
Önce haberi okuyalım, sonra da yorumumuzu sunalım:
{2025 YILINDA TÜRKİYE’DE 11 YENİ CEZAEVİ YAPILACAK
Türkiye’de 2025 yılında 11 yeni cezaevinin daha inşasına başlanacak. Cezaevleri için 2025’te 1,2 milyar TL, 2027 yılı sonuna kadar ise 23,5 milyar TL ayrılacak.
2024 itibarıyla 403 olan cezaevlerine 2025 yılında yenileri eklenecek. Gerek suç oranlarında artış, gerekse muhalefete yönelik haksız tutuklamalar, yeni cezaevleri yapılmasını beraberinde getiriyor.
2025 yılında inşasına başlanacak 11 yeni cezaevinin toplam büyüklüğü 703 bin 974 metrekare olacak. Adalet Bakanlığı, 11 yeni cezaevinin yanı sıra 2025 yılı içinde bir adet de 2 bin 500 metrekare büyüklüğünde Denetimli Serbestlik Hizmet Binası’nın yapımını da hayata geçirecek.
Yeni cezaevleri için 2025 yılında Adalet Bakanlığı’na toplam 1 milyar 213 milyon 506 bin TL ayrılacak. 1,2 milyar TL’lik ödeneğin 500 milyon TL’si Siirt’te yapımına başlanan ceza infaz kurumu için aktarılacak.}
HAPİS CEZASI YANLIŞLIĞI
Haberde ceza evlerine yenilerinin eklenmesi iki sebebe bağlanıyor: “Gerek suç oranlarında artış, gerekse muhalefete yönelik haksız tutuklamalar.”
“Suç oranlarının artışı” inandırıcı bir sebep. Çünkü nüfus artıyor ve materyalist laik eğitim ahlakî duygularımız zaafa uğratıyor. Suça yönlendiriyor.
“Muhalefete yönelik haksız tutuklamalar” ise inandırıcı olmaktan uzaktır. Medya, böylesi siyasi amaçlı ahlâksızlıklara bulaşmamalıdır. Türkiye’de siyasi amaçlı birkaç tutuklama yapıldığı kabul edilse bile bu cezaevlerini artırma sebebi olabilir mi?
İLKEL DEVRİMLER İLKELLİK DOĞURDU
Bizce ana sebep Ceza sistemimizin ilkelliğidir.
Milletimizin yaşadığı en büyük felaket 1923 sonrası devrimleridir. Onlardan biri de hukuk devrimidir. Ceza hukukumuz İtalyanlardan, Muhakeme hukukumuz da Almanlardan alındı. Değişiklikler de aynı köleci mantıkla yapıldı.
İthal edilen ceza hukukumuz hapis sitemine dayalı; suçlar değişik ama ceza aynı. Hırsızlığa hapis, rüşvete hapis, insan öldürme ve yaralamaya hapis, Atatürk’e hakarete hapis, yolsuzluğa hapis. Örnekleri çoğaltabiliriz.
İSLAM HUKUKU
Bin yıllık hukukumuz olan İslam Hukuku’nda hapis istisnai bir durumdur ve çok kısa sürelidir. Mesela kasıtla insan öldürmede ceza tazminat, af ve de öldürülenin varislerinin hep birlikte istemeleri halinde ölüm cezası olarak üç seçeneklidir. Öyle müebbet hapis cezası saçmalıkları yoktur.
{“Kur’ân-ı Kerîm’de gerek dinî ve ahlâkî gerekse hukukî anlamda yasak ve suç belirlemeleri yapılmış ve bunlardan bir kısmı için bazı cezalar öngörülmüşse de hapisten ne genel bir cezalandırma şekli ne de belli bir suçun cezası olarak söz edilir…” Devamı için bak. DİA Hapis maddesi.}
Ülkemiz İslam ile barışmadığı ve ona dönüş yapmadığı sürece ilkelliklere mahkumdur. Örneğin her yıl hapishane/cezaevi yapmak mecburiyetinde de kalır.
ARD
MİRATHABER.COM -YOUTUBE-