islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
48,4354
EURO
56,2404
ALTIN
6.898,85
BIST
14.012,42
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
30°C
İstanbul
30°C
Açık
Pazar Parçalı Bulutlu
30°C
Pazartesi Açık
27°C
Salı Parçalı Bulutlu
25°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
26°C

Taif’in Sessiz Tanığı: Abdullah İbni Abbas ve Mescidi

Taif’in Sessiz Tanığı: Abdullah İbni Abbas ve Mescidi
01/05/2025 21:27
A+
A-

Taif’in Sessiz Tanığı: Abdullah İbni Abbas ve Mescidi

 

Taif’in serin rüzgârları, tarihin ağır yükünü fısıldarken, bir mescid sessizce bekler. Ne bir ezan sesi duyar ne de kalabalık cemaatler. Ama duvarlarında, yeryüzüne en büyük rahmeti taşıyan davetin izleri vardır. İşte o mescid, Abdullah İbni Abbas’ın adını taşır. İslam’ın ilim yıldızı, Hz. Peygamber’in duasına mazhar olmuş bu genç sahabi, Taif’teki bu mütevazı mescidle hatırlanır.

Bir Duayla Başlayan Hayat: Abdullah İbni Abbas’ın Doğumu ve İslam’a Adanışı

Abdullah İbni Abbas, hicretten üç yıl önce, Mekke’de dünyaya geldi. O, Abbas bin Abdülmuttalib’in oğlu; Peygamberimizin amcasının evladıdır. Daha doğmadan önce, İslam’ın nuru Mekke sokaklarında yankılanmaya başlamıştı. Henüz çocukken Resûlullah’ı görmüş, onun gölgesinde büyümüş, daha küçük yaşta kalbine iman tohumu düşmüştü.

İslam’ı küçük yaşta kabul etti. Resûlullah ona sarıldığında, gözlerinden akan sevgiyle birlikte dua etti:
“Allah’ım! Onu dinde derin anlayış sahibi kıl ve ona Kitab’ı öğret!”
İşte o dua, Abdullah’ın hayatını baştan sona değiştirdi. O artık sıradan bir çocuk değil, ümmetin ‘Hibrü’l-Ümme’si, yani en büyük âlimi olmaya adaydı.

İlimle Yoğrulmuş Bir Ömür

Hz. Peygamber’in vefat ettiğinde henüz 13 yaşındaydı. Ama o yaştaki bir çocuğun taşıdığı ilim, nice yaşlıya nasip olmadı. Hadisleri ezberledi, ayetleri tefsir etti, kıraatleri öğrendi. Dört halife döneminde, özellikle Hz. Ömer ve Hz. Ali zamanında, devlet meselelerine dair görüşleriyle ön plana çıktı. Birçok sahabi onun ilmine başvurdu, onun anlattığıyla amel etti.

Kimi zaman sabahlara kadar kitaplarıyla meşgul oldu, kimi zaman sabah ezanından önce mescitte halkalar kurarak ayetleri yorumladı. Her soruya bir cevabı, her derde bir şifası vardı. Onun evinde sadece ilim değil; ahlak, merhamet, vakar ve hikmet yaşardı.

Taif’te Sessizce Anlatılan Bir Hikâye

İşte onun ismiyle anılan Taif’teki o mütevazı mescid, aslında bir hatıradır. Belki orada bir hutbe verdi, belki bir çocuğun elinden tuttu, belki de sabahın seherinde dua etti. Taif halkına ilimle yaklaştı, onların gönüllerine yumuşaklıkla dokundu.

Bugün Taif’e giden bir mü’min, bu mescidi gördüğünde sadece bir yapı görmez. O duvarlarda, Abdullah İbni Abbas’ın duasını, gayretini ve ümmet için gözyaşı döken bir gönlün izlerini hisseder. Mescid sessizdir, ama manen haykırır:
“İlim için yaşa, hakkı anlat, sabırla hizmet et ve Allah’a kul ol.”

Bir Nesle Miras Bırakan Adam

Abdullah İbni Abbas, 687 yılında Taif’te vefat etti. Ölümünden sonra bile ümmete ışık olmaya devam etti. Bugün yüz binlerce tefsir, hadis ve fıkıh âlimi onun izinden gider. O, geriye bir servet bırakmadı; ama en büyük mirası bıraktı: Allah’a adanmış bir ömür ve sönmeyen bir ilim ışığı…

İSLAMİ HABER “MİRAT”

MİRATYOUTUBE

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.