
Birkaç yıl önce cep telefonlarımıza sık sık şu tür SMS’ler gelirdi:
“Sizleri telefonla arayarak kendilerini polis, asker veya savcı olarak tanıtıp, ‘Adınız FETÖ/PDY gibi terör örgütü soruşturmasına karıştı’ diyerek sizden para, altın isteyen şahıslara inanmayın. Böyle bir durumda hemen polisi arayın.
O dönemlerde televizyonlarda, hatta ünlü isimlerin bile bu yöntemle dolandırıldığı haberlerini izlerdik. Ancak bugün bu uyarılar bile nostaljik kaldı. Teknoloji hızla ilerlerken, dolandırıcılar da çağa ayak uydurdu.
Hırsızlık, tarihin en eski mesleklerinden biri. Ancak dijitalleşme çağında dolandırıcılar, klasik yöntemleri terk edip, internet ve yapay zekâ destekli yeni taktikler geliştiriyor. Telefon dolandırıcılığı hâlâ sürüyor, ancak artık ikinci el alışveriş siteleri, sahte kurumsal web siteleri, sosyal medya platformları ve sahte e-postalar dolandırıcıların en sık kullandığı araçlar haline geldi.
Dolandırıcıların en büyük avantajı, kimlik bilgilerine ulaşmanın artık son derece kolay olması. T.C. kimlik numarası, doğum tarihi, adres ve telefon bilgileri gibi kritik veriler, dark web’de birkaç kuruşa satılabiliyor. Üstelik yalnızca derin internete gerek de yok! Seçim dönemlerinde muhtarlıklardaki seçmen listelerini kontrol eden bir dolandırıcı, nokta atışı bilgilerle mağdurlarını hedef alabiliyor.
Son dönemde en büyük tehditlerden biri de banka dolandırıcılıkları. Sahte kimlik bilgileriyle açılan hesaplar üzerinden, kişilerin adına kredi çekiliyor, kredi kartı limitleri boşaltılıyor ve paralar yurt dışına aktarılıyor. Mağdurların en büyük şikâyeti ise bankaların bu işlemler sırasında doğrulama mesajı göndermemesi veya kullanıcıyı aramaması. Üstelik itiraz süreçleri de uzun sürüyor ve çoğu zaman bankalar sorumluluğu kabul etmiyor.
Bu durum insanlarda büyük bir güvensizlik yarattı. Çoğu kişi artık paranoyak bir şekilde banka hesaplarını gün içinde defalarca kontrol etme ihtiyacı hissediyor.
Dolandırıcılık girişimlerinden korunmak için bazı temel önlemler almak şart:
✅ Kullanmadığınız banka hesaplarını ve kredi kartlarını kapatın.
✅ Mobil bankacılığı aktif kullananlar, kredi kartlarını alışveriş yapmadıkları zaman kapalı tutmalı.
✅ Havale, EFT ve fon işlemlerinizin limitlerini en düşük seviyeye çekin ve gerektiğinde yükseltin.
✅ Online alışverişte mutlaka sanal kart kullanın.
✅ Eğer mobil bankacılık kullanmıyorsanız, şubenize giderek şube dışı işlemlerinizi kapattırın.
Gelişen yapay zekâ teknolojisi, dolandırıcıların işini daha da kolaylaştırıyor. Deepfake teknolojisi ile sahte videolar ve ses kayıtları oluşturulabiliyor. Bu özellikle kurumsal dolandırıcılıklarda büyük bir tehdit oluşturuyor.
Örneğin, büyük şirketlerde çalışanlar, yöneticilerinin sesini birebir taklit eden sahte bir çağrı alarak para transferi yapmaları için kandırılabiliyor. Bu tür saldırılardan korunmak için şirketlerin çalışanlarını bilinçlendirmesi ve tüm önemli işlemleri çift yönlü doğrulama ile onaylaması gerekiyor.
Bireysel dolandırıcılıklarda da deepfake teknolojisiyle kişilerin sesleri taklit edilerek, telefon bankacılığı üzerinden hesapları ele geçirmek mümkün hale geliyor. Özellikle bilinmeyen numaralardan gelen çağrılarda, kimseye onay cümlesi içeren ifadeler verilmemesi gerekiyor.
İstenmeyen aramalarla ilgili yasal düzenlemeler mevcut. E-Devlet üzerinden bazı engellemeler yapmak mümkün. Ancak hâlâ maaş kartını kullanabilmek için banka güvenlik görevlisinden yardım isteyen insanların yaşadığı bir ülkede, bu önlemler tek başına yeterli olmayabiliyor.
Günümüzde dolandırıcılık yöntemleri giderek daha karmaşık hale gelirken, en büyük korunma yöntemi bilinçli olmak ve güvenlik tedbirlerini ihmal etmemek. Teknoloji geliştikçe hırsızlar da gelişiyor, ancak tedbirli davrananların bu tuzaklara düşme ihtimali çok daha düşük oluyor.
Mirat Haber – YouTube