
CHP “Kurucu Değerler” Diyor, Peki 1924 Anayasasına Dönmeye Hazır mı?
Gazeteci-yazar Muharrem Coşkun’un dikkat çekici videosu, Türkiye’nin anayasal geçmişine dair ezberleri bozdu. CHP’nin sıklıkla dile getirdiği “kurucu değerler” söylemini mercek altına alan Coşkun, 1924 Anayasası’nın İslam’ı devlet dini olarak kabul ettiğini hatırlatarak, “O halde buyurun, gerçekten kurucu değerlere dönelim!” çağrısında bulunuyor. Coşkun’un sözleri, CHP’nin laiklik söylemiyle tarihsel pratikleri arasındaki çelişkiyi bir kez daha gündeme taşıdı.
1924 Anayasası Devletin Dinini İslam Olarak Tanımlıyordu
CHP, son dönemde laiklik ilkesini savunmak adına sık sık “kurucu değerler” vurgusu yapıyor. Ancak Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk anayasalarından olan 1924 Anayasası, bu iddialarla çelişen maddeler içeriyor. Özellikle 2. maddesi, “Türkiye Devleti’nin dini, Din-i İslâm’dır” hükmüyle dikkat çekiyor. Bu madde, 1928’e kadar anayasal geçerliliğini korudu. O halde, “kurucu değerlere” dönme çağrısı yapanlar bu gerçekleri de sahiplenmeye hazır mı?
Kurucu Değerlere Dönelim Diyenlere: Hadi O Zaman Dönelim!
Bugün hâlâ “kurucu değerlere dönülmeli” diyen CHP’ye ve çevresine, kamuoyunun yönelteceği tek bir soru kalıyor: “Gerçekten mi?” Eğer dönülecekse, o zaman 1924 Anayasası’nın 2. maddesini de tekrar anayasaya koymaya hazır mısınız?
Bu çelişki, Türkiye’de anayasal tarih üzerine yapılan tartışmaların yeniden gözden geçirilmesini zorunlu kılıyor. Çünkü 1924 Anayasası’nın temel felsefesi ile bugünkü CHP’nin savunduğu laiklik anlayışı arasında derin bir uçurum bulunuyor.
Laiklik Sloganla Değil, Tarihle Yüzleşerek Tartışılmalı
CHP, sık sık “laiklik elden gidiyor” naraları atarken, aslında geçmişte laik olmayan bir anayasaya imza atmış bir partinin devamı olduğunu unutmuş görünüyor. Bu çarpıcı gerçek, özellikle genç kuşakların tarihsel bağlamda meseleleri yeniden ele almasını gerekli kılıyor. Eğer “kurucu değerler” vurgusu samimiyse, o zaman 1924 Anayasası’nın tamamı masaya yatırılmalı, sadece seçilen parçalar değil.