
Türkiye’de “Askeri Darbeler Dönemi’ni başlatan, Demokrasiye, Hak ve Hürriyetlere büyük Darbe vuran 27 Mayıs Darbesinin yıl dönümünde, O! günlerde neler yaşandı bir hatırlayalım.
27 Mayıs Darbesinde Ne Olmuştu: CHP’nin Sessizliği ve Vesayetle Yüzleşmesi
Ordu yönetime el koydu, CHP memnuniyetini gizlemedi
27 Mayıs 1960 sabahı Türk Silahlı Kuvvetleri yönetime el koydu. Demokrat Parti hükümeti devrildi, Başbakan Adnan Menderes, Cumhurbaşkanı Celal Bayar ve çok sayıda bakan tutuklandı. Halkın oylarıyla iktidara gelmiş bir hükümet, silah zoruyla indirildi. Ancak dönemin ana muhalefet partisi olan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), bu askeri müdahaleye karşı çıkmak yerine destek verir tavır sergiledi. CHP’li bazı isimler darbeyi “demokrasiyi kurtaran bir hareket” olarak nitelendirdi.

Yassıada yargılamaları ve idamlara seyirci kalındı
Darbe sonrası kurulan Yassıada Mahkemeleri’nde, Menderes ve arkadaşları hukuk dışı bir şekilde yargılandı. Uydurma delillerle yapılan bu yargılamalar sonucunda Başbakan Menderes ile bakanlar Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu idam edildi. Bu açık adaletsizliğe karşı CHP’den güçlü bir itiraz gelmedi. Aksine, dönemin CHP kadroları bu süreci sessizce izledi ve vesayet sistemine boyun eğdi.
CHP’nin demokrasi sınavı ve çelişkili tavrı
CHP, geçmişten bugüne sık sık demokrasi ve hukuk devleti vurgusu yapsa da 27 Mayıs’ta bu ilkelere sahip çıkamadı. Seçilmiş bir hükümetin askeri darbeyle devrilmesine sessiz kalması, CHP’nin demokratik duruşunu tartışmalı hale getirdi. Bu durum, ilerleyen yıllarda Türkiye’de askeri vesayetin güçlenmesine ve sivil siyasetin zayıflamasına zemin hazırladı. CHP’nin darbeye karşı net bir tavır almaması, toplumsal hafızada derin izler bıraktı.
27 Mayıs’ın mirası ve CHP’nin üzerindeki gölge
27 Mayıs Darbesi, Türkiye’de darbeler zincirinin ilk halkası oldu. Bu karanlık müdahale, sadece Demokrat Parti’yi değil, millet iradesini hedef aldı. CHP ise bu sürecin bir parçası olarak görülmekten bugüne dek kurtulamadı. Her ne kadar son yıllarda darbelere karşı olduğunu beyan etse de, geçmişteki tavrı nedeniyle bu açıklamaları inandırıcı bulunmuyor. Türk demokrasisinin en karanlık günlerinden biri olan 27 Mayıs, sadece darbecileri değil, sessiz kalanları da tarihin karşısında sorumlu kılıyor.
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube