
NAMUS KUTSALDIR AMA CİNAYET SEBEBİ OLAMAZ
Ülkemizde İslam söz konusu olduğunda yediden yetmişe, bir diğer anlatımla akademisyeninden temizlik işçisine derin bir cehalet ile karşı karşıyayız. Din dışılık ve karşıtlığı anlamına laik olduğu için Devletimizin de İslam ile hiçbir ilişkisi yoktur.
Bu sebeple İslam’dan yararlanamıyoruz.
Oysaki İslam öğretilebilseydi genelde insana, özelde kadına, çocuğa ve hayvana yönelik şiddetle başarılı bir mücadele verilebilirdi.
İNSANA YÖNELİK SUÇLAR/GÜNAHLAR
İslam’da en büyük günahlar insan hakları aleyhine işlenen günahlardır.
Gıybet, alay, iftira, mirasa el koyma, dil ve el ile taciz , kazanılan hakkı vermeme, aldatma, dolandırma, yaralama ve öldürme bu günahların başlıcalarıdır.
Bu girişten sonra haberimize geçebiliriz.
“İstanbul’da ‘açık giyindiği’ gerekçesiyle ablasını öldürdü
Türkiye’de kadın cinayetleri, toplumun kanayan yarası olmaya devam ediyor… Hikayeler, isimler ve failler değişse de kadınların katledildiği acı gerçek değişmiyor… Son olarak, İstanbul Bahçelievler’de, açık giyinme tartışması bahanesiyle bir erkek kardeş, ablasını bıçaklayarak öldürdü.”
NAMUS TAMAM DA
Ülkemizde açıklık giderek yaygınlaşmaktadır. İslami inancın zayıflamasından mı, domuz etinin yaygınlaşmasından mıdır bilinmez, utanma duygusunu yitirmiş yarı çıplak kadınlarımız var. Karısını, kızını teşhir eden ve bundan zevk alan kavat babalar, ağabeyle ve kocalar da artmaktadır.
Bütün bu olumsuzluklara rağmen kıskançlık duyan insanlarımız da var. Ama onlar da cehaletleri sebebiyle kıskançlıklarını şiddet alet ediyorlar.
Evet mini giyinmek, göğüsleri açığa vururcasına teşhire yönelmek, üreme organına kadar uzanan yırtmaçlarla dolaşmak aslında insanlara saygısızlıktır ve de tacizdir. Buna karşı çıkılabilir. Uyarılar yapılabilir, yapılmalıdır da. Ama açık saçık giyinme silahla yaralamayı veya öldürmeyi meşru kılamaz.
İnsan doğasıyla uyumlu olan İslam’da zinanın cezası bile bir topluluk önünde yüz sopa vurulmaktır:
“İster evli ister bekâr olsun, kendi arzusuyla evlilik dışı cinsel ilişkiye girerek zina eden ve en az dört şahitle suçu kanıtlanan kadın ve erkeğin her birine, caydırıcı bir ceza olarak yüzer değnek vurun! Bu ceza, karşılıklı rızayla zina edenler için geçerlidir. Zorla ırza tecavüz ederek öldürmenin cezası ise ölümdür.
Eğer Allah’a ve âhiret gününe gerçekten inanıyorsanız, onlara duyduğunuz merhamet duygusu sizi Allah’ın hükmünü uygulamaktan alıkoymasın.
İnananlardan bir topluluk da ceza infaz edilirken orada hazır bulunarak suçluların cezalandırılmasına şahitlik etsin. Bu, hem suçu işleyenler hem de seyredenler üzerinde daha etkili ve caydırıcı olur.
Bu suçu işleyen kişi içtenlikle tövbe eder ve bir daha da zinaya yaklaşmazsa günahı bağışlanır ve İslâm toplumundaki saygın yerini alır. Zinayı alışkanlık hâline getirenlere gelince, müminler böyle kişileri kendilerine eş olarak seçmekten titizlikle sakınmalıdırlar.” (Nûr 2)
Hulasa namusa ve kıskançlığa evet, kavatlığa hayır. Namus ve kıskançlık vesile edilerek yaralamaya ve öldürmeye ise binlerce defa hayır.
ARD
MİRATHABER.COM