islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
48,4354
EURO
56,2404
ALTIN
6.898,85
BIST
14.012,42
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
30°C
İstanbul
30°C
Açık
Pazar Parçalı Bulutlu
30°C
Pazartesi Açık
27°C
Salı Parçalı Bulutlu
26°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
26°C

TUNUS’DA JAKOBEN LAİKLİK

TUNUS’DA JAKOBEN LAİKLİK
31/12/2022 12:55
A+
A-

1881 yılında Tunus’ta başlayan “Fransız himayesi” dönemi, müftüler açısından ilk ciddi sıkıntıların baş gösterdiği bir dönemdi

1956 yılında Fransız sömürüsünden kurtulup Cumhuriyetini kuran Tunus, Jakoben Laiklikten kurtulamadı. Zira Paris’te eğitim gören Habib Burgiba, güya “Modern reformlar” başlığı altında gerçekleştirdikleriyle müftülük makamını da kontrol altına aldı.

Daha önceki dönemlerde, Fransa’nın olumsuz etkilerine karşı İslâm kültürünün müdafaası, müftülerden beklenen öncelikli bir vazifeydi. Siyasî dengeler sebebiyle, süreç içinde Mâlikî müftü sayısının dörde kadar çıkması, dikkat çeken bir ayrıntıydı. Bu çok başlılık  “Tunus Cumhuriyeti Baş müftüsü” siyaset tarafından atanan bir memura dönüştürülerek bu çok başlılığa son verilmiş oldu.

Muhammed Abdulazîz Cuayt (1886-1970),  Habib Burgiba tarafından müftülük makamına getirilen ilk isim oldu.

Jakoben laik bir kafa yapısına sahip olan Habib Burgiba, Devlet memurlarına oruç tutmayı yasaklamayı düşünecek kadar ileri gitmiş, “Aşırılıkla Mücadele” adı altında İslam’ın temel ilkelerine karşı cephe almıştı. Bu cephe alma ise siyaset kurumuyla dini müesseseler arasında, aynı bizde 28 Şubat döneminde olduğu gibi gerginliklere neden olmuştu.

Bu konuyla alakalı otoriteler, “Tunus Cumhuriyeti Baş müftüsü” nün, Habib Burgiba tarafından atanmasının, ülkede laiklik tartışmalarını alevlendireceğini söylüyorlar.

HABER YORUM

Fransa tipi jakoben laiklik, İslam ülkelerinde sıkıntı olmaya devam ediyor. Tanımda “Din ve vicdan özgürlüğü” olarak topluma lanse edilen laiklik kavramının, çokta matah bir şey olmadığı gerçeği artık kabul görmeye başlandı.

Laiklik adı altında insanlara dayatılan jakoben laik sistem, 1950 öncesi tek parti döneminde bizde de absürt uygulamalara neden olmuştu. Devlet dairelerinde oruç tutmanın yasaklanması, namaz vakitlerinin ikiye indirilme çabaları, Hac ibadetinin yasaklanması, Kur’an-ı Kerime Nutuk’tan ayet koyulma düşüncesi ve hatta Ezanın belli bir süre Türkçe okutulması, baskıcı laik sistemin eseriydi. Burada ki amaç, çağdaşlaşma adı altında Müslümanları öz değerlerinden uzaklaştırmak, kendi potalarında eriterek yok etmekti.

Bu amaçlarını hiç unutmadılar ve hala günümüzde de devam ediyorlar. Bu bazen Türkiye oluyor, bazen Tunus bazen de başka bir Müslüman ülke.

Ancak insanlar;  İslam entelektüellerinin çıkarak gerçek din ve vicdan özgürlüğünün İslam’da olduğunu anlatabildikleri zaman ve de  Müslümanlar jakoben laiklikten vazgeçtiklerinde, Fransız tipi jakoben Laikliğin kötü ve olumsuz etkilerinden kurtulabileceklerdir.

 

ETİKETLER: Manşet
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.