşfetmektir. Nitekim bu tür fıkralar, (manevî) sosyal hizmet alanında çalışan uzmanlarımız için, yaşlı rehberliği ve danışmanlık süreçlerinde elzem bir terapi aracıdır. Tabu kabul edilen cinsel ve biyolojik gerilemelerin Hoca’nın nükteleri üzerinden hikmetle işlenmesi, bu sorunları yaşayan insanlarımızı psikolojik olarak rahatlatacak, kendileriyle barışmalarını sağlayacak, teslimiyet ve tevekkül ile yaşlanma gerçeğini kabullenecektir.

Prof. Dr. Ali Seyyar

Yazarımızın Diğer Yazılarını Okumak İçin Lütfen Bu Linki Ziyaret Ediniz.

Mirat Haber – YouTube

Recent Posts

  • Gündem

BAŞÖRTÜSÜNDEN KORKAN ÖZGÜRLÜK, GERÇEKTEN ÖZGÜR MÜ?

BAŞÖRTÜSÜNDEN KORKAN ÖZGÜRLÜK, GERÇEKTEN ÖZGÜR MÜ? İsrail, Gazze'deki ateşkese rağmen saldırılarını sürdürüyor… Batı Şeria'da yerleşimci…

1 saat ago
  • Gündem

İSLAMİ SOHBET “Tesettür ve Ahlak”

İSLAMİ SOHBET "Tesettür ve Ahlak" İSLAMİ HABER "MİRAT" MİRATYOUTUBE

2 saat ago
  • Genel

Rıza Saka, Seçim Başarısını Tekbirlerle Kutlandı

İstanbul 2 No’lu Barosu’nda Rıza Saka’nın Seçim Başarısı Tekbirlerle Kutlandı İslami çevrelerin çoğunlukta olduğu hukukçuların…

9 saat ago
  • Genel

SERVET BİRİKİMİ VE FAİZ DÜZENİ KARŞISINDA EBÛ ZER’İN MİRASI

SERVET BİRİKİMİ VE FAİZ DÜZENİ KARŞISINDA EBÛ ZER’İN MİRASI Prof. Ali Seyyar, Necmettin Şahinler’in Mirat…

10 saat ago
  • Gündem

MODİ HÜKÜMETİNE KARŞI HAMAM BÖCEKLERİ İSYANI

MODİ HÜKÜMETİNE KARŞI "HAMAM BÖCEKLERİ" İSYANI Yeni Delhi – Hindistan’da Başbakan Narendra Modi iktidarının seçim…

10 saat ago
  • Gündem

Yuvalara Bırakılan Bebeklerin Sayısı Arttı!

İstanbul’daki bir yuvaya bir haftada 14 bebeğin bırakıldığı haberi, aileyi yeniden gündeme taşıdı. 7 Günde…

11 saat ago